...VE BU ÜMMET DOĞDU

Bataklıkta Doğan ve Bataklığı Kurutan Ümmet

Merhum Mehmet Akif:

“On dört asır önce, yine bir böyle geceydi,
Kumdan ayın on dördü bir öksüz çıkıverdi”

mısralarıyla başlayan “Bir Gece” adlı şiirinde Allah tarafından son ümmeti, son ilahî vahiyle inşa etmekle görevli o yüce Resulün dünyaya geldiği dönemlerde beşeriyetin inancını ve bu inancın yansıması durumundaki sosyal ve ahlâkî durumunu tasvir etmektedir.

Devamını oku...

DEİZM'İN ARAMIZDA NE İŞİ VAR DEMEYELİM?

Bilindiği üzere Şeytanın işi itikadî ve amelî her türlü dalâlet ve yanlışlığı beşeriyet alemi arasına pompalamaktır. Pompaladığı itikadî, amelî, ahlâkî kategorilerdeki her türlü dalâleti kendisine verilmiş bütün imkânlarla Âdem oğluna güzel ve süslü gösterir, üzerine aldığı esas görevini kendisi için en verimli bir şekilde neticelendirmek için her türlü yolu dener ve bütün imkânlarını kullanır.

Devamını oku...

ZAMANA DAİR

Mahiyeti bilinmeyen şeyler hakkında düşünmek ya da bir şeyler söylemek oldukça zor olsa gerek.

Hakkında bir şeyler söylemenin zor olduğu hususlardan birisinin de “zaman” mefhumu olduğunda şüphe yoktur. Buna rağmen zamanın ne olduğunu kurcalamak ve kavramak bizim için son derece önemlidir.

Çünkü zaman bizim en büyük sermayemiz, bütün varlıklarımızın kendisi ile varlık sahnesine çıkabildiği müstesna bir varlık. Hepimiz onunla o kadar iç içe olduğumuz, hepimizi o kadar çok sarıp sarmalamış olduğu için onu çok iyi tanıyabilmemiz gerektiğini düşünebiliriz. Bu kadar iç içeliği dolayısıyla onu çok iyi tanımamız tabii görülmekle birlikte, iç içeliği, bizimle birlikteliği, bizden ayrılmazlığı ile ters orantılı olarak o kadar büyük çapta meçhulümüzdür.

Devamını oku...

MEDRESE-İLAHİYAT TARTIŞMALARI

Medrese-ilahiyat tartışması...başını aldı gidiyor. Halbuki her iki kesimin de mağduriyetleri de meziyetleri de eksikleri de söz konusu.

Medreseler Cumhuriyet, Tevhid-i Tedrisat ve Medrese, tekke ve zaviyelerle ilgili yasa ve bunlara bağlı ceşitli hüküm ve uygulamalarla mahkûm edildi, yasaklandı, yasa dışı ilan edilerek, illegalleştirildi.

Yani bir önceki dönemin ve yaklaşık 1200 yıllık bir tarihin en itibarlı kurumu/kurumları kaşla göz arasında itibarsızlaştırılıverildi, hatta yok edilmekle karşı kaşıya bırakıldı.

Arkasından gelen haince ve gaddarca türlü uygulamalara rağmen ismi bilinen ve bilinmeyen yüzlerce-binlerce kahraman, en zor ve en ağır şartlarda en üst düzeyde sorumluluk bilinci ile emanet belledikleri ilmî birikimlerini var güçleriyle her şeye rağmen aktarmaya çalıştılar.

Devamını oku...

İRAN'LA NEREDEN NEREYE?

1978’e kadar İran’ı sadece doğu komşumuz, şahlıkla idare edilen, Osmanlı ile çeşitli zamanlarda çeşitli vesilelerle savaşmış, Kasr-ı Şirin Antlaşması (17 Mayıs 1639) ile mevcut sınırlarımızın tespit edildiği bir ülke olarak biliyorduk. Genç Osman Türküsü’nden hareketle zaman zaman Bağdat'ı işgal ettikleri, bundan dolayı Osmanlı ile aralarında savaş olduğu da konu ile alâkalı kültürel birikimlerimiz arasında yer alıyordu.

