• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

DARBE TEŞEBBÜSÜNE KANADA'DAN BAKIŞ

darbe tesebbusune kanadadan bakis

15 Temmuz günü tam olarak nelerin yaşandığını belki uzun bir süre anlayamayacağız. Nitekim millet olarak dehşet bir olaya tanıklık edecek bir Cuma gecesiydi. Bir kâbusla silkelendik, ertesi gün bambaşka bir dünyaya uyandık. Geceyi şimdiki adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaz Köprüsü’nde geçirenlerden biriydim.

Tankların, askerlerin ve havadan helikopterlerin sivil halk üzerine mermi, top yağdırdıkları gecenin sabahına kadar köprü üzerinde vurulan yaklaşık 60’a yakın sivilin çoğunlukla motorsikletler üzerinde hastanelere yetiştirilmelerine bizzat şahit oldum.

Darbe teşebbüsünün Kanada ve diğer birçok ülkedeki yansıması Türkiye’de hissedilenden farklı idi. Bu olayda Gülen’in parmağı olduğundan uzak bir portre çizen ve hadiseye daha farklı pencerelerden bakan Batı medyası bir duruş sergileyen Kanada basını etkin bir güce sahip. Toplumun büyük bir kısmını haberleri ile rahatlıkla yönlendirebilecek kapasiteyi bünyesinde barındıran bu kuruluşların alternatifleri ise henüz objektif açılarını hedefe kilitleme noktasından çok uzaktalar.

Alexander Azadgan’ın “Erdoğan Darbe Girişiminde Neden Gülen’i İşaret Ediyor”1 yazısında dünyanın en zenginleri arasında olan ve en geniş eğitim ağına sahip olduğunun altını çizerek bahsettiği Gülen’in Amerika’da ikameti ve geniş okul ağı haline dönüşen projesinde CIA’ya olan çok yakın bağını bu darbe teşebbüsü arkasında olabilecek en uygun aday olarak analiz ediyor. Benzer bir tarza sahip analistlerden Andrew Korybko ise Türkiye’nin geçirdiği bu darbe teşebbüsü üzerine yaptığı analizde şöyle belirtmekte:

“Erdoğan, Avrupa’nın kendi ülkesini AB’ye kabul etmeyeceğini net bir şekilde bilmekteydi. Özellikle İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecinden sonra aslında Türkiye gibi güçlü bir ülkenin AB’ye olan ihtiyacını tüm dünyanın apaçık bir şekilde görüyor olmasına rağmen AB buna karşı bir duruş sergiledi. Erdoğan her fırsatta dünyanın güç dengesini 5 ayaktan çıkarıp dengeli dağıtım modeline dönüştürmekten bahsettiği için bu istenilen bir durum değildi. Amerika’nın belirgin bir şekilde karşı çıkmasına karşın Türkiye Rusya ile yakınlaşarak enerji alanında birçok antlaşmalar yaptı ve hatta Rusya-Balkanlar arasındaki gaz dağıtım projesinin hayata geçirilmesi için de çok önemli rol oynadı. Amerika eski imajını ve bölgedeki ’tek belirleyici aktör’ konumunu iyiden iyiye kaybetmeye başladı. Bu darbe teşebbüsünde elindeki Gülen formülünü de Türkiye’nin kendisine göre eksen kaymasına karşı bir silah olarak kullanmak istedi ama başarlı olamadı. Darbenin deviremediği Erdoğan şimdi Amerika’ya Gülen’i teslim etmemesine karşılık olarak Rusya ve Çin hamlesini yaptı ve ayrıca Türkiye içerisinde yeniden Anti-Amerikanizm dalgasını harekete geçirebileceği sinyalini verdi. Türkiye eline geçmiş olan gücün farkına daha iyi vardı. Eğer Amerika bu önemli dostunu kaybetmek istemiyorsa elindeki önemli taşlardan bir veya birkaçını vermek zorunda kalabilir. Buna Gülen de dahil.”

Kanada basınında genel olarak darbeye karşı alınan tutumu eleştirel bir yaklaşım mevcut. Yumuşak bir dokunuşla darbe teşebbüsünün altı çizilmeye çalışılsa da daha çok darbe sonrası ‘İnsan Hak ve Özgürlükleri’ yönünden bakılarak çizilmeye çalışılan bir portre mevcut. CBC (Canadian Broadcasting Corporation) medyası analistlerinden Brian Stewart’ın2 16 Temmuz’daki yazısında şöyle bir noktaya temas edildi:

“Erdoğan bu darbe teşebbüsünün ardında Gülen’i sorumlu tutmakta fakat Amerika ile yakınlığı aşikâr olan bu hareketin böyle bir eyleme girişmesi Amerika tarafından bilineceği için anlamsız geliyor. Şimdilik durumun nasıl bir netice doğuracağı belirsiz olsa bile bu darbeden sıyrılan Erdoğan’ın gücüne güç katacağı çok aşikâr. Sesinin daha gür çıkması için bir nedeni daha var artık.”

Kanada’nın en güçlü İsrail yanlısı yayın organlarından biri olan The Globe and Mail’de Patrick Martin’in3 15 Temmuz’daki yazısında ise şu şekilde bir analiz yapıldı:

“Erdoğan 2002’den beri oylarını hep yükselterek tek başına iktidara gelmiş bir lider. Fakat tek kişilik söylemi onu uluslararası arenada yalnızlaştırmaya başladığı için daha önce ona destek veren Gülen taraftarlarının da bu desteği çekmesinin ardından bu gücü tekrar eskisi gibi yerine getirmek istemesi sözkonusuydu. Referandumla bunu elde edemeyen Erdoğan, başka çözüm arayışlarına girdi. Ülkede İslâmcılara çok fazla haklar tanıması ülkedeki laik çizgide olan Atatürk yanlılarını pek hoşnut etmedi. Ülkede başgösteren yolsuzlukların artması ve Erdoğan’ın bunları hasır altı etmesi de çok yakından takip ediliyordu. Model bir İslâm anlayışı çizen Gülen’in Erdoğan’ın bu çizgiden sapmasından ötürü çektiği desteğinden dolayı Erdoğan tüm bu problemlerin arkasındaki isim olarak Gülen’i suçlamaya başladı ve Gülen taraftarlarını da kamudaki tüm alanlardan uzaklaştırmak için emirler verdi. Darbe teşebbüsündeki mesajda ülkenin daha demokratik bir sürece girme zarureti vardı. NATO’nun ikinci en büyük askeri gücüne sahip bu ülkenin verilen bu mesajı dinlemesi ve demokratik anlamda bir politik değişime ihtiyaç duyulduğunu görmesi gerekmektedir.”

Kanada medyasının en fazla üzerinde durduğu konulardan biri de darbe teşebbüsünün ardından Türkiye’de gözaltına alınıp akabinde tutuklanan iki vatandaşının olması. Bunlardan biri İlhan Erdem olup Ottawa ve Montreal’de Gülen grubunun şehir imamlığını yapmış ve son 3 yıldır da Türkiye’de Gülen’in Kuzey Amerika okullarının sorumlusu pozisyonuna getirilmişti. Diğer isim ise Davud Hancı. Gülen’in Pennsylvania’da çocuklara para dağıtırkenki görüntülerinde hemen yanıbaşında olan bu isim Calgary abilerinden ve aynı zamanda Kanada hapishanesinde imam olarak görevliydi. Bunlardan başka 2012-2014 tarihleri arasında Türkiye’nin Ottawa Büyükelçisi olarak görev yapan Tuncay Babalı, görev süresinin bitmesinden önce Ankara’ya merkeze çekilen büyükelçiler arasındaydı. Darbe teşebbüsünün ardından açığa alınan Babalı, Gülen terör örgütü ile olan temas ve ilişki ağından dolayı tutuklandı. Tuncay Babalı’nın göreve geldiği tarihte Gülen grubuna olan yakınlığı ve onlara olan büyük desteği bilinen bir gerçekti. Öyle ki Büyükelçi olarak Ottawa’ya geldiği ilk günlerde görev tanımında olmamasına rağmen Gülen örgütünden sivil bir kişiyi en üst makamdaki pozisyonlarda görevlendirmiş ve Gülen örgütünün önünün açılması için diğer derneklerden sorumlu bir noktaya getirtmişti. Böylece tüm dernek/vakıfların çalışma şekilleri, faaliyet raporları, irtibatlı oldukları isimler ve Gülen grubuna karşı tutum ve davranışları da doğrudan öğrenilebilecekti. Darbe teşebbüsünün ardından bu şahsın büyükelçilikle olan bağı kesilmiş ve görevine son verilmiştir.

Ayrıca, son zamanlarda çokça dillendirilen Gülen’in Kanada’ya göç edeceği ile ilgili olarak Türk yerel ve ulusal basınında epey haber yazıldı çizildi. Bu konuda haklı bazı gerekçeler (Türkiye- Kanada arasında suçlu iade anlaşması olmaması, Kanada’nın İngiltere ile olan bağı vs.) olmakla birlikte Gülen’in bu ülkeye gidebileceğine çok ihtimal verilmiyor. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde Gülen yapılanması olası bir yer değiştirme durumuna karşın mekânlar inşa ettirmişlerdir. Bunlardan bir tanesi de Gülen grubu tarafından Kanada’da bundan yaklaşık 18 yıl önce satın alınan bir çiftlik. Bunu şimdiye kadar kış/bahar kampları gibi aktivitelerde kullanılmak üzere etkinleştirmekle birlikte çok yoğun olmamasına da ayrıca özen gösterdiler. Bu hazırlıklara ve Kanada içerisinde Gülen örgütünün lobi ağırlığına rağmen Kanada gibi ülkelerin baz aldıkları bazı durumlar da mevcut. Bunlardan bir tanesi de Kanada’nın sorunlu kişileri kendi ülkesinde çok fazla barındırmak istememesi. Hep barışçıl ve refah bir ülke profili sunmuş olan Kanada bu çizgisinden kolay kolay ödün vermeyecektir. Gülen grubunun programlarına geçmişte çok yoğun olarak katılan ve hatta yer yer destek veren bu ülke, kendisi kabul etmese bile Türkiye’de terör örgütü lideri olarak anılan, hakkında yakalama kararı çıkartılan ve darbe teşebbüsü de dahil en tehlikeli problemlerin merkezindeki isim olarak yansıyan bir kişiyi buraya kabul etmesi şimdiye kadar bilinen bir Kanada algısından uzaklaşmak anlamına gelecektir ki henüz bu noktada olduğu söylenemez.

Ulusal basında pek dillendirilmese de Kanada’nın iç ve dış güvenlik makamları burada bulunan tüm Gülen gruplarını incelemeye almış durumda. Gerektiği zaman harekete geçecek şekilde donanıma sahip olma adına şimdiden bu grupların legal ve illegal tüm yönleri üzerinde derinlemesine inceleme yaptıkları ufukta yansıyan haberler arasında geliyor.

Bu gruba bağlı olanlardan kopmalar da yüksek ses ile meydana çıkmış durumda. Bu kopuşların en büyük sebeplerinden biri de burada yaşayan Türk toplumunun yaz tatillerinde Türkiye’ye gelirken sınırda başlarına bir iş gelmelerinden duydukları endişeden kaynaklanıyor.

Korkunun varlığını enselerinde hisseden bu insanlardan en az tepki gösterenler ise Gülen cemaatine himmet adı altında yardım yapmayı kesmekteler veyahut da sohbetlerine gitmeyi şimdilik rafa kaldırmış durumdalar.

Bir dönem burada yaşayan ve kendilerinden olmayan herkesi tehdit eden bu örgüt üyelerinin şimdilerde uysal çocuğu oynamaları da takiyyedeki ustalıklarını göstermektedir.

İbrahim Özer / Kanada

(*) Bu yazı Medeniyet Düşünce ve Kültür Bülteni'nin 37. sayısında yayınlanmıştır.


1. Why Is Erdogan Shifting the coup Blame to Fethullah Gulen?, http://katehon.com/article/why-erdogan-shifting-coup-blamefethullah-gulen

2. Expect more instability in aftermath of failed coup in Turkey,http://www.cbc.ca/news/world/brian-stewart-turkey-coup-attempt-1.3682088

3.Once again, army rises up against pro-Islamic government in Turkey, http://www.theglobeandmail.com/news/world/once-again-army-rises-up-against-pro-islamic-government-in-turkey/article30946099/

 

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız