• TEFRİKAYA SEBEP OLMAK DÜŞMANA DESTEK OLMAKTIR

      Aramızdaki her ayrılık, her bölünme, gücümüzü zayıflatan her çekişme, düşmana verilen üstü örtülü bir destektir. Başta toplulukları peşinden sürükleyen veya sözü dinlenenler -parti, cemaat, tarikat ve kanaat önderleri- olmak üzere bilerek veya...

DUYURULAR

İMKANLARIMIZ İMTİHANIMIZDIR

imkanlarimiz imtihanimizdir

Es-selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Beraketuh

Değerli hocalarım, kıymetli kardeşlerim hepiniz hoşgeldiniz, sefa getirdiniz.

Yüce Rabbim yaptığımız bu programı hayırlara vesile kılsın, buradan istifade ederek ayrılabilmeyi bizlere nasip eylesin. 

 

Değerli kardeşlerim bu Marmara bölgesinin ikinci semineri oluyor. Geçen sene hemen hemen bu zamanlarda yine böyle bir seminer yapmıştık. Ben geçen seneki seminerlerimizden gerçekten istifade ettim. Buradan da hepimizin de istifade edeceğine inanıyorum. 

Kardeşlerim, malumunuz yüce Rabbimiz insanoğlunu halife olarak yarattı ve yeryüzüne gönderdi. İnsanın dünya hayatı halifelik vazifesi ile başlamış oldu. Allah’ın razı olduğu tevhid akidesine, adalete, şefkate, merhamete dayalı bir hayatı yaşamak üzere ve bu hayatı yaşayabilecek bir ortamı, çevreyi oluşturulmak üzere görevlendirildi. Zaman zaman insanoğlu bu görevini unuttu. Bazen ihmal etti, bazen hepten azgınlık etti. Allah çoluğumuzu-çocuğumuzu muhafaza eylesin. İnsanoğlunun bu bazen ihmal ettiği bazen unuttuğu bazen de azgınlaştığı zamanlarda yüce Rabbimiz hatırlatıcılar ve uyarıcılar olmak üzere peygamberler gönderdi. Peygamberler, insanları tekrar tevhide, adalete, şefkate, merhamete dayalı Allah’ın yoluna davet etti, bu yolu onlara tekrar hatırlattı. Kimi kabul etti halini düzeltti, Allah’ın razı olduğu bir hayata yöneldi. Kimisi de yine hevasının ve hevesinin peşine takıldı, nefsinin, şeytanın kulu oldu. Böylece iki ana grup belirlenmiş oldu. Allah’ın iradesine, iradesini teslim etmiş olanlar ve Allah’ın iradesine karşı çıkıp kendileri irade beyan edenler. Hepimizin bildiği üzere, hak ehli ve batıl ehli oluştu.

Yüce Rabbimiz batıl ehlinin hakikaten iyice azgınlaştığı cahiliyenin tam dip yaptığı dönemlerde elçilerini gönderiyordu. Bu şekliyle bu devam etti ve Efendimiz (as) son elçi olarak geldi ve insanlığa yeniden içine düştükleri cahiliyeden kurtulacakları yolu gösterdi. Tevhide, adalete, şefkate ve merhamete dayalı Rabbimizin yolunu gösterdi.

Efendimiz (as) de vefat etti, ondan sonra her birimizin bildiği üzere Peygamberlerin varisi olan alimlerimiz Peygamberlerin emanetini yüklendi. Ümmet de onların rehberliğinde hayatlarını devam ettirdiler. Gerçekten alimlerimizin rehberliğinde ümmet, ümmetin evlatları içerisinden çok büyük yıldızlar çıktı. Ümmetin önünü aydınlatan, her alanda gerek dini, gerek sosyal gerekse fen alanlarında ümmetin önünü aydınlatan insanlarımız çıktı. Bunlar belki sayılamayacak kadar da çoktur. Allah hepsinden razı olsun, yaptıkları hayırlı amellerini Rabbimiz kat kat ecir olarak onlara iade etsin.

Ümmet birçok sıkıntı yaşadı. Şu an içinde bulunduğumuz zamanda da büyük sıkıntılarımız var. Malum olduğu üzere Haçlı Seferleri yaşandı, yüzyıl sürdü aşağı-yukarı, dokuz on tane büyük Haçlı Seferi oldu. Ama ümmet bunu atlattı elhamdülillah. Moğol saldırıları oldu, ümmet onu da atlattı elhamdülillah. Bu iki istila bize çok pahalıya mal oldu ama nesillerimiz o dönemde Haçlılaşmadı, Moğollaşmadı. “Bizim de Haçlılar gibi olmamız lazım.” demediler. Bizim de Moğollar gibi olmamız lazım demediler. 19. ve 20. yüzyıldaki son istila hepsini geçti. O dönem çok şehit verdik, şehirlerimiz yağmalandı, eserlerimiz harap oldu ama nesillerimiz yine bizde kaldı. Bu son Haçlı Seferi, batılılaşma ve modernleşme şehirlerimizi de harap etti, nesillerimizi de harap etti. Nesillerimiz “Biz de artık Batılılar gibi olmamız lazım” düşüncesine geldi. Yıkılan binaları yeniden yapacak, yakılan kitapları yeniden yazacak nesiller yetiştirilir. Ama zihin kayması olduğu zaman onu düzeltmek çok zordur. Darbe kola gelir, bacağa gelir, vücudun herhangi bir tarafına gelir, belli bir iyileşme süreci vardır. Ama darbe hafızaya gelirse, beyne gelirse düzelme süreci daha uzun olur. Ben şuna inanıyorum; Ümmet Haçlı seferlerini çok büyük zorluklarla atlattı. Moğol seferlerini de aynı şekilde atlattı. Çok zorluk yaşadılar ama şuanda bizim yaşadığımız zorluk onların yaşadığı zorluktan daha ağırdır, ben buna inanıyorum. Çünkü nesillerimiz elimizden, avucumuzun içinden kaybolup gidiyor. Kalkıp bir genç evladım, bir genç kardeşim “Baba ben deist oldum.” diyorsa bu herhalde Moğol seferlerinde ve Haçlı seferlerinde görülmeyen bir şeydir. “Ateist oldum baba” diyen kişinin belki de dedesi Çanakkale’de ya da Yemen’de şehit olmuştu. Bu durumun düzeltilmesi gerçekten çok daha zordur. Dolayısıyla Rasulullah (as) Efendimiz’den sonra gelen ümmetin alimlerinin de işi ağır, onların rehberliğinde yürüyen bizlerin de işi ağır. Bu iş ciddiyet istiyor, ucundan kıyısından tutmakla olacak, halledilebilecek şeyler değiller kesinlikle. Bunlar gerçekten son derece ciddi planlar, programlar isteyen bir iştir. Bir dava elbette yürür ama okkalı alimler varsa, okkalı insanlar varsa o dava daha emin adımlarla yürür.

İnşallah bugün üç hocamızı dinleyeceğiz, notlarınızı alın. İnsan dinler, dinlerken anlar, ancak unutur. Muhakkak notlarımızı alalım ve buradan dolu dolu istifade ederek evlerimize dönelim. Efendimiz (as) “İki günü eşit olan aldanmıştır.” diyor. Bugünü hiç olmazsa kazançla geçirmiş olalım.

Rabbimiz bizlere kendi yolunda hayırlı hizmetler yapabilmeyi nasip eylesin. Zor bir dönemden geçiyoruz, ümmet-i Muhammed’in sıkıntılı bir dönemidir bu. Bütün imkanlarımızı da seferber etmemiz gereken bir dönemdir. Herkesin imkanı neyse önüne koyacak, benim imkanım bu, ben de bunu Allah için seferber edeceğim, demelidir. 

Biz şuna inanıyoruz ki; imkanlarımız imtihanımızdır, bu imkanlarımızla imtihan olunuyoruz. Bu maddi ya da manevi imkanlarımızın ne kadarını Allah için davamız için seferber ediyoruz. Benim imkanlarım bunlar, ben de bunları Allah için seferber edeceğim, demeliyiz.

Ümmetin şuan ki yıldızları olan hocalarımızın rehberliğinde salih amellerimizi artırmaya çalışalım. Rabbimiz bizlere kendi rızasına uygun ameller yapabilmeyi nasip eylesin.

Yapmış olduğumuz amellerimizi salih ameller olarak kabul eylesin. Rabbimiz bizlere yardım eylesin.

Rüştü İzgöer

tefsir dersleri

Yazanlarımız



muvafakat besir

ömer hoca ile röportajlar