I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Sultan Abdülhamid Han bir taraftan Batı'da meydana gelen bilimsel gelişmeleri takip edip Osmanlı ülkesine getirmek için çaba sarf ederken aynı zamanda İslâm halifesi sıfatı ve ümmetçi duruşu ile de bütün Müslümanların dertleriyle yakından ilgilenmiştir. Mübarek beldelere, Mekke, Medine ve Kudüs'e ayrı bir ehemmiyet vermiş, üzerine titremiş, isimleri anıldığında gözleri yaşarmıştır.
Sultan II. Abdülhamid Han'ın Kudüs ve Filistin toprakları konusundaki hassasiyetini gösteren ve bu toprakların Yahudilerin eline geçmemesi için tedbirler alıp mücadele ettiğine dair Osmanlı Arşivi'nde yüzlerce belge bulunmaktadır. Yahudilerin Filistin'e göç etmelerini önlemek için Osmanlı yönetimi ve özellikle Sultan II. Abdülhamid'in özel ve yoğun çabasına rağmen “Nasıl oldu da Yahudiler yıllar içinde Filistin'e göç etmeye ve orada toprak almaya muvaffak oldular?” sorusuna cevap teşkil edecek, çeşitli yollar ve hilelerle bu önlem ve yasakların delindiğine dair de yine Osmanlı Arşivi'nde yüzlerce belgenin bulunduğu görülecektir. Ancak biz bu kısa makalede bu belgelerden kronolojik sırasıyla sadece birkaçına değindikten sonra önemine binaen iki belgenin ise tamamını dikkatinize sunacağız: Bir tanesi Teodor Herzl'in toprak talebi ile ilgili olan meşhur belge, diğeri ise modern edebiyatın kurucusu olarak kabul edilen ve Türk edebiyatının “Şair‑i Azam”ı olarak tanınan Abdülhak Hamit Tarhan'ın Rusya Büyükelçiliği sırasında Sultan Abdülhamid'e yazdığı Rusya'dan Filistin'e yönelik Yahudi göçüne müsamaha gösterilmemesi konusundaki yazısı.
Tarihi seyre bakıldığında Yahudilerin Filistin topraklarına doğru göç etmelerinin aslında Teodor Herzl'in 30 Nisan 1899 tarihli mektubundan çok daha önce başladığı ve Osmanlı'nın yıkılmasıyla birlikte yoğunlaştığı ve nihayet 1948'de bir Yahudi devletinin kuruluşu ile sonuçlandığı, buradan da Siyonist emelin “arz‑ı mev‘ud” hedefine doğru devam ettiği görülmektedir.
13 Aralık 1857 tarihinde yabancı uyrukluların çeşitli hilelere başvurarak Filistin'de arazi satın almalarının önlenmesi için tedbirler alınmasına1, Yahudilerin Filistin'de yerleşmeleri yasaklandığı hâlde memurların dalgınlığı ve müsamahası sebebiyle veya Musevilerin arazi sahiplerini paraya tamah ettirmek suretiyle toprak edindiklerinin anlaşılması üzerine bunun önlenmesi için tapu yoklama memurlarının kişiler arasında gayr‑ı resmi olarak düzenlenen el senetlerine dayanarak tapu vermelerinin geçici olarak yasaklandığına dair Yıldız Sarayı'ndan Dâhiliye Nezareti'ne 26 Kasım 1892 bir yazı yazılmıştır.2
Rusya ve Romanya gibi ülkelerden sınır dışı edilen Yahudilerin Filistin'de Yafa ve Hayfa civarında haksız ve kanunsuz olarak yerleşmekte olduklarını, kendilerine kimlerin nasıl yardımcı oldukları hususları ile aleyhlerinde faaliyette bulunanlar hakkında neler yaptıklarını bildirir. 15 Ağustos 1893 tarihinde Beyrut, Hayfa ve Nablus'ta bulunan muhbirlerden padişaha ayrıntılı bir rapor sunulmuştur.3
Filistin'de muvazaalı arazi satışlarının önlenmesi için tedbir alınması gerektiği hakkında Babıali'den Kudüs Mutasarrıflığı ve Evkaf‑ı Hümayun Nezareti'ne 3 Ocak 1894 tarihinde yazı yazılmıştır. 4
Yürürlükteki yasağa rağmen Rusya ve başka devletlerden kovulan Musevi göçmenlerin Baron Rotschild'in desteğiyle Filistin topraklarına yerleşmeye devam ettikleri ve Musevilerin bu bölgede yoğunlaşmaları ileride devletin başına Ermeni Meselesi gibi bir gaile açabileceği, sistemli bir şekilde sürdürülen bu göçün önüne geçilmesi gerektiği konusunda 22 Aralık 1894 tarihinde Yıldız Sarayı'na bir ihbar yapılmıştır.5
Yıldız Sarayı Başkitabet Dairesi'nden Serkatib‑i Hazret‑i Şehriyârî Tahsin imzasıyla 26 Kasım 1898 tarihinde Beyrut Vilayeti'ne Musevîlerin Filistin topraklarına göç etmelerinin engellenmesi ve bu konudaki yasağın sürdürülmesi talep edilmiştir.6
Sahte kimlikle Kudüs'te arazi satın alan Musevîlerin sayılarındaki artışın önüne geçilmek üzere gerekli tedbirlerin alınması konusunda 11 Ocak 1914 tarihinde Suriye Vilayetinden Dâhiliye Nezaretine yazı yazılmıştır.7 Yahudi devleti fikrini ilk defa ortaya atan ve gözünü Filistin topraklarına diken Siyonizm'in kurucusu Teodor Herzl'in Sultan Abdülhamid Han'dan toprak talebi, Yahudilerin Filistin toprakları üzerindeki emellerini ortaya koyan en somut belgedir.
Sultan Abdülhamid ve Osmanlı Devleti'ne yakınlığı ile bilinen Mösyö Donolinski'yi aracı kılarak Siyonizm'in çeşitli memleketlerde baskı altında bulunan çaresiz ve samimi Yahudi kardeşlerine daimi ve emin bir belde temin etme maksadına hizmet ettiğini, Padişahın uygun görmesi hâlinde bu beldenin Filistin olmasını arzu ettiklerini dile getiren Teodor Herzl, Yahudilerin sadık vatandaşlar olacaklarını, vergilerini ödeyeceklerini ve devletin gelirlerini artıracaklarını vaad ediyor.
İşte Yahudilere Filistin'de toprak verilmesi hâlinde, Osmanlı Devleti'ne mali konularda yardımcı olacaklarına dair Teodor Herzl'in Hariciye Müşteşarı Artin Paşa'ya teklifini içeren belge:
Hariciye Müşteşarı Artin Paşa kullarına Doktor Teodor Herzl tarafından vârid olan tahrirâtın tercümesidir.
Müteveffa Mösyö Donolinski'nin hatırasını yâd etmekle size müracaat etmekliğime müsaade eylemenizi rica ederim. Mösyö Donolinski esdika‑yı bendegan‑ı hazret‑i Padişahî'den ve samimî hayr‑hahan‑ı Devlet‑i Aliyye'den idi. Bir müddetden berî acizâne vekâlet eylediğim Siyonizmi ancak bu ihtisasat‑ı sadakatkârânesinden nâşi ba‑kemal‑i gayret tervîc etmiş idi. Siyonizm memalik‑i muhtelifede tazyîk edilen biçare karındaşlarımıza daimî ve emin ve meşrû‘ bir melce’ vücuda getirmek maksadına hâdimdir. Muvafakat‑ı seniyyenin istihsâli mümkün olur ise melce’‑i mezkûrun Filistin'de vücuda gelmesini arzu ediyoruz. Musevî muhacirleri bu ana değin tebaa‑i Museviyelerinden hiçbir vakit sıfat‑ı ubûdiyete mugayir bir fi'l‑ve hareket görmemiş olan zat‑ı şevket‑simat‑ı hazret‑i tâcidârînin tebaa‑i sâdıkalarından olacaklar ve memleketde teşkil edilecek muessesat‑ı cedîde ma‘rifetiyle rüsûm ve tekâlif te’diye eyleyecekler ve kendi refah ve saadet‑i hâlleriyle beraber bu vilayet‑i mülûkânenin ve kaffe‑i Memalik‑i Mahrûse'nin dahi menâbi‘‑i servetini tezyîd edeceklerdir. Bize gelince Hukumet‑i Seniyye'ye ileride takarrur edecek şerâit tahtında yüzlerce milyon Franklık istikrazât icra eyleyeceğiz. Bu hizmet ve fedâkarlıklara mukabil taleb etdiğimiz şey zulum‑dide olan biçare karındaşlarımızın emniyet‑i daimeye nâil olmalarından ve sa‘y ü amel‑i müsâlemetkârîlerinin suret‑i meşrû‘ ada te’min edilmesinden ibâretdir. Şu efkâr ve tasavvurâtımızı Bal şehrinde ictimâ eden iki kongrede açıktan açığa ve suret‑i hâlisânede müzâkere eyledik. Kaffe‑i su‑i tefehhümâtı bertaraf etmek üzere her bir ictimâımızın ibtidâsında paye‑i serir‑i şevket‑masir‑i hazret‑i Şehriyârî'ye arz‑ı ubûdiyet etmeyi vazifeden addeyledik. Taraf‑ı Devlet‑i Aliyye'den mihman‑nevazane bir suretde kabul olunduğumuz takdirde Hukumet‑i Seniyye'ye ifa edeceğimiz muavenet‑i maliye yalnız rüsûm ve tekâlîf ve istikrâzâta münhasır olmayacakdır. Ahval‑i maliye‑i Devlet‑i Aliyye inzımam‑ı muâvenetimizle tamamen kesb‑i salâh edebilecekdir.
