• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

KUR'AN-I KERİM'İ ANLAMAK

Medeniyet Vakfı başkanı değerli ilim adamı M. Beşir Eryarsoy ile Ramazan ayı dolayısıyla kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i anlamak üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajı ilginize sunuyoruz.

Kur'an-ı Kerim'i nasıl tanımlayabiliriz?

Kur’an; vahiy yoluyla Peygamberimiz Hz. Muhammed (as)’e indirilmiş, ondan bize tevatür yoluyla nakledilmiş, tilavet edilmesi ile ibadet olunan ve Arapça indirilmiş son ilahi kitaptır. Bunlar bir sözün Kur’an olması için vazgeçilmez asgari esaslardır. Dolayısıyla ne tefsir ne meal ve ne de herhangi bir açıklama ve ya tercüme Kur’an olamaz. Bunlar olsa olsa Kur’an’ın bir dereceye kadar anlaşılmasında yardımcı olacak unsurlardır. Çünkü bütün bu açıklamalar, mealler, tefsirler Arapça olsa dahi vahiy değildir, beşer yapısıdır. Ve bu halleriyle de Rasulullah’a indirilmiş değildir ve mütevatir değildir. Bunların kıraat edilmesi ile belki bilgi sahibi olunabilir ancak taabbüt mevzu bahis değildir. Yani namazda ibadet kastıyla ve ya namazında dışında benzeri bir ibadet kastıyla okunması söz konusu değildir. İbadet derken sevap kazandırıcı amelden bahsetmiyoruz. İbadet derken şekli/formatı/muhtevası şeriatın ölçüleri ile tespit edilmiş amellerden bahsediyoruz. Dolayısıyla meal okuyarak ya da tefsir okuyarak ibadet olunmaz derken bazıları bundan sevap elde etmeyiz manasını çıkarmamalıdırlar. Elbette Kur’an’ı anlama çabası ile bu işlerde bir şekilde onlarında sevabı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü bunlar bizleri doğru yapılması ve doğru anlaşılması şartı ile Kur’an-ı Kerim’in muhtevasından bize haberdar etmektedir. Kur’an’ın en önemli maksatlarından biri anlaşılmaktır. İkinci olarak doğru olarak anlaşıldığı gibi gereklerini yerine getirmektir.

Kur’an’ı Anlamak Neden Önemlidir?

Anlaşılmayan Kur’an ne işe yarar? Kur’an hayattaki icraatını, muhatapları olan insanlar tarafından anlaşılmak ile ortaya çıkartır. Kur’an’ın hayattaki etkisi muhataplarının onu anlamasına bağlıdır, bu birinci şarttır. İkinci şart; gerekli kulluk sorumluluğu ve şuuru içerisinde muhatapların Kur’an’ın gereklerini yerine getirmesidir. Kur’an anlaşıldığı zaman dünyada ne olur, neler değişir? Bu gibi soruların cevabını bulmak için Peygamber (as)’ın dünyanın tamamının cahiliyeyi yaşadığı bir dönemde Mekke’de, Arap yarımadasında ne gibi değişiklikler yaptığına hayatında, fiiliyatında, ashab-ı kiramla birlikte hayatı nasıl değiştirdiklerine, Rasulullah (as) Efendimizin vefatından sonra da İslam’ın dünyaya yayılması neticesinde hayatı nasıl etkilediğine bakarak anlayabiliriz. Günümüzde samimi olarak Müslüman olan veya İslami hayatı olmayan bir insanın o eski hayatından tevbe edip hayatını inandığı değerlere göre şekillendirmesini kararlaştırması neticesinde hayatındaki değişiklikleri tespit edecek olursak, Kuran’ı anlamanın ne kadar önemli olduğu veya Kur’an’ı anlamanın hayata etkisinin ne anlama geldiğini bir parça dahi olsa anlayabiliriz, idrak edebiliriz.

Kur’an’ın Anlaşılması Zor Mudur? Kur’an’ı Nasıl Anlayabiliriz?

Rasulullah (as) bir hadis-i şerifinde diyor ki: “Allah’ım sen kolaylaştırdıktan sonra zor hiçbir şey yoktur, eğer sen zorlaştırırsan da hiçbir şey kolay olamaz.” Fatiha iki bölümdür ve bu iki husus vurgulanmaktadır. Birisi dil açısından söyleyecek olursak gayb zamiri yani üçüncü zamir ile zikredilir. Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur diye başlayan kısım. Ondan sonra birinci şahsa geçiliyor. İşte o birinci şahısta bizim ilk hitabımız; “Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” Kur’an’ın maksadı budur. Allah’a ibadet etmemizi doğru bir şekilde ortaya koymak ve gerçekleştirmektir. Bunun için de Allah’ın yardımını istemek durumundayız. Allah bize yardım ettiği takdirde Kur’an’ın anlaşılması hatta doğru anlaşılması zor değildir. El verir ki biz Allah’a güvenelim, kendi bilgimize, kendi kafamıza, kendi aklımıza, kendi aciz nakıs her bakımdan eksik türlü illetlere maruz nefsimize bel bağlamayalım. Bunlara bel bağladığımız vakit Cenab-ı Allah ifade yerindeyse, bana tevekkül edeni tevekkülünün gereği olarak üzerime düşeni yaparım fakat kendisine güveneni de ben de kendisiyle baş başa bırakırım, diyor.

Kur’an-ı Kerim’de Kamer suresinin 32. ayeti kerimesinde Rabbimiz “Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?” buyurmaktadır. Dolayısıyla Kur’an zor değildir ama bilindiği gibi her bir iş ne kadar kolay olsa bile o işin yapılabilmesi için birtakım sağlıklı yollara ve kullanılması gereken sağlıklı birtakım araçlara ihtiyaç vardır. Bu sağlıklı yollar ve sağlıklı araçlar kısaca söyleyecek olursak şunlardır. Birincisi; Rasullullah (as)’ın ve Ashab-ı Kiram’ın Kur’an’ı nasıl anlayıp yaşadıklarını genel ve ilmi ifadesiyle Sünnet-i Seniyye’yi ve Siret-i Nebeviyye’yi iyi bir şekilde bulundurup tatbik etmek. İkincisi; elbette ki Kur’an’ın dili olan Arapçayı sağlıklı ve doğru bir şeklide bilip öğrenmek ve bu alandaki kaynakları da doğru değerlendirmektir.

Kur’an dünyada ve ahirette ne vaad ediyor?

Meryem suresinin sonlarında şu ayetten bahsediliyor: “İman edip salih amel işleyenler için Rahman olan Allah bir sevgi var edecektir.” (Kehf, 96) Burada onları kimin seveceği belirtilmiyor. Sevme özelliği olan herkes onları sevecektir. Bu sevgi sadece dünyaya mahsus değildir. Sadece canlı cansız varlıklara ait değildir. Bu sevginin en önemli tarafı Allah ve Allah’ın sevdiği kimseler tarafından sevilmektir. Bu kişiler elbette ki kötüye, hataya, yanlışa, bid’ate, dalalete, hurafeye, küfre, isyana, kısaca cahiliyeye meyilli olan ve onun zebunu olan kimseler tarafından sevilmeyecektir. Zaten onların sevmemelerinin hiçbir kıymeti de yoktur, zararı da yoktur. Çünkü onların gerçekten sevmeye ve sevilmeye layık olan varlıklardan sahip oldukları sevgi, diğer muzırların ve şerlilerin şerleri karşısında ciddi bir kalkandır.

Röportaj için teşekkür ederiz.

Röportaj: Muhammed Salih İzgöer - Ahmet Ali Yüksel


tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız