I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

El-hamdu lillahi rabbi’il-âlemîn, ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-murselîn, ve lâ udvâne illâ ale’z-zâlimîn….
Ya Rabbelâlemîn;
Kitab-ı Kerim’inde; “Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim”; “Kullarım sana beni sorduklarında, gerçek şu ki ben çok yakınım; dua edenin duasını kabul ederim.” buyurdun;
Emrine uyarak, va’dine inanarak; dualarımızı ancak senin kabul edeceğine iman ederek sana ellerimizi açıyoruz;
Rahmetinle, lütuf ve kereminle ellerimizi boş çevirme ya Rabbelâlemîn;
Yüce Rasûlün “mazlumların dualarının senin Arş’ına bir kıvılcım hızıyla eriştiğini” buyurdu.
Mazlumlar olarak, her türlü zulme maruz kalan bütün kardeşlerimiz adına sana yalvarıyoruz:
Ey dertlilerin dermanı, çaresizlerin çaresi, mustaz’afların kudreti ve rahmeti sonsuz Rabbimiz;
Ey göklerin ve yerin ordularının sahibi;
Sahibi bulunduğun ordularını yeryüzünde senin dinini yüceltmek, ümmetin üzerindeki zulümleri dağıtmak için mücadele eden, mustaz’af ve mazlum kullarının yardımına lutfedip acilen gönder ya Rabbelâlemîn!
Firavunları, Nemrutları, Karunları, Hâmânları, Ebu Cehilleri, Ebu Lehebleri, Âd, Semud ve Lut kavimlerini ve daha nicelerini mutlak kudretinle, izzet ve intikamınla sen helâk ettin.
Asrımızda da Nâsır’ından Sedat’ına, Ali Zeynalabidin’inden Kaddafi’ye Hüsnü Mübarek’e varıncaya kadar nice tağutları ve zalimleri bir bir helâk ettin.
Müminleri bu lütuf ve inayetinle sevindirdin.
Binlerce hamd ve senalar olsun; zalimleri helak ettiğin, mümin ve mustaz’af kullarının yüreklerini bir parça soğuttuğun için…
Ey âlemlerin Rabbi, ey mustaz’afların yardımcısı!
Zaafımız ve çaresizliğimiz de senin malumun;
Ümmetin üzerine bir kâbus gibi çökmüş tağutların anlatılması güç, bütün teferruatıyla ancak senin malumun olan her türlü zulmü reva gören azgın tağutlardan sana şekvâ etmekteyiz.
Mazlumuz… Adaletinle, ihsanınla yanımızda ol; yardımınla bizi destekle.
Rabbim; zalimler, kan içiciler zulümlerine doymak bilmiyorlar… Ama sen bunların hepsini biliyorsun; Hepsini gücün ve kudretinle kuşatan sensin.
Bugün dünyanın her türlü şer mihrakı, bu ümmetin sonunu getirmek için elbirliği ile her türlü yolu denemektedir. Filistin’den, Afganistan’a, Suriye’ye, Mali’ye, Arakan’a, Keşmir’e, Hindistan’a varıncaya kadar, bu mazlum ümmetin hangi zulümlere maruz kaldığını en iyi bilen sensin;
Senden başka sığınağımız yok…
Rabbimiz;
Çaresizlerin çaresi, mustaz’afların ve âlemlerin her şeye kadir Rabbi;
Ey her şeyin mutlak sahibi, her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Rabbimiz;
Özellikle yarım asra varan bir zamandan beri Suriye’deki kardeşlerimizin babadan oğula geçen kesintisiz bir zulme, anlatılmaz vahşet ve gaddarlıklara maruz kaldıklarını dünyada bilmeyen yok. Bilhassa iki yılı aşkın bir zamandır; zalim Esed’in ve kan içici gaddar rejiminin
hiçbir sınır tanımayan, her türlü tavsifin üstünde zülüm üstüne zulüm, vahşet üstüne vahşet işlediklerini duymayan kalmadı.
Dünya sessiz; Müslümanlarsa ya hamiyetsiz, ya da çaresiz.
Ya Rabbi;
Öncelikle oradaki kardeşlerimizin üzerindeki zulmün bir an önce sona ermesi için, kudretinle ve hikmetinle lazım gelen esbabı halk eyle; onlara yardımını esirgeme;
Orada zulme uğratıldıkları için,
Namus, şeref ve haysiyetleri ayaklar altına alındığı için,
Her türlü zulüm ve gaddarlıklara maruz kaldıkları için
Haklı ve şerefli bir kıyam ve şanlı bir direniş ile mücadele eden kardeşlerimizin üzerine sabır yağdır;
Nusretini yağdır;
Ayaklarına sebat ver;
Vahdet ve birliklerini en ileri derece senin razı olacağın istikamette gerçekleştir;
Hıfzınla, sıyanetinle yanlarında ol;
Yardım ve nusretinle, görünmez ordularınla onları destekle ya Rabbi…
Rabbim; orada eli kolu bağlı, çaresiz, mustaz’af kadınlar, yaşlılar çocuklar var…
Çaresizlere sen çare ol; mustaz’afları sen güçlendir; rahmet ve inayetinle hepimizin yüzünü güldür.
