I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

“Biz ahir zaman çocuklarıyız kâri. Gündüz çok eskilerde kaldı da biz gece geçiyoruz bu dünya diyarından. Bilmeyiz gülün gerçekte nasıl koktuğunu, yapma çiçekler taşırız ellerimizde. Aşkı kitaplardan okuruz, suyu şişelerden içer, hayatı hep kestirme yaşarız. Ölen doğandan çok olsa da biz doğanları biliriz mesela, şiir yazmayız, ilhamımız kesiktir, gecelerimiz uykulara esirdir.

Kıymetli Medeniyet Okuyucuları
Tarihe Tanıklığım isimli kitabında Aliya İzzetbegoviç Yugoslav istihbarat başkanı ile aralarında geçen konuşmada Yugoslav istihbaratçının kendisine şu sözleri söylediğini ifade eder: “Bay Begoviç! Biz silah ve silah depoilarından değil, örgütlü ve bilinçli yirmi kişinin bir araya gelmesinden korkuyoruz.”

Giriş
Hayrın ve şerrin her türlüsüyle “imtihan edilmek” istisnasız bütün beşeriyet için söz konusudur. Bu imtihanların konusu belli ve sınırlı bir alana münhasır değildir. Geçmişi ve geleceği ile insanlık hayatının tüm zamanlarını, ferdi ve toplumuyla bütün nicelikleriyle beşerî toplulukların tümünü, iyi ve kötü olanıyla insanlığın keyfiyetlerini kapsayacak kadar geniş ve geneldir:

1990'lı yılların başında İlim Kültür ve Sanat Vakfının Eyüp'teki merkezinde merhum M. Es‘ad Coşan Hocamızın “Tasavvuf Sohbetleri”ne devam ederdik. O sohbetler dışında da çeşitli vesilelerle misafirler ağırlanırdı eski tekke binasında. Bir program öncesinde beklerken ev sahiplerinden sayılabilecek bir kişi konuklara “Tanışalım mı?” dedi. Sonra herkes kendisini kısaca tanıtmaya başladı.

Medeniyet İslami İlimler Akademisi devam ediyor. Dr. Ahmet Emin Dağ Hocamızın sunumuyla gerçekleşecek "Ortadoğu'da Temel Çatışma Dinamikleri" seminerini 18 Aralık Pazar günü saat 21.00'da Medeniyet Vakfı Youtube kanalından canlı yayınla izleyebilirsiniz.

Medeniyet İslami İlimler Akademisi devam ediyor. 31 Aralık Cumartesi günü saat 20.30'da M. Rüştü İzgöer Hocamızın sunumuyla gerçekleşecek "İslâmî Mücadelede Ahlâkın Yeri ve Önemi" seminerine Medeniyet Vakfı Genel Merkezinde katılım sağlayabilir yada Youtube kanalından canlı yayını takip edebilirsiniz.

Müslümanca Düşünmek ve Müslümanca Yaşamak
“Müslüman, kendini Müslüman bilmek veya saymakla Müslüman olamaz. Müslümanlığı bir varoluş hâline getirmek borcundadır.” diyor Sezai Karakoç Diriliş Neslinin Amentüsü'nde. Ve ekliyor merhum: “Oluştan varoluşa geçmek, bu geçişi sürekli olarak geliştirmek ve verimlendirmek, bu varoluşun şuur ve sorumluluğuyla dolup taşmak kaygısını taşımalıdır o.”

Tarihe veya arkeoloji müzelerine biraz olsun ilgisi olan herkesin bildiği bir konudur; Eski Yunanlılar veya esas isimleriyle Grekler inandıkları tanrılarını insan şeklinde düşünüyorlardı. Bu nedenle onları insan şeklinde heykelleştirmişlerdi. Ama sadece biçim olarak değil, aynı zamanda inandıkları özellikleriyle de tanrılarını insanlar gibi düşünmüşlerdi.

Cemaat temelli din anlayışından bireysel din anlayışına geçmiş bir dönemi yaşamaktayız. Bu anlayış tek tek kişileri, aileyi ve genel anlamda toplumsal yapıyı da etkilemiştir. Ayrıca; içine sürüklendiğimiz küreselleşme, hem değerler hiyerarşisini alt üst etmiş, hem de insanın olay ve olguları algı biçimini değiştirmiştir. Müslüman insanın kimlik krizine ve kimlik çatışmasına yol açmıştır.