• YENİ MODERNLİĞE KARŞI YENİ NESİL İSLAMLAŞMAYI SAĞLAYACAK

      Kendi çağını anlayan, onunla aynı dili konuşan, çağın imkânlarından istifade ederek İslam’ı çağın insanının anladığı şekilde sunabilen bir gençlik. Hem bu çağla iletişim kuracak, onu anlayacak hem de onun azgınlıklarıyla hesaplaşacak bir gençlik. İşte...

DUYURULAR

ÜÇ AYLARI NASIL İHYA ETMELİYİZ?

uc aylari nasil degerlendirmeli

“Üç Aylar” Receb ayı ile başlayıp, Ramazan ayı ile biten feyizli ve bereketli bir maneviyat mevsimidir. Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında Hz. Peygamber (sav)’in bu aylar hakkında verdiği haberler gösterilir.

Enes b. Mâlik (r.a)’den şöyle rivayet edilmiştir: “Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber (sav) şöyle derdi: Allahım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259. Ebû Nu’aym, “Hilyetu’l-Evliyâ”da ve ed-Deylemî, “Müsnedu’l-Firdevs”te rivayet etmişlerdir. Ancak isnadında zayıflık vardır.)

Bu aylarda tutulan orucun fazileti hususunda da birçok hadis-i şerif varit olmuştur: Abbâd b. Hanîf anlatıyor: Saîd b. Cübeyr (rh.a)'e Recep ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbn-i Abbâs (r.a)'ı dinledim, şöyle demişti: ‘Rasûlullah (s.a.v), Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz, ‘(gâliba) hiç yemeyecek (ayın her gününde tutacak)’ derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, ‘(gâliba) hiç oruç tutmayacak!’ derdik." (Buhârî, Savm 53)

Hz. Üsâme (r.a) anlatıyor: “Ey Allah'ın Rasûlü! Şaban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum (sebebi nedir?)” diye sordum. Şu cevabı verdi: “Bu, Receb'le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Hâlbuki o, amellerin Rabbü’l-âlemîn'e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum hâlde amelimin yükseltilmesini istiyorum.” (Nesâî, Savm 70)

Hz. Peygamber (s.a.s) Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s)'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der: "Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarih, VI, 295).

Ramazan ayının fazileti ise çok daha yücedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: "Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır" (Müslim, Kitâbu's-Sıyam, 1).

Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir.

Üç aylarla birlikte bir eğitim hayatına girmiş oluyoruz. Hadisi şerifler özellikle Şaban ve Ramazan ayının ehemmiyetini anlatıyor. Öyleyse biz de ciddi olalım, işi ciddiye alalım ve sıkı takip edelim.

Allah’u Teala’nın af ve mağfiretine ulaşabilmek için ilk önce niyet edelim.

“Ben ne yapabilirim?” diye kendimize bir program çıkaralım. Başkasının bizim hakkımızda program çıkarmasının pek bir kıymeti yoktur. Herkes, “kendim olarak ve ailemle beraber, bu üç ay içerisinde ne yapabilirim?” diye düşünmeli. Teklif olarak bazı şeyler söyleyeceğiz:

En başta Kur’an-ı Kerim okumasını bilmeyenlerimiz her gün 10 dakikasını ayırarak Kuran-ı Kerim’i kendi kendilerine öğrenmeye gayret etmelidirler. Bu üç ay hiç Kur’an bilmeyen bir kimse için yeterli bir zamandır.

Kaza namazlarımız varsa kaza namazlarımızı kılalım, kaza namazımız yoksa nafile namazları kılalım.

Bol bol infakta bulunalım.

Tevbe ve istiğfar edecelim. “Ben nasıl daha güzel Müslüman olabilirim, dinimi daha güzel nasıl yaşayabilirim?” diye düşünelim.
Hatalarım, kusurlarım neler, keşke şunlar olmasaydı, şunu yapsaydım, şöyle bir huyum olmasaydı dediğimiz şeyler neler ise onları törpüleyelim, güzel taraflarımızı geliştirelim.

Allah’ın da hoşuna gitmediğini bildiğimiz bir takım huylarımız varsa onları düzeltmeye çalışalım. Arada bir gözümüzün kaydığı, arada bir yalan söylediğimiz oluyorsa artık olmamalı. Bunları mümkün olduğu kadar ortadan kaldırmaya çalışalım.

Aile reisi olarak çocuklarımıza daha fazla ilgi göstermemiz şart. Hiç olmazsa bu üç ay içerisinde haftada bir gün ailemizle beraber bir program yapalım. “Perşembe günleri benim aile içi programım var, misafir kabul etmem, bir yere misafirliğe de gitmem.” şeklinde bu programımızı düzenli hale getirmeye çalışalım. Çok acil durumlar tabi ki ayrıdır.

Geçmiş yılların muhasebesini yapalım. Geçmiş yılların hesabını Allah-u Teala’ya kolaylıkla verebilir miyim düşüncesiyle düzeltmemiz gereken halleri düzeltelim.

Bol bol dua edelim. Namaz kıldığımız zaman Rabbenağfirli duasını okuyarak “Ya Rabbi o hesap gününde beni, annemi, babamı ve bütün mümin kardeşlerimi bağışla” demiş oluyoruz. Dünyada bir milyar Müslümana dua ediyoruz, aynı şekilde bir milyar Müslüman da bizler için dua ediyor. Bu muhteşem durumu düşünelim.

Duamızda kendimiz, ailemiz ve bütün Müslümanlar için Allah-u Teala’dan yardım dileyelim. “Ya Rabbi İslam’ı hak ettiği makama benim ellerimle eriştirmeyi nasip eyle. Ya Rabbi İslam’ı hak ettiği makama bizim ellerimizle getirebilmeyi nasip eyle.” şeklinde dua edelim.

Üç aylık bu eğitim mevsimini güzel bir şekilde tamamlamaya geyret edelim.

Rüştü İzgöer

tefsir dersleri

Yazanlarımız



muvafakat besir

ömer hoca ile röportajlar