I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...
DERNEĞİMİZİN GELENEKSEL İFTARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
Medeniyet Derneği’nin geleneksel olarak düzenlediği iftar programı bu yıl Yapak Düğün Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Davetliler arasında çok sayıda kardeş kurum ve kuruluşların temsilcilerinin, yazar-çizer ve akademisyenlerin de bulunduğu program, Rüştü İzgöer Hocamızın okuduğu Kur’ân-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Okunan Kur’an-ı Kerim’in ardından selamlama konuşmasını gerçekleştiren dernek başkanımız Kâzım Sağlam, konuşmasında af ve mağfiret ayı Ramazan’da İslâm coğrafyasının içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan bahsetti. ‘‘Mübarek Ramazan ayı hayır ve bereket ayıdır; Bu hayır ve bereket insanlığın üzerine yağan zulmü ve haksızlığı inşallah boğacaktır.’’ temenni ve duasıyla başladığı konuşmasına Hocamız, İslâm dünyasının içinde bulunduğu ahvali anlatarak ‘‘Bugüne kadar dünyayı doğu-batı, kuzey-güney, Nato-Varşova, kapitalist-sosyalist diye ayırıma tabi tutarak dünyayı idare edenler, insanları bu iki gruptan birine mahkum ve mecbur ettiler.
Bugün geldiğimiz yer itibariyle hakkı, adaleti, doğruluğu, adil paylaşımı savunanlar tarafından zulme, haksızlığa, sömürüye, tanrı tanımazlığa, bozgunculuğa karşı büyük bir mücadele başlamıştır. İnşallah bu, hakkı adaleti sağlayan Müslümanların zaferi ile sonuçlanacaktır. Mısır’da, Tunus’ta, Libya’da, Suriye’de, Filistin’de ve diğer yerlerde başlatılan mücadele bunun göstergesidir, başlangıcıdır. Dün yıllar önce Hasan el Benna’yı, Seyyid Kutub’u şehid edenler İslâm’ı bitireceklerini sandılar ama bugün Mısır’da, Tunus’ta, Suriye’de, Filistin’de ve diğer yerlerde, Seyyid Kutub’un ve Hasan el Benna’nın davasını yürütün binlerce, milyonlarca mücahid ve muvahhid düşünür vardır.’’ dedi.
Sağlam, Müslümanların göstermesi gereken tavra da yer verdiği konuşmasında şunları dile getirdi: ‘‘Biz Müslümanlar, hakkın, hakikatin, adaletin doğrunun yanındayız, zulmün sömürünün karşısındayız. Zulüm ve sömürü adına ne olursa olsun her türlüsüne karşıyız. Müslüman olarak nerde durduğumuza dikkat etmemiz lazım. Yarın Allah indinde hesap vereceğiz. Bir takım maslahatlarla, stratejik varsayımlarla, güçlülerin yanında yer alıp mustazafların, mazlumların aleyhinde bulunmak; zalimlere dolaylı ya da dolaysız şekilde destek vermek hiçbir Müslüman’a yakışmaz.’’
Kazım Sağlam Hocamızın konuşmasının ardından M. Beşir Eryarsoy Hocamız gecenin anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
Konuşmasının büyük bölümünü Mısır’da darbe sonrası başlatılan katliama ayıran Hocamız, “Gönlümüz ferah bulsun, inşirah bulsun temennisiyle girdiğimiz Ramazan ayının İslâm düşmanları tarafından yapılan katliamlarla Müslümanlara zehir edilmek isteniyor.” dedi. İslâm dünyasında yaşanmakta olan olayları kısa ve öz bir şekilde anlatan hocamız konuşmasında şunlara değindi: ‘‘Adem aleyhisselamdan itibaren devam eden hak ile batıl mücadelesinin sürmekte olduğunu İslâm dünyasında yaşanan vakıalar dolayısıyla müşahade etmekteyiz. Merhum Seyyid Kutub 60 sene öncesinden bugünkü olayları anlamak ve yorumlamak açısından önemli tespitlerde bulunarak şöyle diyordu: ‘Okyanusun ıssız bir yerinde, küçücük bir adada, ufacık bir topluluk İslâm’ı hayatına hakim kılmak için bir araya gelse; bütün dünya bir araya gelerek bütün imkanlarını bu oluşumu boğmak için hiç tereddütsüz harcar.’ Bugün dünyada bazılarının anlamak istemediği ya da anlamakta zorlandığı cereyan eden olaylar bu cümlenin altında yatıyor.
