I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Osmanlı'nın en zor dönemlerine otuz üç yıl boyunca şahitlik etmiş ve çağa damgasını vurmuş bir halifeyi sınırlı sayıda yazılarla kâmil manada anlatabilmek gücümüzün çok fevkinde. Bizimki denizdeki damla misali. Az ve öz. Maksadımız Sultan'ı hayırla anmak, anlamak ve anlatmak.
Ve tabii ki vefa. Şunu da ifade etmek gerekir ki Abdülhamid, Hak ehliydi ve büyük bir şahsiyetti. Onun şahsında dönemi yargılamak ve Müslümanları ceffelkalem mahkûm etmek nasıl yanlış ise dönemin İslâmcılarının şahsında Sultan'ı yargılayıp mahkûm etmek de o derece yanlıştır. İtidali elden bırakmamak gerekir.
Sultan, küffara karşı yıkılmaz bir kaleydi. Kale yıkıldı, ümmet de yıkıldı. Osmanlı parçalandı, Filistin, Suriye, Irak... elimizden çıktı, İstanbul başta olmak üzere güzelim İslâm diyarları bir bir işgale uğradı, İslâmi değerlerimiz ve kadim medeniyetimiz lağvedildi, velhası Abdülhamidsiz geçen yüzyılda bu coğrafyalar çok kanlar döktü, büyük acılar yaşadı. Yaşamaya da hâlâ devam ediyor.
Kâzım Sağlam, Ahmet Zeki İzgöer, Ramazan Tuğ, Mehmet Üzmez, Murat Acar yazılarıyla dosyalarımıza zenginlik katan yazarlarımız. Kendilerine teşekkür ediyoruz.