Devamını oku...

GÜNCELLEMEYE DAİR

"Tamamlanmış bir din" eksiksiz demektir. Eksiksiz olmasının bir anlamı da bütün zaman ve mekânlarda yaşayan ve yaşayacak toplumların, fertlerin her türlü ihtiyaçlarına cevap vermesi demektir. 

Bunun da mümkün olabilmesi için İslam'ın yani Allah'ın Dini'nin "MAHKÛM" değil "HÂKİM" olması zorunludur.

Çünkü bu dinin hiç bir hükmü kendisine yabancı aygıtlara monte edilebilecek bir parça değildir. Bu din, ancak sahada ve vakıada tam olarak yaşanır ve uygulanırsa gerçek ve güzel meyvelerini verebilir.

Devamını oku...

NEBEVİ DEVLETİN KURULUŞUNDA HACCIN ROLÜ

İSLÂM DİNÎNİN KİMLİĞİ

İslâm Dini'nin kendine has bir takım özellikleri vardır. Kâinata, hayata, insana ve bütün bunların yaratıcısına “Tevhidi” açıdan bakışı bu özelliklerinden bir tanesidir.

Hiç şüphesiz İslâm, bu bakışı dolayısıyla diğer dinlerden, başka bir anlatımla, kendisinin dışında kalan —ister beşeri kaynaklı olsun, isterse de aslı itibariyle İlâhî olmakla birlikte tahrif, tebdil ve tağyire uğratılmış inanç ve hayat düzenleri olsun— bütün düzenlerden ayrı ve üstün bir konuma sahip bulunmaktadır.

Devamını oku...

EĞİTİM BAKIMINDAN EFENDİMİZİN SÜNNETİNİN DEĞERİ

Eğitim Nedir?

Eğitim, bireysel bir faaliyet değildir. Görünüşte hedef obje “birey” olmakla birlikte, bireyin eğitilmesinden amaç, toplumun geleceğini inşa etmesi, topluma gelecekte rehberlik etmesi ve istikamet vermesi beklenen neslin; “eğitim” faaliyeti sonucunda bunu ehliyetle yapabilecek bir kıvama getirilmesidir. Bu sebeple eğitimin felsefî bir boyutu ile birlikte sosyolojik bir boyutunun da olduğu kabul edilmelidir.

Devamını oku...

HAC VE KURBAN

Hac ve kurban... Ayrılmaz iki terim... Aynı zamanda Müslüman kişinin ve İslâm ümmetinin kişilik yapılarının vazgeçilmez iki temel taşı.

Hac kelime olarak, kast etmek, ziyaret etmek anlamında; kurban yaklaşmak, yakınlaşmak, birbirinden uzak olmayan (kısa) adımlarla yürümek anlamında.

Birer ibadet terimi olarak ne anlama geldikleri ise Müslüman'ım diyen herkes tarafından bilinir.

Devamını oku...

ADALET VE ŞAHİTLİK

Genel ve kısa tarifi ile adalet; bir şeyi yerli yerine koymak ve bir şeye hakkını tam ve eksiksiz olarak vermektir.

Bu tanımı ile adalet, yalnızca hukukî meseleleri ilgilendiren bir ilke ve değer olarak değil, hayatın bütün yönleriyle alâkalı bir ilke ve değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan bizler burada adaletin sadece hakkın şahitliği ile alâkasını kısa da olsa ele almaya gayret edeceğiz.

Devamını oku...

İSLAM'IN AZİZ ŞEHİDİ SEYYİD KUTUB

Seyyid Kutub’un şehadetinin 30. yılı dolayısıyla içerisinde bulunduğumuz camia ile birlikte iki günlük bir sempozyum düzenlemiştik. 10 yıl sonra bu sempozyumu değerli ilim adamlarımızın da katkısıyla bir daha tekrarlama fırsatımız oldu. Bu şekildeki anmalar ile Müslümanlar hem Seyyid Kutub’a karşı vefa borcunu yerine getirmekte hem de onun düşüncelerinin yeniden gündeme taşıyarak yayılmasına vesile olmaktadır.

Devamını oku...

tefsir dersleri

Yazanlarımız