• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

İHSAN GELMEZSE YANGIN BİTMEZ

ihsan gelmezse yangin gitmez

Aralık ayında Adana’nın Aladağ ilçesinde öğrenci yurdunda meydana gelen yangında 11 kız çocuğu vefat etti. Yangında elektrik sisteminden kullanılan inşaat malzemesine, yangın merdiveninden itfaiyenin müdahale şekline varıncaya kadar muhtemel hata ve ihmaller sıralandı.

Bunlardan bir veya birkaçının yangına sebebiyet verdiği muhakkak. Mayıs 2014’te Soma’da meydana gelen kazada 301 kişi öldü. Bu kazada da yine sebep olarak elektrik tesisatı, tahliye sistemleri, proje vs. birçok işin hatalı olabilme ihtimali sıralandı. Soma’daki faciadan birkaç ay sonra Ermenek’te meydana gelen faciada 18 kişi ölmüştü. Bu faciadan iki gün sonra ortaya çıkan bir fotoğraf her şeyi anlatıyordu. Ocağı denetlemeye gelen resmi müfettişler, ocak sahibi ile birlikte bir çilingir sofrasında idiler.

***

İşler güzel yapılmamıştı. İşler ihsan içinde yapılmamıştı.

İhsan, ümmetin ziyadesi ile noksanlığını hissettiği bir husus.

(الإحسان) ) kelimesi, iyilik ve lütufta bulunmak, bir işi en güzel şekilde yapmak manasına gelen “hüsn” kökünden türemiştir.

“Başkasına iyilik etmek” ve “yaptığı işi güzel yapmak”.

Bir insanın gerçekleştirdiği işin ihsan seviyesine ulaşabilmesi için hem neyi nasıl yapması icap ettiğini iyi bilmesi hem de bu bilgisini en güzel biçimde eyleme dönüştürmesi gerekir. Hz. Ali, “İnsanlar işlerini ihsanla yapmalarına göre değer kazanır.” derken bunu kastetmiştir. Allah’ın yarattığı her şeyi ihsanla yarattığını bildiren ayette de ihsan kavramı bu anlamdadır:“O ki yarattığı her şeyi güzel yarattı ve insanı yaratmaya bir çamurdan başladı.”1

Ahlâk literatüründe ihsan genellikle, “iyiliklerde farz olan asgari ölçünün ötesine geçip isteyerek ve severek daha fazlasını yapmak” manasında kullanılır. Râgıb el-İsfahânî’nin diğer İslâm âlimlerince de paylaşılan düşüncesine göre ihsan, adaletin üstünde bir derecedir. Adalet; borcunu vermek, alacağını almak; ihsan ise üstüne düşenden daha fazlasını vermek, alması gerekenden daha azını almaktır. Bundan dolayı adaleti gözetmek vacip, ihsanı gözetmek mendup ve müstehaptır.

İnsana nispet edildiği ayet ve hadislerde ihsan kavramı iki bağlamda kullanılır:

“Yaptığını güzel yapmak” şeklinde özetlenen anlamına uygun olarak kulun Allah’a karşı hissettiği derin saygı, bağlılık ve itaat ruhunu ve bu ruh hâlinin ürünü olan iyi davranışları kapsar. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) “Cibril Hadisi” diye bilinen hadiste geçen, “İhsan, Allah’ı görür gibi ibadet etmendir çünkü sen O’nu görmesen de O seni görmektedir” şeklindeki açıklaması2, ihlâs terimiyle de ifade edilen bu bağlamdaki ihsanın en güzel tanımı kabul edilmiş ve üzerinde önemle durulmuştur. Meselâ Maide Suresi’nin 93. ayetinde ihsan erdeminin takva kapsamında ve onun en ileri derecesini ifade etmek üzere kullanıldığı anlaşılmaktadır: “Kim Allah’a derin saygı duyar (takva) ve sabrederse bilinmeli ki Allah iyi davrananların (muhsinin) ecrini asla zayi etmez.”3 mealindeki ayet de, ihsan-takva ilişkisini ortaya koymaktadır. (Diğer örnekler için bk. en-Nisâ 4/128; en-Nahl 16/128; el-Hac 22/37; ez-Zâriyât 51/15-16).

