I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Hani Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd ederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler, Rabbimiz de “Ben sizin bilmediğinizi bilirim.” demişti. Bilmediğimizi bilen Rabbimiz, daha anne rahmindeyken karanlıklar içinden alıp bizi aydınlığa eriştirdiğinde de,

Osmanlı-Türk siyasî hayatında askerin siyasete müdahalesi çok sık karşılaşılmış bir durumdur. Osmanlı Devleti’nde yönetimin üç temel sacayağından biri olan ordu; esnaf, ulema gibi sınıfları yanına alarak siyasî alana müdahil olmuştur. Özellikle iktisadî ve idarî alanda başlayan bozulma orduyu da yozlaştırmış, yükselme döneminde düzenli ve merkezi ordunun sağladığı askerî başarılar;

Hocam davetimizi kabul ettiniz, Allah razı olsun. 15 Temmuz sürecinden sonra ülkede ciddi şeyler yaşandı. Süreçle ilgili fikirlerinizi almak istedik. Birkaç soru soracağız inşallah. 15 Temmuz’da Türkiye tarihinde görülmemiş bir ihanet ve darbe girişimine maruz kaldı. O günlerde neler hissettiniz, neler yaşadınız?

Vakfımızın kurban kesim organizasyonu bu yıl İstanbul’un Silivri ilçesine bağlı Bekirli Köyü’nde ve Sultanbeyli’de gerçekleşti. Kurban Bayramının birinci günü başarılı ve sorunsuz bir kurban kesimi için gerekli tüm hazırlıkların yapıldığı organizasyonda kesim işlemi usta kasaplar tarafından gerçekleştirildi ve hızlı bir şekilde hisseler pay edildi.

15 Temmuz günü tam olarak nelerin yaşandığını belki uzun bir süre anlayamayacağız. Nitekim millet olarak dehşet bir olaya tanıklık edecek bir Cuma gecesiydi. Bir kâbusla silkelendik, ertesi gün bambaşka bir dünyaya uyandık. Geceyi şimdiki adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaz Köprüsü’nde geçirenlerden biriydim.

15 Temmuz işgal teşebbüsünde Fetullah ihanet şebekesinin maşa olarak kullanılması, sekülerizme ve laikliğe bir gerekçe olarak sunulur oldu. Meseleyi ilginç kılan, bu çabanın bazı ilahiyat profesörleri tarafından yapılıyor olması. “İslâm, din, semavi olan… dünyevî olana karıştığı için bu tür sıkıntılar oluyor.” Bu iddialara cevap verilirken meseleyi ülke içindeki basit bir siyasi tartışma konusu yapıp,

Hicri takvimin birinci ayı olan Muharrem, “haram” kökündentüremiş Arapça bir kelimedir. Anlamı ise “haram olan”, “yasaklanan” demektir. Muharrem ayının 10. günü tarihte çok önemli olaylar vuku bulmuştur. Başta Rasulullah aleyhisselamın torunu Hz. Hüseyin bin Ali bin Ebi Talip ve beraberindeki 72 kişi hicri 61'de Muharrem'in onuncu gününde (10 Ekim 680) Kerbelâ'daYezid bin Muaviye ordusunca şehit edilmiştir.

Türkiye, 15 Temmuz’da bir darbe girişimiyle sarsıldı. Bu teşebbüsü anlamak için Türkiye’de darbelerin bugüne kadar niçin yapıldığına bir göz atmak gerekecektir. Türkiye’de darbeler; hükümeti devirmek, iktidara çeki düzen vermek, iç kargaşayı dindirmek, varsa bozulmuş iktisadı düzeltmek, işleyemez olan devlet çarkına işlerlik kazandırmak, devlet bağlı bulunduğu uluslararası ittifaklardan çıkmışsa tekrar bunu temin etmek vb. için yapıldı.
Medeniyet Vakfı İlim Kültür Eğitim ve Dayanışma Vakfı’nın yayın organı olarak çıkan Medeniyet Düşünce ve Kültür Bülteni’nin 37. Sayısı çıktı. Daha önce 36 sayılık bir yayın hayatına sahip olan Medeniyet Derneği Bülteni 37. Sayıdan itibaren Medeniyet Vakfı’nın İstanbul Şubesi’nin bülteni olarak yayın hayatına devam edecek.