I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve diğer illeri de etkileyen depremde zarar gören kardeşlerimizin yaralarını beraber saralım.
Hesap Adı: Medeniyet Uluslararası İnsani Yardım Derneği
İban No: TR86 0021 0000 0007 2538 7000 01
Açıklama kısmına “Deprem” yazmayı unutmayınız.

“Allah iman edenlerin velîsidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise sahte ilahlarıdır; onları aydınlıktan çıkarıp karanlıklara sokarlar. İşte bunlar ateşliklerdir, bunlar orada devamlı kalıcıdırlar.” (El-Bakara, 257)

Medeniyet İslami İlimler Akademisi devam ediyor. Prof. Dr. Tahsin Görgün Hocamızın sunumuyla gerçekleşecek "Modern Batı Düşüncesinin Tenkidi " seminerini 28 Ocak Cumartesi günü saat 21.00'da Medeniyet Vakfı Youtube kanalından canlı yayınla izleyebilirsiniz.

Medeniyet İslami İlimler Akademisi devam ediyor. Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan Hocamızın sunumuyla gerçekleşecek "100. Yılında Lozan Antlaşması" seminerini 14 Ocak Cumartesi günü saat 21.00'da Medeniyet Vakfı Youtube kanalından canlı yayınla izleyebilirsiniz.

Batı dünyası, Rönesans ile birlikte yeni bir düşünce ve anlayış içine girerek, tüm manevî ve ahlâkî değerleri bir kenara iterek, kendi aklını ve ihtiraslarını gerçekleştirecek bir dünya anlayışı ortaya koymuştur. Ama bu durum, Batı toplumlarında insanın daha mutlu olmasına değil, sıkıntılı ve dengesiz bir yönelişine yol açmıştır.

Üstad Ali Ulvi Kurucu'nun hazine değerindeki Hatıralar'ı1 edebiyat tarihimiz açısından olduğu kadar yakın dönem Türkiye tarihi, siyaseti ve sosyolojisi açısından da çok büyük önem arz etmektedir. Ertuğrul Düzdağ'ın Üstad'la on yıl boyunca kâh Medine'de kâh İstanbul'da yüz yüze görüşmek ve yetmiş beş saati bulan konuşmalarını kasetlere kaydetmek suretiyle meydana getirdiği beş ciltlik eser, roman tadında upuzun bir söyleşi.

İnsanı yaratan yüce Allah, onun varlığını devam ettirebilmesi ve mutluluğunu sağlayabilmesi için gerekli fiziki ortamı hazırladığı gibi sosyal bir çevrede yaşayabilecek kabiliyette de programlamıştır. Anne, baba ve akrabalardan oluşan bir aile, ailelerden oluşan bir cemiyet ve cemiyetlerden oluşan milletler ve devletler şeklindeki bir sosyal yapının içinde; insanın örf, adet ve değer yargıları oluşmuş ve karakteri bu doğrultuda şekillenmiştir. O sebeple “Her insan, içinde yaşadığı toplumun çocuğudur.” denilmiştir.

“Biz ahir zaman çocuklarıyız kâri. Gündüz çok eskilerde kaldı da biz gece geçiyoruz bu dünya diyarından. Bilmeyiz gülün gerçekte nasıl koktuğunu, yapma çiçekler taşırız ellerimizde. Aşkı kitaplardan okuruz, suyu şişelerden içer, hayatı hep kestirme yaşarız. Ölen doğandan çok olsa da biz doğanları biliriz mesela, şiir yazmayız, ilhamımız kesiktir, gecelerimiz uykulara esirdir.