Batı, kendi normlarına, kendi ürettiği ve dünyaya pazarladığı değerlerine göre olayları adlandırmakta, yaşananlara karşı tavır almak ve duruşunu belirlemekte güçlük çekmez. Ama öldürülenler Müslümanlar olunca, kıyam edenler Müslümanlar olunca, talepler İslâmî olunca, giden yol ümmetin bir araya gelmesi olunca, giden yol onların dayattığı maddi, fikri ve itikadi sınırları teker teker bertaraf etmek olunca o zaman Batı, Müslümanların üzerine saldırmaktan hiç geri kalmaz.
Haçlı ve Siyonist hakimiyetin geriletilme imkanı, Müslümanların uyanması, kendi değerlerinin farkına varması ve bu değerler uğrunda mücadele ederek bir araya gelmesiyle mümkündür.
Yıkılması gereken husus; belli bir anlaşma zemininde emperyalistlerin cetvelle çizdikleri ulus devletlerin sınırlarından ibaret değildir. Kalbimizde, aklımızda, ruhumuzda, ümmeti birbirinden ayıracak, birbirinden uzaklaştıracak her türlü yapay, İslâm ile alâkası olmayan ayrılık tohumlarını kalbimizden, ruhumuzdan, zihnimizden tamamen temizlemek ve uzaklaştırmak durumundayız. Bu bir Müslümanın ümmete yapacağı hizmetin ilk adımıdır. Ümmet şuurumuz ve ümmet duruşumuz maddi ve manevi bütün esaslarıyla mutlaka gerçekleştirilmek durumundadır.’’
Müslümanların artık korku duvarlarını aşmakta olduğunu belirten hocamız, Mısır’daki Müslümanların dik duruşunu, İslâmi duruşunu takdirle karşıladığını ifade etti. Ümmetin çektiği acıların Müslümanlar için hayırlı günlerin doğum sancıları olduğunu belirten Hocamız erken doğumların sıkıntılarından rabbimizin ümmeti koruması duasıyla konuşmasına son verdi.
17 Kasım Pazar günü gerçekleştirilen 35. Avrasya Maratonu’nda Mısır unutulmadı. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen halk yürüyüşüne, üzerinde "Rabia işareti" bulunan tişört giyerek katılanlar, Altunizade Köprüsü altında biraraya geldi. Boğaziçi Köprüsü'nden geçiş sırasında Rabia işareti yapılarak Mısır’daki askeri darbeye tepki gösterildi. "Defol Sisi, seninleyiz Mursi", "İstanbul'dan Mısır'a direnişe bin selam" sloganları ile Müslüman Kardeşlere olan destek dile getirildi.

Derneğimizin İstanbul İl Genel Pikniği, 26 Mayıs Pazar günü Ömerli Köyü Piknik Alanında yoğun bir katılımla gerçekleşti. İstanbul’un çeşitli bölgelerinden erken saatlerde piknik alanına gelenler toplu olarak yapılan sabah sporuyla gün boyu sürecek etkinliklere hazırlandılar.

Medeniyet Derneği ve Kudüs Dayanışma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği programda Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah, Mescid-i Aksa’nın bugününü ve yarınını anlattı.

Derneğimizin İstanbul İl Genel Pikniği, 26 Mayıs Pazar günü Ömerli Köyü Piknik Alanında yoğun bir katılımla gerçekleşti. İstanbul’un çeşitli bölgelerinden erken saatlerde piknik alanına gelenler toplu olarak yapılan sabah sporuyla gün boyu sürecek etkinliklere hazırlandılar.

Medeniyet Derneği ve Kudüs Dayanışma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği programda Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah, Mescid-i Aksa’nın bugününü ve yarınını anlattı.