I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Ramazanla alakalı bazı özel davranışlarda bulunmak, kim bilir belki hayatımızın bundan sonraki bölümünde yeni bir ufuk açar. Bizi bir adım daha ihlasa yakınlaştırır. Büyük değişimler küçük hareketlerle başlar. Yeter ki, iyiye doğru gidişatımızda istikrarlı olalım.
1. İşlerimizi biraz hafifleterek Ramazan’a girmeliyiz. Yıllık izinlerimizi bu aya denk düşürmeliyiz. Yapamıyorsak ağır işleri öne almalıyız veya sonraya bırakmalıyız.

Vakfımızın genel merkezinde Prof. Dr.Abdulhalık Hasan Şerif tarafından verilen Usulü Fıkıh ve Usulü Hadis Seminerleri 1. Kur programı sona erdi. Arapça olarak gerçekleştirilen programda Usulü Fıkıhta; el-Bağdadi'nin "Kavâidü'l Usul ve Meâkıdü'l fusûl" adlı eserinden, Usulü Hadiste ise İbni Hacer'in "Nüzhet'in Nezar fi tevdıyhi nuhbet'ül fiker" adlı eserinden yapılan dersler 2. kurda da devam edecek.

Sunumunu Medeniyet Vakfı Başkanı değerli ilim adamı M. Beşir Eryarsoy’un yaptığı “Vahyin İnsanı İnşası” başlıklı konferans Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.
Rüştü İzgöer Hocaefendi’nin Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilk olarak vahyin tanımı, vahyin indiği ortam ve insanlığın vahye olan ihtiyacı ele alındı. Vahyin kapsamı içerisinde Kur’an ve sünnetin beraber yer aldığını belirten Eryarsoy, çıkan ihtilaflarda,

Medeniyet Vakfı’nın 14 Nisan 2014 – 28 Haziran 2014 tarihleri arasında düzenlediği Medeniyet Okulu Eğitim Seminerleri’nin ilk kuru tamamlandı. Sunumlarını değerli ilim adamı ve akademisyenlerin gerçekleştirdiği Fıkıh Usulü (Arapça), Hadis Usulü (Arapça), Hadis Usulü (Türkçe), İslam Düşüncesi, Mezhepler Tarihi, Osmanlıca dersleri yer aldı. Dersler Medeniyet Vakfı’nın Fatih’teki genel merkezinde gerçekleşti.

İNNÂ LİLLÂHİ VE İNNÂ İLEYHİ RACİ'UN
Suriye’deki Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın liderlerinden değerli âlim Prof. Dr. Münir Muhammed Gadban Mekke‘de tedavi gördüğü hastanede vefat etti.
Medeniyet Vakfı Camiası olarak;

Hakikat, gerçeklikle, realite ile sınırlandırılamaz. O, daha ötede, daha yukarıda, daha derinde olan, yücelerden bize akan, bizi kuşatan, bizi biz kılan neler ise onların bütünüdür. Vahiyle terbiye edilmemiş aklın sınırlarını zorlayan, insanı imtihan alanına çeken ve orada sorgulayan sonunda karşılığını verebilen gerçeğin ta kendisidir.

Mücahede ve mücadele bir zeminde, bir iklimde, bir zaman diliminde cereyan eder. Yeri ve zamanı belli olmayan mücahede ve mücadele muğlak ve müphemdir.
Gayret ve cehdimiz her daim olacak, bu bazen iç cehdimiz /kendi nefsimizle, bizi kemiren şüphelerimizle olacak, bazen yakın dostlarımızla olacak, bazen evlad u ıyalimizle olacak, bazen bizi idare eden zalimlerle olacak, bazen de dış düşmanla olacak…

EY RAMAZAN! SUSADIK SANA…
Susadık sana ey Ramazan!
Sen aç bırakırsın, sen susuz...
Sendeki açlığa, sendeki susuzluğa susadık...
Çünkü sendeki açlık, sendeki susuzluk bir başkadır. Tadı bambaşkadır.
Ayrı bir halâvet vardır açlığında, susuzluğunda.

Her dünya görüşü ‘’Ben kimim? Niçin Varım? Nereden gelip? Nereye gidiyorum?’’ gibi insanın en temel sorularına cevap bulmak zorundadır. Nihayetinde tüm öğretiler insanın mutluluğunu amaçladıklarını iddia ederler. Bunun şimdiye kadar mümkün olmadığı, bundan böyle de olamayacağını yaşadığımız dünya da ve ülkemizde gerçekleşen olaylar göstermektedir.