İhsan kavramının içeriğine giren başka erdemler de vardır.

Bunlardan bazıları şunlardır: Öfkeye hâkim olma, affetme, hoşgörü, sabır (Âl-i İmrân 3/134-135; el-Mâide 5/13; Hûd 11/115; Yûsuf 12/90), işlerde aşırılıktan sakınma, kararlılık ve cesaret (Âl-i İmrân 3/147-148), tokgözlülük ve cömertlik (el-Bakara 2/236; Âl-i İmrân 3/134).

“Muhakkak ki Allah adaleti ve ihsanı emreder ...”4 ifadesiyle başlayan ayetteki adalet kavramıyla ihsan kavramının anlamları hakkında açıklamalar yapılmış ve sonuçta ihsan “insanın hem Allah’a hem de yakın ve uzak çevresine, bütün insanlara hatta tabiata karşı yaklaşımında, tutum ve davranışlarında adalet ölçüsünün, farz ve vacip sınırlarının ötesine geçerek imkân ve kabiliyetine göre kulluğun, özverinin ve erdemin en yüksek seviyesine ulaşması” anlamlarına gelecek şekilde yorumlanmıştır.5

“Allah’ın ihsan edicileri sevdiğini vurgulayan” pek çok ayet-i kerime bulunmaktadır. Ayrıca aynı anlamı vurgulayan hadisler de pek çoktur. Müslim’de ve başka kaynaklarda yer alan “Şeddad b. Evs’ten rivayet edilen; Muhakkak Allah ihsan edicidir, ihsanı sever, ihsan ile amel etmeyi herşey hakkında farz olarak yazmıştır. Binaenaleyh öldürdüğünüz zaman güzel öldürün, hayvan kestiğiniz zaman güzel kesin, hayvanını kesecek olanınız bıçağını iyice bilesin ve keseceği hayvanı rahatlatsın.6 hadisinden başka, ihsanın Allah’ın sevdiği bir iş olduğunu vurgulayan daha pek çok hadis bulunmaktadır. Örnek olmak üzere şu hadis de mevcuttur:

Enes (r.a.) dedi ki: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Hüküm verdiğiniz zaman adaletle hüküm verin, öldürdüğünüz zaman güzellikle yapınız. Çünkü yüce Allah ihsan edicidir (her şeyi güzel yapandır), ihsan edicileri (yaptığını güzel yapanları) sever.”7

“İşinizi güzel yapın; Allah işini güzel yapanları sever.”8

“Yüce Allah, yaptığınız işi sağlam ve iyi yapmanızdan hoşnut olur.”9

“İş, ehil olmayana verildiği zaman kıyameti bekleyiniz.’’10

“Ama iman edip salih ameller işleyenler, şüphe yok ki biz öyle güzel amel işleyenin ecrini zayi etmeyiz.” 11

“Allah her şeyde ihsanı farz kılmıştır...”12

“İhsan nedir Ey Allah’ın Rasulü?” sorusuna “...Allah’ı görüyormuş gibi kulluk etmendir, her ne kadar sen O’nu görmesen de O, seni görüyor.”13

İhsanın öne çıkan dört anlamını görüyoruz:

• Lütufta bulunmak, iyilik etmek.

• Bir şeyi iyi ve güzel bilmek.

• Bir şeyi iyi ve güzel yapmak.

• Bir işi yaparken Allah’ın gördüğü şuuruyla yapmak.

Bizi aldatan bizden değildir.14

Lütufta bulunmak ve iyilik yapmak; maddeci kapitalist dünyanın bilmeyeceği bir şeydir. Bir işi maddi karşılığının fevkinde, çok daha ulvi amaçlar için yapmaktır.