Daha düne kadar yerlerinde, yurtlarında iken şimdi çaresiz kalmış pek çok kardeşimiz; bacımız, evladımız, babamız, annemiz var…
Bunları barındır; acılarını dindir; intikamlarını acilen al ve onları sevindir ya Rabbi…
Ya Rabbi;
Gizli açık; bildiğimiz bilmediğimiz, bütün zalimleri, tağutları, diktatörleri, kan içicileri, ümmete ait servet ve zenginlikleri kendi malları imiş gibi istedikleri şekilde kullananları; kısacası karada ve denizde, yerde ve gökte fesat çıkartıp ekini ve nesli yok edenleri sen acilen helak eyle; hâk ile yeksan eyle; her türlü şer ve fesadı ve onları körükleyenleri, destekleyenleri mahv u perişan eyle!...
Ya Rabbi;
Gerek Suriye’deki tağuta, gerek ümmetin başındaki diğer tağutlara içten ve dıştan, gizli ve açık şu ya da bu şekilde yardım edenlerin olduğunu da biliyorsun.
Zulme rızanın zulüm, küfre rızanın küfür olduğunu senin dininden öğrendik.
Rabbim;
Müslümanlara zalimlerin safında bir an dahi yer aldırma;
Gafilleri uyandır; ıslah olmak isteyenleri ıslah buyur;
Ama zulmü ve zalimleri desteklemeyi, onların yanında yer almayı ısrarla ve şuurlu olarak sürdürenlere de sen müstehaklarını ver, onlardan mazlumların intikamını sen al…
Rabbimiz; Halıkımız, Razzakımız;
Aziz ve Zu’ntikam olan, kudreti sonsuz mutlak egemenimiz;
Ümmetin İslâm vatanının diğer coğrafyalardaki evlatlarına da başlarındaki zulmü bir önce def edip yerine senin adil nizamını kurmalarını nasib ve müyesser eyle…
Mali’den, Filistin’e, Arakan’dan Çeçenistan’a, Afganistan’dan Keşmir’e, Filipinler’den Doğu Türkistan’a kadar ve dünyanın her yerindeki ümmet kesitleri üzerindeki her türlü zulmü bir önce sona erdirmeyi ümmete nasib eyle!
Bu zalim düzenler ve gaddarlıklar yerine senin yüce dininin adil hükümlerini hayata geçirmeyi lutfeyle!
Ya Rabbi;
Tekrar tekrar niyaz ediyoruz ki;
Bilhassa Suriye’deki kardeşlerimizin üzerindeki zulmü lütuf ve inayetinle bir an önce kaldır, ya Rabbi…
O kardeşlerimizin cihadlarını mübarek kıl; bu mübarek cihadlarını en kısa zamanda “müminlerin senin yardımınla sevinecekleri günleri göstererek” taçlandır ya Rabbi…
Rabbimiz; orada cihad eden kardeşlerimize feraset, atışlarına isabet, ayaklarına sebat ver;
Saflarına vahdet, yürüyüşlerine istikamet, ordularına Nusret ver…
Yaşayanlarını gazi ecrinden; ölenlerini şehit mertebesinden mahrum eyleme ya Rabbi…
Ya Rabbi;
Ey bulutları yürüten, küfrün, zulmün ordularını darmadağın ve per perişan eden Allah’ım;
Düşmanlarını zelil et… Düşman ordularını mağlup et…
Atışları isabetsiz, pazuları güçsüz, askerleri tahammülsüz olsun…
Allah’ım; zalimleri zalimlerle uğraştır;
Biz mazlumları, Muhammed ümmetini onların şerlerinden selamete ulaştır;
Allah’ım;
Biz onları sana havale ediyoruz; sen onların hakkından gel; onlara müstehaklarını ver…
Onları helak et; topluluklarını darmadağın et; sebat ve kararları olmasın; kalplerine müminlerin korkusunu sal ve onlara karşı bize “apaçık fetihler” ; “güçlü yardımlar ve destekler” ihsan et…
Rabbimiz;
Affet bizi, acı bize ve kâfirlere karşı bize hep yardımcı ol, zaferden zafere sen koştur.
Bize dünyada da bir güzellik ver; ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru.
Ve âhiru da’vânâ enilhamdu lillahi rabbilâlemîn…
Mehmet Beşir ERYARSOY