I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Günümüz Dünyasının Vakıası
Bugünkü dünya vakıasının kısa geçmişine gelecek olursak öncelikle 20. asrın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşı ve bunların etkileri üzerinde durmamız gerekir. Bu iki dünya savaşı, farklı amaçlarla gerçekleşmiş olsa da neticesi itibarıyla dünya haritasında ciddi birtakım değişikliklere sebep olmuştur.

Kaçınmamız gereken haller, vasıflar, ortamlar ve kişiler vardır. Buna mukabil sarılmamız/ sığınmamız gereken haller, vasıflar, ortamlar ve şahıslar da vardır. Bu konuda nelere sahip çıkacağız, nelerden ve kimlerden sakınacağız iyice tesbit etmemiz ve ona göre hayatımızın seyir çizgisini takip etmemiz elzemdir.

Kıymetli Kardeşlerimiz
Dünya tarihinde bilinen ilk karantinayı uygulamış medeniyetin mensupları olarak, karşı karşıya bulunduğumuz virüs salgını sebebi ile Vakıf Yönetim Kurulu olarak aşağıdaki kararları almış bulunmaktayız.

Koronavirüs musibeti, buna imtihanı demek daha uygun, bizi eve hapssetti. Bir nevi mecburi ikamete tabi tuttu. Böyle olunca eve döndük veya evde kalmaya mecbur olduk. Eve dönünce, eve az uğrayanlar için, yeni bir hayat başladı. Bu yeni hayata alışmak biraz zaman alsa da alışmaya başladık.

Gençlik sosyal bir sınıflandırmadır, kendine ait kültürel ve psikolojik vasıfları olan, zaman ve mekâna göre sürekli değişim gösteren, kişiliğinin oluşması için zemin hazırlayan hayatın bir bölümünü (14-25 yaş arası) teşkil eder. Heyecan, duygu yoğunluğu, arayışı bol olan zaman dilimi.

Koronavirüsün sebep olduğu küresel salgın dünya çapında hayatın birçok alanında faaliyetlerin yavaşlamasına, hatta bazı alanlarda durmasına neden oldu. Okullar tatil edildi, toplu mekanlar kapatıldı, toplantılar iptal edildi, camiler cemaate kapandı.

İstanbul Sözleşmesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi ve bunları esas alarak TBMM’de grupları bulunan partilerin tam desteği ile kabul edilen 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun tartışıldıkça, bunların uygulamadaki karşılıkları görülüp mahiyet ve hedefleri anlaşıldıkça ciddi bir riskle karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkmıştır.

I.
İçinde bulunduğumuz şu ahvalde gündeme ilişkin birtakım düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Hatırlatacağım iki hadise ile ilgili duruşu günümüze taşımanın, mümin olarak onlardan gerekli ibretler çıkarmanın çok önemli olduğuna inanıyorum.

Medeniyetimizin yeniden ihya ve inşası hiç şüphesiz eğitilmiş nesillerle mümkündür. İnancına, İslam ilim geleneğine güvenen, çağın tanıyan ve çağın problemlerine İslam’ın çözüm getirdiğini düşünen Müslüman gençler bu davanın taşıyıcısıdırlar.