I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Koalisyon güçlerinin İncirlik’i kullanmasına Türkiye’nin resmen izin vermesinin ardından, Suriye’deki yerel kaynaklarca İncirlik'ten kalktığı belirtilen uçaklar İdlib'e bağlı Atme ilçesini bombalayarak 16 sivilin hayatını kaybetmesine neden oldu.
Dışişleri Bakanlığı her ne kadar saldırıya ilişkin İncirlik’ten koalisyon uçaklarının katılmadığını belirtmiş olsa da üssün koalisyon uçaklarına açılması mazlum Suriye halkının mücadelesine ve Türkiye’ye olan güvenine zarar vermektedir.
İç ve dış güçlerin IŞİD’i desteklemekle itham ettiği Türkiye hükümeti, artan PKK eylemlerine karşı sınır ötesi harekat yapabilmek için İncirlik üssünü koalisyon güçlerine açmış, daha doğrusu buna zorlanmıştır.
Suruç saldırısının ardından Türkiye’nin IŞİD’e karşı sertleşen tutumu ile birlikte Türkiye ile ABD’nin işbirliği içerisinde olduğu düşünülse de gerçekte ise böyle bir işbirliği en azından ABD açısından söz konusu değildir. Eğer Türkiye’nin PKK’ya karşı yürüttüğü hava operasyonlarına ABD fiilen savaş uçaklarıyla katılmış olsaydı böyle bir işbirliğinden söz edilebilirdi. ABD böyle bir operasyon gerçekleştirmemekle birlikte “eğit-donatı” rafa kaldırarak yerine PKK’nın Suriye kolu PYD ile işbirliği yapmayı seçmiştir.
ABD, IŞİD'le mücadele bahanesiyle İncirlik'teki askeri gücünü arttırırken ABD’li yetkililer IŞİD'le mücadelenin uzun yıllar alacağını ifade etmiştir. Bu durumun ülkemizde yıllar sürecek bir yabancı asker varlığı anlamına geleceğini göz önünde tutmak gerekir. Yaşanan süreç 1991'deki “Çekiç Güç”ü hatırımıza getirmektedir. 1991'de Irak'ın kuzeyinde uygulanan Çekiç Güç operasyonun amacı Saddam’ın saldırılarına karşı güvenli bir bölge oluşturmaktı. Ancak süreç Kuzey Irak’ta PKK varlığının artmasıyla sonuçlandı. İncirlik'in koalisyonun saldırılarına açılmasıyla devreye gireceği öngörülen Çekiç Güç benzeri yabancı askeri gücün IŞİD kuvvetlerini güneye doğru püskürterek Suriye’nin kuzeyini PKK/PYD'ye bırakması söz konusu olabilir. Bununla birlikte İncirlik üssünün IŞİD'e karşı kullanılması ile birlikte IŞİD'in Türkiye'ye karşı saldırılarını artırması ve Kobani’de başlayan IŞİD-PYD/PKK çatışmasının Türkiye'ye taşınması muhtemeldir.
Koalisyon uçaklarının Esed’e karşı etkin olan muhalif grupları vurması ne Türkiye’nin ne de Suriye halkının menfaatinedir. Koalisyon güçlerinin Suriye halkının güvenini kazanmış muhalif gruplara ve sivillere yönettiği saldırılarla bölge halkı ve Türkiye’nin arasını açmak istediği bilinmektedir. Türkiye, Suriye halkı nezdindeki saygınlığını yitirmemesi için bu tür saldırılara ortak olmaktan uzak olmalıdır.
Emperyalist güçlerin bölgeye yönelik müdahalesi sorunları daha fazla arttırmakta ve meseleleri çözümsüz kılmaktadır. İslam ümmeti emperyalist dış güçlerin müdahalesi olmadan kendi meselelerini çözüme kavuşturmak durumundadır. Bunun için tüm Müslüman kardeşlerimizi ihtilafları bir kenara bırakarak ümmet şuuru içerisinde hareket etmeye davet ediyoruz.