Toplumun menfaatini ve geleceğini düşünerek, üzerine düşenden çok daha fazlasını yaparak olur bir iş. Bu motivasyonun kaynağı,“İnsanların hayırlısı, insanlara en çok faydalı olandır.”15 hadisidir.

***

Bugün yaşadığımız ülkede ve İslâm dünyasında işlerin çoğu iyi ve güzel yapılmıyor. Rabbimiz kitabında onca ayette işaret etmesine, Efendimizin (s.a.v.) onlarca hadisle ifade etmesine rağmen bugün Müslümanların işleri genel olarak eksik, estetikten uzak, yarım, plansız ve çirkin.

Evinizde yaptırmaya çalışacağınız basit bir tadilat veya dekorasyondan, matbaada basılan kitaba, iş ahlâkına, vaadini yerine getirmeye, ücretini helal etmeye kadar birçok hususta eksikleri var Müslümanların.

Görevini hakkıyla yapmayan imam, öğrencisine hak ettiği alakayı göstermeyen öğretmen, bürokrat, bilim adamı, siyasetçi, sanatçı, gazeteci kendisi adına, ülkesi ve ümmeti adına hiçbir sıkıntıdan şikâyet etme hakkı olmayacaktır.

Şu açıkça bilinmeli ki, bugünden yarına bir kurtuluş yok. Yenilgi, yıkım ve maruz kaldığımız saldırıların büyüklüğü ve ne kadar zamandır sürdüğü göz önüne alındığında kurtuluş ve ayağa kalkmanın da o denli uzun ve zahmetli olacağı anlaşılacaktır.

Kahırlanmak, üzülmek ve karanlığa sövmek hiçbir şey değiştirmeyecektir. 50 yıllık planlar ve hedeflerimiz olmadıkça ve bu hedeflere planlı, kararlı ve ümitli bir şekilde ilerlemedikçe bir şey değişmeyecektir.
Aşağıda İslâm dünyası ve Türkiye’nin ekonomik büyüklükleri, ihracat kapasiteleri, Ar-Ge harcamaları, üniversite başarı sıralamaları, yayın sayısı ve patent başvuru sıralamaların baktığımızda fotoğraf ortaya çıkıyor. Bunların hiçbirinde İslâm ülkelerinin toplamı bir Japonya veya bir Almanya kadar olmuyor. Bunu ümitsizliğe sevk etmek için değil, durumumuzu tespit, mesafemizi fark ve sebepleri izah etmek için yazdım.

NE ZAMAN ÜMİTVAR OLABİLİRİZ?

Baştan savma, savsaklama, bir şey olmaz, ben yaptım oldu mantığı içinde; plansız, projesiz, bilgisiz, donanımsız, zahmetsiz, atalet ve tembellik içinde kalarak bir yere varamayacağımızı bildiğimiz zaman...

Dinimizde, ibadetimizde, işimizde, ticaretimizde, cemaatimizde, kısacası her türlü vazifemizde meselenin odağına “ihsanı” koyduğumuzda küfürle aramızdaki güç mesafesinin azalmaya başladığını, dirilişe ve kurtuluşa doğru yol almaya başladığımızı hissedebileceğiz. Bireysel olarak da bize düşen bu ve görevimizi yapmış olacağız.

Çünkü ihsan adaletten farklı olarak bir işi yapılması gerekenden, üzerine düşenden daha fazla; dikkat, özen, bilgi, diğerkâmlık, fedakârlık ve adanmışlık ifade eder.

O zaman Adana’daki yangınla Halep’teki yangının son bulmasına doğru yola çıktığımızın ümidini taşımaya başlayacağız.

