• DEİZM'İN ARAMIZDA NE İŞİ VAR DEMEYELİM

      Bilindiği üzere Şeytanın işi itikadî ve amelî her türlü dalâlet ve yanlışlığı beşeriyet alemi arasına pompalamaktır. Pompaladığı itikadî, amelî, ahlâkî kategorilerdeki her türlü dalâleti kendisine verilmiş bütün imkânlarla Âdem oğluna güzel ve...

DUYURULAR

MEDENİYET BÜLTENİ'NİN 43. SAYISI ÇIKTI

medeniyet bulteni 43.sayi

Selâmların en güzeliyle…

Hamd, Âlemlerin Rabbine… Salât ü selâm Habib-i Kibriya'ya…

Rahmet aylarının eşsiz manevi iklimini idrak etmeye başladığımız şu günlerde yeni bir sayıyla daha huzurlarınızda olmak, bizler için büyük bir onur ve mutluluk kaynağı.

Bizleri üç aylara ve sizlere kavuşturan Rabbimize bir kez daha sonsuz hamd ü senalar ediyoruz.

Medeniyet Bülteni, sizlerden aldığı sinerji ile yayın hayatına büyük bir azim ve gayretle devam etmektedir. Şükürler olsun ki bültenimiz, imkânları ölçüsünde bugüne kadar hep Hakk’ın tarafını tuttu. Milletin, ümmetin, ülkenin ve bütün İslâm coğrafyasının sorunlarını sorun, dertlerini dert bildi. Hiçbirine duyarsız kalmadı. Kimine göz, kimine kulak, kimine dil oldu. Zalime zalim, mazluma mazlum dedi. İfrat ve tefritten ateşten kaçar gibi kaçtı. Sırat-ı Müstakim üzere yürüyüp iyiliği emreden, kötülükten nehyeden “vasat ümmet”in mütevazı bir ferdi olmaya çalıştı. Ehl-i Sünnet anlayışıyla hareket ederek ilkelerine sadık kaldı. Nedir bu ilkeler? Tevhit, vahdet, uhuvvet, ümmet, sadakat… En genel anlamıyla naslar! Çizgimiz belli: Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye.

Rabbimize hamdolsun; sizlerle yola çıktığımız ilk sayılardan bu yana sayfalarımızda pek çok yazarın yazısına yer verdik, pek çok yazar dostumuzla bu vesileyle tanıştık, pek çok kalemin yetişmesine hizmet ettik. Allah'ın izniyle yarınlarından şüphe duymadığımız, kendilerinden büyük destekler gördüğümüz çok sayıda yazarın, ilk yazılarını yayımlama ayrıcalığına sahip olduk. Kimler yok ki bunlar arasında? M. Beşir Eryarsoy, Ömer Küçükağa, Kâzım Sağlam, M. Rüşdü İzgöer, Ahmet Zeki İzgöer, Bekir Sağlam, İsa Arı, Ramazan Tuğ, Süleyman Karakuş, İdris Gökalp, Ahmet Güney, Onun yerine şu isimler yazalım: İbrahim Özer, Özlem Doğan, Işık Yanar, Bülent Ertükel, M. Şerif Niziplioğlu, Bekir Atalay, İbrahim Hakkı Toprak, Ahmet Ali Yüksel, Muhammed Salih İzgöer, Muhammed Mert, Zuhal Güney, Erhan Tulay, Şükür Muhacir, Ali Dağdeviren, Muhammed Dalyan… Ve daha ismini zikredemediğimiz nice kıymetli yazarlar… Bunların bazıları zaten öteden beri yazan kalem erbabı dostlarımızdı, bazıları ise az veya çok yazıp kalemle ünsiyetlerini artıran kişiler…

***

Bu sayıda dosya konumuz “Vefatının 100. Yıldönümünde Sultan Abdülhamid Han'ı Rahmetle Anıyoruz”. Osmanlı'nın en zor dönemlerine otuz üç yıl boyunca şahitlik etmiş ve çağa damgasını vurmuş bir halifeyi sınırlı sayıda yazılarla kâmil manada anlatabilmek gücümüzün çok fevkinde. Bizimki denizdeki damla misali. Az ve öz. Maksadımız Sultan'ı hayırla anmak, anlamak ve anlatmak. Ve tabii ki vefa. Şunu da ifade etmek gerekir ki Abdülhamid, Hak ehliydi ve büyük bir şahsiyetti. Onun şahsında dönemi yargılamak ve Müslümanları ceffelkalem mahkûm etmek nasıl yanlış ise dönemin İslâmcılarının şahsında Sultan'ı yargılayıp mahkûm etmek de o derece yanlıştır. İtidali elden bırakmamak gerekir. Vefatının 100. yılı vesilesiyle merhumu bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Sultan, küffara karşı yıkılmaz bir kaleydi. Kale yıkıldı, ümmet de yıkıldı. Osmanlı parçalandı, Filistin, Suriye, Irak… elimizden çıktı, İstanbul başta olmak üzere güzelim İslâm diyarları bir bir işgale uğradı, İslâmî değerlerimiz ve kadim medeniyetimiz lağvedildi, velhasıl Abdülhamidsiz geçen yüzyılda bu coğrafyalar çok kanlar döktü, büyük acılar yaşadı. Yaşamaya da hâlâ devam ediyor.

Kâzım Sağlam, Ahmet Zeki İzgöer, Ramazan Tuğ, Mehmet Üzmez, Muhammed Salih İzgöer, Murat Acar yazılarıyla dosyamıza zenginlik katan yazarlarımız. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Her zaman ilmî ve derinlikli yazılar kaleme alan M. Beşir Eryarsoy'a, Peygamber âşığı Bekir Sağlam'a, fikrî yönüyle hep ayrı bir yerde duran Ömer Küçükağa'ya, İHH İnsani Yardım Vakfına, çizgileriyle bültenimize renk katan Ebu Meryem'e, Kilis'in ve Türkiye'nin özel çok önemli entelektüel yazarlarından Mehmet Cemal Çiftçigüzeli'ne, Sayın Çiftçigüzeli ile birlikte Üstad Sezai Karakoç'la yakın dostluğu bulunan Mahmut Kaçarlar'a, şair ve müzisyen Ayhan Yavuz Açıkgöz'e, eğitimci-yazar H. Taşkın Önel'e, çok güzel yazılar yazan Hayriye Bican'a, kendilerini daha çok aile, çocuk ve eğitim yazılarıyla tanıdığımız Zuhal Güney ve Muhammed Mert'e, ileride çok önemli başarılara imza atacağına inandığımız Ahmet Ali Yüksel'e, aramıza yeni katılan İzzet Orak'a, eğitimci-yazar Said Özdemir'e, yaşça küçük ama okuma, düşünme ve yorumlama biçimiyle hep başça büyük olduğunu/olacağını hissettiren Muhammed Esat Öztop'a kıymetli katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz.

Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle…

Medeniyet Bülteni'nin 43. sayısını indirmek için aşağıdaki resme tıklayınız

medeniyet bulteni 43.sayi 3

 

tefsir dersleri

Yazanlarımız



muvafakat besir

ömer hoca ile röportajlar

tefsir 2017 2018 1