Duyun‑ı Umumiye İdaresi'ni def ‘ ve memleketinizin kuvvet ve menâbi‘‑i servetinden istifadeye yeniden mübâşeret etmelisiniz. Keyfiyet, teşebbüsât ve ameliyat‑ı mahremâne ve metânetkârâneye vâbeste ise de nihayetu'l‑emr muvaffakiyet‑i kâmileye mazhar olacağımız âşikârdır. Bu iş sükût ve emniyet‑i mutlaka ve mütekâbile ile hâsıl olabiliyor. Zira düşmanlarınız Devlet‑i Aliyye'nin iade‑i kuvvet ve itibar ve madde‑i kesb‑i istiklâl etmesine razı olmayacaklardır. Hareket‑i nâfiamız kemal‑i ihtirâz ve mahâretle icra olunmaz ise bunu haybete uğratmak için kaffe‑i vesâite müracaat edilecekdir. Şurasını nazar‑ı itinaya almanızı rica ederim ki bu ana değin Devlet‑i Aliyye'ye muavenet‑i maliye va‘d ve ifa etmiş olan eşhâs fahiş faiz ahz ve sizi mudahalat‑ı ecnebiye tahtına vaz‘ ve memleketinizi evvelkinden ziyade fakr u zarurete düçâr eyledikten sonra memleket‑i asliyelerine avdet etmişlerdir. Bizimle kaziyye ber‑aks olacakdır. Muavenet‑i maliyemizi şerait‑i mutedile ile istihsâl edeceksiniz. Murakabe‑i ecnebiyeden kurtulmanızı teklif ediyoruz. Biz sizden tebâ‘üd veya sizi terk edecek değiliz. İstikbalimizi istikbalinize rabt ve ta‘lîk arzusunda bulunuyoruz. Teşebbusat‑ı maliyeyi icra etmek üzere Londra'da Müsta‘merat‑ı Museviye Bankası nâmıyla bir bank te’sis eyledik. Bu bank muamelat‑ı ibtidâiyede mütevassıt vazifesini ifa edecekdir. İleride lüzum görülecek büyük şirketlerin te’sisi ve teşkili için dahi tedabir‑i mukteziyeyi ittihâz eyledik.
Devlet‑i Aliyye ile itilâf husûlü mümkün olup olmadığı veyahud tasavvurâtımızın başka bir memleketde icrası lâzım gelib‑gelmeyeceği tahakkuk etmedikçe bu işte daha ileriye gidemeyiz. Şeref‑i alu'l‑al‑i müsûle nâil olmaklığıma musaade‑i seniyye erzân buyurulur ise hak‑i pay‑i me‘ali‑ihtiva‑yı hazret‑i Padişahî'ye arz‑ı sadakat ve ubûdiyet etmek ve taraf‑ı eşref‑i hazret‑i Hilafet‑penahiden mukteza‑yı efkar‑ı‑hikmet‑disar‑ı mülûkâneleri olarak dermiyân buyurulabilecek es’ileye ba‑kemal‑i ta‘zîm ve tevkîr cevab vermek ve'l‑hasıl kaffe‑i izahât ve delail‑i matlûbeyi arz‑ı atebe‑i ûlyâ eylemek için Dersaâdet'e gelmeğe müsâra‘at edeceğim. Meşağil‑i kesire‑i acizânem şeref‑i alu'l‑al‑i müsûle evvelce tayin edilmedikçe Dersaâdet'e gelmekliğime müsaid olamayacakdır. Beyan‑ı hâl ibraz‑ı measir‑ihtiramkariye zerî‘â ittihâz kılındı.