Bir şeyi iyi ve güzel bilmek, yapmak ve çok çalışmanın bazı göstergeleri olan; İslâm dünyası ve Türkiye’nin ekonomik büyüklükleri, ihracat kapasiteleri, Ar-Ge harcamaları, üniversite başarı sıralamaları, yayın sayısı ve patent başvuru sıralamasına bir göz atalım.

EKONOMİ

• Dünya yüzölçümünün %28’inde 57 İslâm Ülkesinde Müslümanlar yaşıyor.

• Müslüman nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık %22’sini oluşturuyor.

• İslâm ülkelerinin millî hasılaları yaklaşık, dünyada bir yılda üretilen hasılanın %7’si kadar.

• 57 ülke, %28 toprak, %22 nüfus. Dünya millî gelirinin sadece %7’si.

• Türkiye’nin, 2014 yılı ihracatı 157,6 milyar dolar olmuş. Yani, 1 kilogramlık Türk malını yurt dışına 1,6 $ satabiliyoruz. Bu rakam Almanya’da 4,1$, Japonya’da 3,5, Güney Kore’de 3 $.

• 57 ülkenin toplam ihracatı 1,5 trilyon dolar civarında.

Yani toplam dünya ihracatının yüzde 9’u Birçok İslâm ülkesinde temel ihracat kalemi petrol ve doğalgaz. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, B.A. Emirlikleri, Kuzey Afrika ülkelerinin ihracatından petrol ve doğalgazı çıkarırsanız elinizde bir şey kalmaz.

• Birçok İslâm ülkesinde temel ihracat kalemi petrol ve doğalgaz. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, B.A. Emirlikleri, Kuzey Afrika ülkelerinin ihracatından petrol ve doğalgazı çıkarırsanız elinizde bir şey kalmaz.

İlk 20’de iki İslâm ülkesi var: Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Satışlarının ekseriyeti petrol.

En zengin İKÖ ülkesi ile en fakir İKÖ ülkesi arasında 220 kat fark var.

• Dünya Bankası tarafından yapılan sınıflandırmada; 22 İKÖ üyesi ülke, düşük gelirli ülkeler (kişi başı milli geliri 975 $ ve daha az) sınıfında gösteriliyor.

• 7 İKÖ üyesi ülke üst gelir grubu ülkeler (kişi başı milli geliri 11 bin 906 $ üzerinde) arasında yer alıyor.

• 2009 yılında ABD’nin dünya ekonomisindeki (GSYİH) payı %24,6; Japonya’nın %8,7; Almanya’nın % 8,5. Dolayısıyla, 57 İKÖ ülkesinin %7,2’lik payı, sadece Almanya veya Japonya kadar etmiyor.

• Türkiye 2012 yılı itibarıyla GSYH büyüklüğünde dünyanın 16. büyük ekonomisi olmasına karşın ihracat açısından 32. sırada yer almaktadır. Dünya ekonomisi içindeki payı %1,1 iken dünya ihracat hacmi içindeki payı %0,8’dir. Türkiye’nin ihraç ettiği ürünler ağırlıklı olarak düşük ve orta teknolojiye dayalı ürünlerden oluşmaktadır. İhracatımızın ancak %2’si yüksek teknolojili mallardan oluşmakta olup bu oran Türkiye ile zaman zaman karşılaştırılan Çin’de %28, Güney Kore’de %29, Brezilya’da %11, Rusya’da %9, Hindistan’da %7 düzeyindedir.

ÜNİVERSİTE VE BİLİMSEL YAYIN

• Türkiye kaynaklı bilimsel yayın sayısı 2002 yılında 6.977 iken 2010 yılında 28.194 olarak gerçekleşti. Türkiye dünyada 2000 yılında 26. sırada iken 2010 yılında 18.sırada yer almıştır.

• TPE’ye yapılan patent başvurularının yıllara göre dağılımı, 2000 yılında 1874 adet iken 2010 yılında başvuru sayısı 10.241’e çıkmıştır.

• Bilim ve mühendislik alanlarında üretilen uluslar arası yayın sayısı da bir ülkenin Ar-Ge kapasitesi ile ilgili bir göstergedir. ABD’nin payı %25, ikinci sırada %9 ile Çin gelmektedir. Türkiye 1995 yılında 1.700 adet olan yayın sayısının 9 bin adede yükseldiği görülmektedir. Türkiye’nin dünyadaki payı %1,1 ile dünya genelinde 19. sırada bulunmaktadır.

• En nitelikli 500 üniversite sıralamasında, Türkiye, en alttaki 5 ülke içinde yer alıyor.

• Türkiye, yükseköğretim harcamalarında OECD ortalamasının altında.

• Yükseköğretim görmüş yetişkinlerin oranı, 15 yaşındaki çocukların bilim performansı, bilim ve mühendislikteki doktora mezuniyeti açısından da en alttaki 5 ülke arasındayız.

• 2012 Nature’de (bilimsel makalelerin yayınlandığı önemli bir uluslararası hakemli dergi) en fazla yayın yapan üniversiteler sıralamasında beklenildiği gibi Amerikan üniversiteleri önde ve NPI’da ilk on araştırma kurumundan beşine sahip ve dünya liderliğini elinde bulunduruyor.

• ABD’yi İngiltere, Almanya, Japonya, Fransa ve Çin takip ediyor. Çin’in üç yıl öncesine göre inanılmaz ölçüde bir yükselişle 200 en iyi üniversite içinde 9 üniversiteye sahip olduğu görülüyor.

• Nature dergisinde yayın yapan ilk 10 üniversiteden 5’ini ABD üniversiteleri oluşturmaktadır. ABD toplamda 81 üniversite ile ilk 200 sıralamasında yer alırken Avustralya 4 üniversite ve Güney Kore bir üniversite ile sıralamada yer almaktadır. Genelde Afrika ve Arap yarımadasında hiçbir üniversitenin ilk 200 sıralamasına girmediği görülmektedir. İsrail Orta Doğu’da yalnız başına 3 üniversite ile temsil edilmektedir.

• Nature tabanlı dergilerde yapılan yayınların yarısından fazlasında tek başına ABD’nin katkısının, özellikle Harvard Üniversitesinin katkısının büyük olduğu görülmektedir. Harvard Üniversitesinin tek başına 150 CC sayısı Çin’in bütün üniversitelerinin 2012 yılı CC sayısı olan 150’ye eşittir.

• Türkiye’de hiçbir üniversite en iyi 200 üniversite sıralamasına girmez iken genel değerlendirmede Türkiye, adresli 9 yayın ile 43. sırada yer almaktadır.

• The Times Higher Education tarafından hazırlanan Dünyanın En iyi Üniversiteleri 2016-2017 listesinde Türkiye’den 5 üniversite ilk 500’de yer aldı. Toplam 980 üniversiteden oluşan listede Türkiye’den toplam 18 üniversite yer aldı.

AR-GE HARCAMALARI

• Ar-Ge harcamaları; 2002 yılında 653 milyon TL iken, 2011 yılında 1 milyar 390 milyon olmuştur.

• Çin’in toplam Ar-Ge harcaması 2009 yılı itibarıyla 154 milyar $, araştırmacı sayısı ise bir milyon kişinin üzerindedir.

• Türkiye, Küresel Rekabet Gücü Endeksi’nde 43. (144 ülke arasında), İş Yapma Kolaylığı’nda 71. (175 ülke arasında), İnsani Gelişme Endeksi’nde ise 90. Sırada (187 ülke arasında) bulunmaktadır.

