• HANİ KAMPLAŞMA OLMAYACAKTI!

      Bilim-din ilişkisi her zaman farklı yorumlanmıştır. Bilimin alanı ile dinin alanı nerede başlar nerede biter veya din ile bilim yekdiğerine zıt mıdır? Deneysel ve teknik bilimlerde, ölçülemeyen şeylere çok itibar edilmez. Doğa bilimciler,...

DUYURULAR

2020 AİLE VE GENÇLİK YILI

aile ve genclik yili 2020 2

Gençlik sosyal bir sınıflandırmadır, kendine ait kültürel ve psikolojik vasıfları olan, zaman ve mekâna göre sürekli değişim gösteren, kişiliğinin oluşması için zemin hazırlayan hayatın bir bölümünü (14-25 yaş arası) teşkil eder. Heyecan, duygu yoğunluğu, arayışı bol olan zaman dilimi.

Gençlik dönemi hangi yaş grubuna tekabül eder, hususunda farklı tasnifler vardır. Türkiye kalkınma raporlarına göre; [14-25; 14-22; 14-24; 15-24; 12-24] yaş aralıkları kabul edilmiştir. Bu yaş aralıkları zamanla değişebilir. BM göre 15-24 olarak kabul edilmiştir. Bazı Avrupa ülkeleri; 15-29 yaş aralığını kabul etmişler. Genelde 15-30 yaş arası gençlik çağı olarak kabul edilir. Bu taksimat, ülkeden ülkeye, anlayıştan anlayışa değişebilir. Sıcak ülkelerdeki biyolojik gelişim ile soğuk ülkelerdeki biyolojik gelişim arasında farklar vardır, gençliğin taksiminde bu da bir faktördür.

Farklı tanımlar da yapılmıştır. Öğrenim gören, çalışmayan, hayatını kazanmayana da genç denilmiştir. Kendine ait evi ve işi olmayana da genç gözüyle bakılmaktadır.

Bu genel kabullerin yanı sıra; buluğ çağına erene genç delikanlı da denilir. Ayrıca kişiden kişiye de bu değişebilir. Biri 15 yaşında olgunluğa varabilir diğeri 30-35’i bulabilir. Bu kavramlara reşitlik kavramını da ilave etmemiz lazım gelir.

Rüşt-reşit olma: Sözlükte “doğru yolu bulmak, makul davranmak” gibi manalara gelir. Fıkıh terimi olarak kişinin mallarını din, akıl, mantık ve iktisat prensiplerine uygun biçimde koruyup harcamasını sağlayan fikrî olgunluğa sahip olmasını, Şâfiî’ye göre bunun yanı sıra dinî ve ahlâkî açıdan adalet vasfını taşımasını ifade eder. Çocukluk çağını takiben bir fikrî olgunluk düzeyine erişmeyi ifade eder.

“Yetimleri evlilik çağına erdikleri zamana kadar deneyin. Şayet onlarda bir reşitlik görürseniz mallarını kendilerine teslim edin.” (Nisa, 6) ayeti buna işaret eder. Bulûğa erdiği halde reşid olmayıp sefih hali devam eden kişi yaşı ne kadar ilerlerse ilerlesin reşid olana kadar malları veli veya vasîsinin elinde bırakılarak hacir altında tutulur, burada yaşa itibar edilmez olgunluğa bakılır.

Hangi yaş grubunu ele alırsak alalım, bu yaş aralığı, gençliğin hayata hazırlık dönemidir demek fazla yanlış olmaz. Bu dönem bir arayış, hazırlanış, toparlanış, kişiliğini bulma arayışı, karakterinin oluşma aşaması olarak bakmak daha doğru olabilir.

Gençliği sadece yaş kategorisiyle değerlendirmek çok incelikli bir tasnif olmayabilir. Tutum ve davranışlar daha önem kazanır insan hayatında. Böyle bakılınca yaş taksimatı fazlaca önemli sayılmayabilir. Ama gene de yaş esas alınmalıdır, fakat mutlaklaştırılmamalıdır.

Gençlik yaştan ibaret değil, bunun bir de hal tarafı var, yani davranış biçimi vardır.

Gençlerin içinde yaşadıkları ortamlar da hesaba katılmalıdır. Ailesi, çevresi, okuduğu okul bunlar da kişilik oluşmasında etkendir. Ayrıca kırsaldan mı gelme, kentli mi? başka bir husus hangi etnik kökene mensup o da ayrı bir faktör.

Ortaöğretim gençliği, üniversite gençliği, okuldışı gençlik, çalışan gençlik, işsiz gençlik, uyuşturucuya müptela olmuş gençlik vb. alt kategoriler de dikkatte alınmalıdır.

Kuşak farkı ile gençlik taksimatı farklı şeylerdir. Birbirine karıştırılmamalıdır.

Gençlerin fiziki yapısı da hesaba katılmalıdır, bir sakatlığı veya başka bir fiziki nakısası varsa o da göz önünde bulundurulmalıdır. Gençlerin kapasiteleri de hesaba katılmalıdır, her genç her şeyi beceremez, yetenekleri ve yapabilirlikleri de değerlendirilmelidir.

Her şeyden önce genç de insandır, insanın bütün olumlu ve olumsuz yönlerini kendisinde bulundurur.

Gençlik çağı, maslahata fazla önem veren bir çağ değildir, bildiği doğrular vardır onları söyler ve yaşamak ister. Bağlandığı değer yargısı ne ise ona var gücüyle bağlanır, ortam, şartlar onun için geçerli sayılmaz. Bir şeye inanıyorsa kişi onu ne pahasına olursa olsun yaşamalıdır. Bu çağda bilgiden çok yaşanan hayat tarzı etkili olur. İleride bunlara detaylı değineceğiz.

Gençlerle irtibatı olanlar, onlara yol gösterenler, önce insanı tanımalı, sonra gençlik psikolojisini öğrenmeli, bilmeli, sonra da ayran kabartma yerine genci geleceğe hazırlamaya çalışmalıdır. Bunları göze alamayanların gençlere vereceği olumlu şey olamaz.

 

 

tefsir dersleri

ilka kiz akademisi

Yazanlarımız