30 Nisan sene 1899 An Viyana
Doktor Theodor Herzl
Adresi:
Viyana'da Wien Wahring Carl Ludurgshasse 508
İkinci belgemiz ise yine bir İslâm düşmanı, uzun yıllar bakanlık ve başbakanlık yapmış olan ve Sömürgeler bakanı iken Avam Kamarasında “Bu Kur’ân Müslümanların elinde bulunduğu müddetçe biz onlara hâkim olamayız…” sözlerini sarf eden İngiliz devlet ve siyaset adamı William Ewart Gladstone (1809‑1898)'ın Times gazetesinde yayınlanan bir mektubu hakkında Abdülhak Hâmid'in mülahazalarını içeriyor. Abdülhak Hâmid, başbakanlığı sırasında Osmanlı topraklarının parçalanması, küçük devletlerin kurulması şeklinde bir politika izleyen Gladstone'ın söz konusu mektubunda Rusya'dan atılan Yahudilerin Filistin topraklarına göç etmeleri konusunda Sultan II. Abdülhamid'den yardım talebi karşısındaki hayretini ifade ediyor.
Rusya'da Musevîlere edilen muameleâtdan dolayı buraca vuku‘a gelmekde olan neşriyât ve teşebbüsât ma‘lum‑ı âlî olup bugünkü Times gazetesinde muameleat‑ı ma‘rûza hakkında Mösyö Gladstone'un bir mektubu görülmüşdür.
Mösyö Gladstone işbu mektubda ahval‑i vâkı‘aya teessüfle bazılarının zannettkleri gibi kendisinin sözlerine Rusya Hükûmeti'nin husn‑i kabul göstermesi me’mûlünde olmadığını beyân ettikten sonra ‑Bircok Musevîlerin Arz‑ı Filistin'e muhâceretleri için olan teşebbüsâtı kemal‑i şevk ve muhabbetle görüyorum ve taraf‑ı hazret‑i Şehriyârî'den bu bâbda ızhar‑ı medet ve himayet buyurulur ise pek ziyade memnun olurum‑demiş ve Times gazetesi bu mektubdan bahisle ‑Türkler aleyhinde bir zaman bunca şedîd lisanlar kullanmış olan Mösyö Gladstone'nin el‑haletu hâzihî Rusya'dan tard olunan Musevîlerin Arz‑ı Filistin'de yerleşmeleri teşebbüsâtından dolayı zat‑ı hazreti Padişâhî'den muâvenet taleb etmesi garaib‑i ahvâldendir. Hıristiyan taassubu yüzünden perişan‑ı hâl olarak teb‘îd olunanların Memalik‑i Şahane'ye iltica etmeleri yeni bir şey olmayıp Selanik ve Memalik‑i Osmaniyye'nin sair bilâdı İspanya'dan Katolik krallar idaresinden tard ve tefrik olunmuş nice Yahudilerle memlû bulunuyor.
Yeni ve şayan‑ı hayret olan şey Rusya İmparatoru'ndan gadr gören adamlar hakkında Mösyö Gladstone'nin merahim‑i şahaneden ümidvâr olmasıdır tarzında idare‑i lisan etmiş ve hakikat‑i hâlde kemalat‑ı siyasiyelerine hadd ü gayet olmayan şevketli Padişahımız efendimiz hazretlerinin hayret‑bahş‑ı ukûl olan büyüklüklerine bu dahi bir celî ve kâti‘ delil olarak mucib‑i iftihar‑ı Osmaniyân bulunmuşdur. Hemen Cenab‑ı Yezdan ömr ü şevket ü şayan‑ı cihanbânîlerini efzûn ve ferâvân buyursun, âmîn.
17 Mayıs sene 1307 ve 29 Mayıs sene 1891
Abdülhak Hâmid9
1 BOA, A. MKT. MVL, 93/38
2 BOA, İ. HUS, 1319 B/2
3 BOA, Y. PRK. AZJ, 27/39
4 BOA, DH. MKT, 196/62
5 BOA, Y. PRK. AZJ, 30/37
6 BOA, İ. HUS, 1319 B/2
7 BOA, Y. PRK. DH, 7/29
8 BOA, Y. MTV, 285/162
9 BOA, Y. PRK. EŞA, 13/67