• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

İDAM KARARLARI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI

Mısır’da darbe karşıtlarına verilen idam cezaları ve Mısır’daki son durumu idam cezası alanların yakınları, Mısırlı avukatlar, Mısır’daki insan hakları gözlemcileri, Mazlumder, Medeniyet Vakfı, Araştırma ve Kültür Vakfı, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Hikmet Vakfı ve Anadolu Platformu ile birlikte gerçekleştirilen basın toplantısında değerlendirildi.

 

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar, Mısır’da gerçekleştirilen darbe ve sonraki sürecin ümmeti harekete geçirdiğini söyleyerek, “Rabia, yeryüzüne yayılan bir meydan oldu. Batı Mısır’da üç maymunu oynamaktadır. Biz bugün sizlerin önüne hakikati getiriyoruz. Son idam kararları ile beraber Mısır’da gerçekleştirilen hukuki sürecin net bir şekilde adaleti ayaklar altına alan hukuki katliamlar olduğunu ilan ediyoruz” dedi.

Daha sonra hazırlanan ortak basın açıklaması metni okundu. Açıklamada “Darbecilerin talimatlarıyla çalışan mahkemeler, idam makinesine dönmüş durumdadır. Uluslararası toplumun, İslam ülkelerinin, BM ve AB gibi uluslararası kuruluşların ciddi bir tepki vermemesi darbecileri daha da azgınlaştırmaktadır. Mısır yargısı, Mısır’daki askeri rejim tarafından kullanılan ve tüm siyasi muhalifleri yok etmeye çalışan bir mekanizmaya dönüştürülmüştür.” denildi.

Medeniyet Vakfı adına söz alan Mehmet Şerif Niziplioğlu, Mısır’da verilen idam kararlarını telin ederek başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Ey Mısır’daki yargıçlar, hakimler; Bu dava öyle bir dava ki, öyle bir güneş ki, bu güneşi ne Firavun ne Nemrut söndürebildi, sizin gücünüz de yetmeyecek. Mısır’daki kardeşlerimizin özgürlük mücadelesi zaferle sonuçlanacaktır. Allah bizimle beraberdir. Ümmetin tekrar yüzünün güleceği günler gelecektir.”


Mısır’da idam cezası alan isimlerden biri olan Şaban Ömer ise çok kısa bir celsede 1212 kişiye çok ağır cezalar verildiğini, bu cezaların beklendiğini, çünkü şuan Mısır’da hukuku savunan bir hükümet sisteminin olmadığını söyledi. Şaban Ömer sözlerine şöyle devam etti: “Bu cezalardaki maksat herkesi susturmak, insanları evlerine döndürmek ve böylece ortada istedikleri gibi at koşturacakları bir ortam oluşturmaktır. Ancak Allah’a hamdolsun ki hala sokaklar hareketli ve biz bu askeri darbeyi tersine döndüreceğiz. Benim ve 300 arkadaşım hakkında idam kararı verilmesinin sebebi ise şudur: Bir sabah Mısır tarihinde görülmemiş bir katliamla uyandık. Ve doğal olarak insanlar sokaklara döküldü. Biz de sokağa çıktık ve yürüyüş yaptık ve polis merkezine vardık. Eğer polis önümüzü açsaydı bir problem olmayacaktı ve devam edecektik ama biz karşımızda dikenli demir telleri bulduk ve bir anda kendimizi silahların kurşunların ve el bombalarının altında bulduk. İlk anda içimizden 5 kişi şehit oldu. Polis mühimmatı bitene kadar kullandı. Polislerin ortalığı terk etmesinden sonra karşımızda baltacıları bulduk. Bir anda polis merkezinde bulunan bütün eşyaları çaldılar ve polis merkezini yaktılar. Biz daha sonra yaralılarımız için hastaneye gittik, orada bir polis memuru gördük, son nefesini veriyordu ve bize şunu dedi; ‘Ben bize verilen emre uymadığım için polisler tarafından vuruldum’. Bize polis merkezini yakmak ve hastanede gördüğümüz polisi öldürmek suçları yıkıldı. Bu olay Minya mahkemesine intikal ettiğinde hakimlerin çoğu davaya bakmadılar, davadan çekildiler. Darbe hükümeti bu olayı şahsileştirdi ve açıkça hakimlere şöyle bir çağrıda bulundu: ‘İhvan-ı Müslimin’i mahkum etmek için içinizde bir kişi bile yok mu?’ Sonunda bir hakim buldular ve ben ve bir takım arkadaşlarımız idam hükmü aldı. Bizim bu hüküm karşısındaki tutumumuz şudur ki; ‘De ki, bize Allah’ın yazdığından başkası isabet etmez.’ Her şey Allah’ın iradesinde gidiyor”.


Eski Mısır Parlamento Üyesi Avukat Nezir Muhammed ise konuşmasına zalimlerin karşısında dik duran Mısır halkını selamlayarak başladı. Mısır’da adalet ve kanunların rafa kaldırıldığını ve mahkemelerin haklı bir yargılama yapmasının söz konusu olmadığını belirten Muhammed “Şuan verilen kararlar doğrultusunda Mısır’da hukuk sistemini size izah etmeye çalışacağım; 14 Ağustos 2013’te yargılamalar başladı, halbuki buradaki suçlamalarda 20 Ağustos’tan sonraki olaylar üzerinden suçlamalar yapılıyor. Burada tamamen karmakarışık bir durum söz konusu, mahkemeye başvuru yapanlar polisler, suçlamalarla ilgili ise detaylar yok, sadece bir polisin mahkemeye başvurmasıyla başlayan yargılamalar söz konusu. Mesela polis merkezinde bir takım silahlara el konulduğu söyleniyor ama başka hiçbir şey, delil vs. yok. Darbe devleti bunları dünyanın gözünden saklasa da Allah bütün bunları görüyor ve inşallah bu zulümler bu zalim yönetimlerin sonunu getirecektir” dedi.

Son olarak konuşan Av. Ahmad Mofrah son tutuklamalarla cezaevlerinde 10.000’e yakın kişinin olduğunu, para cezası verilenlere ise çok yüksek para cezaları verildiğini belirtti. Mofrah, “Eğer çok kısa bir zamanda 1212 kişiye idam verilebiliyorsa biz bir hukuk çöplüğünün içindeyiz. Bu yapılanlar uluslararası kanunlara da aykırı. Bu yaptıklarıyla Mısır hukuku darbe almıştır” dedi.

MAZLUMDER

 

 

 

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız