MEDENİYET BÜLTENİNİN 38. SAYISI ÇIKTI

medeniyet bulteni 38

Halep’te İnsanlık Öldü!..

Kıymetli Okuyucular,

Yeni bir sayıyla daha huzurlarınızdayız. Bu sayıda İslâm medeniyetinin kadim şehirlerinden Halep’i ve Halep’teki insanlık dramını konu edinmeye gayret ettik.

Yaşanan vahşeti bir dosya konusu yaparak anlatabilmek imkân dâhilinde değil, bunun farkındayız; yapmaya çalıştığımız şey bir Müslüman olarak zulme “HAYIR!” demekten ibarettir. 

Halep, son yüzyılın en trajik olaylarının yaşandığı bir şehir. Bilâd-ı Şam’ın kadim merkezlerinden biri. Bu güzide şehir; ABD, Rusya ve İran ittifakıyla yeryüzünden silinmek isteniyor. Orada medeniyetimize ait ne varsa yağmalanıyor, insanlık yok ediliyor, insanlığımız öldürülüyor.

Dünya devletlerinin Suriye ölçeğinde pay sahibi olmak için rol almaya çalıştığı bu kirli savaş iki sonuçtan birini doğuracaktır: Ya “Müslümanlar yenilecek ve İslâm dünyası buralardan el etek çektirilecek” ya da “Hristiyan, Siyonist ve Pers zihniyeti hezimete uğrayacak ve bir daha da buralara tasallut edemeyecektir.” Her iki netice de Müslümanların gayretine ve ittifakına bağlıdır. Zafer Allah’tandır.

Halep dosyamız, ilim, fikir ve hareket adamı M. Beşir Eryarsoy Hocamızın yazısıyla başlıyor. İran’ın İslâmi ve ahlâki yapısını, siyaset anlayışını ve Müslümanlarda merkezlerinden biri. Bu güzide şehir; hayal kırıklığını Hocamızın kaleminden okumak ayrı bir güzellik. Yazıyı okuyunca insan bir kez daha ikrah ediyor takiyeci zihniyetten.

Araştırmacı-yazar Kâzım Sağlam’ın kaleme aldığı yazı oldukça düşündürücü. Kendi sitesinde yazdığı haftalık yazıları takip edenler de görecektir ki Sayın Sağlam, çok önemli tahlil ve tespitler yapıyor.

Akademisyen-yazar Ahmet Zeki İzgöer’in Halep ile ilgili arşiv belgesi bizi tarihe götürüyor. Sayın İzgöer’in yazısı bize bugünü tarihten kopuk anlayamayacağımız gerçeğini bir kez daha düşündürüyor.

İslâm coğrafyasını gezen, dünyanın çeşitli bölgelerine sayısız yolculuklar yapan, dolayısıyla oraları yakinen bilen eğitimci-yazar Vahdettin Kayğan’ın Halep’in tarihine dair kısa değinileri, yazının sonlarına doğru yaptığı tespit ve uyarıları gerçekten dikkate değer.

Yine M. Beşir Eryarsoy Hocamızın “Ey Mustazafların Rabbi!” diye yakardığı Suriye duası, kalpleri titretiyor, gözleri yaşartıyor.

İsmail Ekrem, İdris Gökalp, İbrahim Özer, Taşkın Önel, Sevdenur Öztürk ve aramıza yazılarıyla ilk kez katılan Musa Turhan imzalı yazılar da kalbe dokunan satırlarla örülü.

Ahmet Ali Yüksel’in Medeniyet Vakfı Başkan Yardımcısı Kâzım Sağlam’ın üniversiteli gençlere yaptığı semineri “Değer Katmadan Ümmetçi Olunmaz.” başlığıyla özetlediği yazısı da az ve öz bir yazı. Yazı, çok güzel tespitler içeriyor. İnsan Haklarını Koruma Örgütü üyesi ve Ummul Kura Üniversitesi Öğretim Görevlisi Arakanlı Tahir Muhammed Sirac el-Erkani ile yapılan Arakan konulu röportaj da çok nefis. Röportajı gerçekleştiren Ekrem Doğan’ı ve mütercim Serdal Yüksel’i tebrik ediyoruz.

İlim, kültür ve düşünce adamı Ömer Küçükağa Hocamızla uzun süredir yaptığımız nehir söyleşilere bu sayıda da devam ediyoruz. Ömer Küçükağa Hoca, yaşayan gerçek değerlerimizden. Kendilerini aramızda daha sık görmeyi umut ediyoruz.

“Sosyal Mobilite, Genetik Determinizm” yazısıyla Doç. Dr. Enes Eryarsoy Hoca’yı da aramızda görmekten çok mutlu olduğumuzu belirtmek isteriz. Okuyucuların istifade edeceği daha nice güzel yazılarla kendilerini aramızda görmeyi diliyoruz.

Araştırmacı-yazar Hayriye Bican, eğitimci-yazar Gülşen Demirkol Özer hanımefendilerin, yine eğitimci-yazarlar İsa Arı, Mahmut Kaçarlar, M. Murat Acar, Said Özdemir, Bekir Karaboncuk, M. Salih İzgöer beylerin yazıları da oldukça nitelikli ürünlerden. Fatih Yazıcı’nın yeni hikâyesi, cereyan eden sosyal-siyasi olaylarla birlikte okununca zihinlerde belki daha bol çağrışımlar yapacaktır. Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle…

medeniyet bulteni 38.sayi

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız