I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Ramazan orucu gibi zorlu bir ibadeti tamamlamış olmak, Rablerinin emrine gönülden bağlı mü’minlerde farklı duygular oluşturur. Kendilerine farz kılınmış bir ibadeti; üstelik son derece yorucu bir ibadeti tamamlayabilmiş olmak hem bir sevinçtir hem de böylesine güzel vakitlerden on bir ay daha ayrı kalma zamanı geldiği için bir hüzündür. Kendisine candan bağlanan mü’minlerini onlardan daha çok düşünen ve seven Âlemlerin Rabbi, kullarının bu hüznünü teselli etmek için olsa gerek,

İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı kara saldırısı sonrası tepkiler devam ediyor. İstanbul’da bir çok sivil toplum kuruluşunun verdiği destekle Cuma namazı sonrası Fatih Camii’nde Saraçhane Parkı’na protesto yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüş esnasında “Filistin Kan Ağlıyor”, “Filistine Dua, İsraile Beddua”, “Müslüman Zulme Boyun Eğmez”, “Hamasa Selam Direnişe Devam”, “Çocuklar Uyurken Susulur, Ölürken Değil”

Ankara Müslümanlarla Dayanışma Platformu Siyonist İsrail tarafından 7 Temmuz’dan bu yana Filistin ve Gazze halkına yapılan insanlık dışı saldırıları protesto etmek için İsrail Elçilik konutu önünde bir araya geldi. Ankara Müslümanlarla Dayanışma Platformu adına basın açıklaması yapan Umran Hareketi Temsilcisi Hikmet Yıldırım yaptığı konuşmada 1 Filistinli’nin öldürülüp 11 Filistinli gencin tutuklanması ardından

Ey Gazze öğrencileri! Bildiklerinizin bir kısmını öğretin bize. Çünkü unuttuk.
Bize adam olmayı öğretin. Çünkü adamlarımız pelteye döndü.
Öğretin bize! Çocukların elindeki taşların nasıl değerli elmasa döndüğünü.

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları Müslüman Sivil Toplum Kuruluşları tarafından Cuma namazı sonrasında protesto edildi. Fatih Camii’nden Saraçhane Parkı’na yürüyen Müslümanlar burada hayatını kaybeden Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kıldı. Cenaze namazını Medeniyet Vakfı Genel Başkanı M. Beşir Eryarsoy kıldırdı.

Bütün dünyanın gözü önünde, korsan Siyonist işgalci İsrail devleti Gazze’ye kara harekâtı başlattı. Günlerdir bağıra bağıra harekâta başlayacağını haykırıyordu ve dediğini yaptı.
Yok efendim, dünya ateşkes bekliyordu, ama olmadı, Hamas biraz daha temkinli davransaydı bu denli katliam olmayacaktı. Hamas, İhvanın devamı olduğu için bu saldırı gerçekleşti. Hamas – el Fetih ittifakı olmasaydı bu saldırı olmayacaktı.

Modern dünyanın kargaşasından, günlük koşuşturmadan, ağır ve yorucu trafikten, ticari yoğunluktan, kendine zaman ayıramama gibi gereksiz meşgalelerden biraz sıyrılsak belki bir dinginlik yakalayabiliriz veya hareketliliğin nasıl olması gerekir hususunu iyi anlayabiliriz.
Diyelim bunları kısmen yapabildik, bu sefer siyaset peşimizi bırakmıyor, iki dost bir araya gelse hemen siyaset merkeze oturuyor. Bir de yeni yarı sanal cumhurbaşkanı adayımız, Sayın Ekmelleddin İhsanoğlumuz devreye girdi. İşte Ramazanlık malzeme.

Her Müslüman gibi ben de Kudüs denildiği zaman; nereden başladığını ve nereye gittiğini tahmin bile edemediğim, tarif etmekte gerçekten zorlandığım çok değişik his âlemine intikal ediyorum.
Bunun pek çok sebebi vardır. Evvela Kudüs bizim için herhangi bir şehir değildir. Kudüs bizim için sadece Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in İsra’sının son durağı, Mirac’ının ilk hareket ve kalkış noktası olan bir yer de değildir.

Yüce Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun ki bizleri bu yıl da pek mübarek Ramazan ayına kavuşturdu. Kur’ân-ı Kerim'de Yüce Rabbimiz; "Ramazan ayı öyle bir aydır ki Kur’ân-ı Kerim o ay içinde indirilmiştir. Kur’ân-ı Kerim insanlara yol gösterir, O’nda doğrunun ve hak ile bâtılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri vardır. Öyleyse kim o aya ererse o ayda oruç tutsun". (Bakara Suresi, âyet 185) buyurmuştur.