• Ar-Ge harcamalarında ülke bazındaki yoğunlaşma da yüksek olup ilk 7 ülkenin toplam payı %70 civarındadır. 1999 yılında ABD %38 paya sahip. Çin 154 milyar USD Ar-Ge harcaması ile %12’lik bir paya sahiptir. Japonya %11’lik payı (138 milyar USD) ile üçüncü sırada, bu ülkeyi 83 milyar $ ile Almanya izlemektedir. Fransa, İngiltere ve Güney Kore kırkar milyar $’lik harcama tutarı ile ilk 7 ülke arasında yer almaktadır.

Bu ülkelerin gerisinde yer alan Rusya, İtalya, Hindistan, Brezilya, Tayvan ve İspanya’nın Ar-Ge harcamaları ise 20- 33 milyar USD arasında değişmektedir.

• Türkiye, çeşitli kriterlerle ölçülen Ar-Ge, inovasyon, teknoloji seviyesinde ya OECD ortalamasının altında ya da son 5 ülke içinde yer alıyor.

• Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranı incelendiğinde ise, Güney Kore %3,36, Çin’de %1,70 düzeyindedir.

Türkiye’de de Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranı 1996 yılındaki %0,45’ten 2010 yılı itibarıyla %0,80 seviyesine yükselmiş olmakla birlikte halen diğer ülkelere kıyasla düşüktür.

• Türkiye’nin hedefi olan, GSYH’deki Ar-Ge harcama payını 2023’te yüzde 3’e (AB ortalaması) yükseltme
hedefine en uzak ülke.

• GSYH’deki Ar-Ge harcama payı bakımından Kore ve İsrail 2013’te sırasıyla yüzde 4,36 ve yüzde 4,20 ile AB ortalamasının üstüne geçmiş durumda.

PATENT BAŞVURUSU

• Dünyada ortalama her yıl 2 milyon patent başvurusu yapılmaktadır. Türklerin buradaki payı binde 2’ler civarındadır.

• 2012 verilerine göre Türkiye 4113 patent başvurusu ile dünyada 38. sıradadır. Türkiye ekonomik büyüklükte ise Dünya 17.’sidir. Bunun anlamı, ülkemizin hala Ar-Ge yönü zayıf olan, dolayısıyla düşük kâr marjlarıyla büyük markalar adına üretim yapmak zorunda olan bir ülke olduğudur.

• 2012 verilerine göre dünyada en çok patent başvurusu yapılan ülke 652.777 adet ile Çin’dir. İkinci Amerika’da 542.815, üçüncü Japonya’da ise 342.796 adet başvuru yapılmıştır.

• Dünyanın en büyük 10 ekonomisi aynı zamanda her yıl en çok patent başvurusu yapan 10 ülke olmaktadır.

Güçlü olmak ancak katma değerli ürün ve hizmetler üreterek olur ve patent sayıları da bu yönde bir performansa ilişkin en net göstergedir.

Bizler işimizi ihsan içinde yapmadıkça 57 İslâm ülkesinin toplam ihracatı bir Almanya kadar olmayacak.

Bizler işimizi ihsan içinde yapmadıkça 57 İslâm ülkesinin üniversitesinin ürettiği yayın 1 Batı ülkesinin ürettiğine denk gelmeyecek.

Bizler işimizi ihsan içinde yapmadıkça yangınlar, işgâller ve zulümler bitmeyecek.

İbrahim Hakkı Toprak


1 Secde, 7.
2 Buhârî, “Tefsîr”, 31/2, “Îmân”, 37; Müslim, “Îmân”, 1.
3 Yûsuf, 12/90.
4 Nahl, 16/90.
5 DİA İhsan Kavramı
6 Müslim’de yer aldığına işaret edilen hadisin kaynaklarının da gösterildiği kaynak: Suhayb Abdulcebbar, el-Câmiu’s-SahîhLi’s-Süneni ve’l-Mesânîd, el-Mektebetu’ş-Şamile’de yer alan ve basılmamış bir çalışma olup 10/184’te yer almaktadır. (Beşir Eryarsoy Hocamızın tahrici ile)
7 Taberanî, Evsat’ta rivayet emiş olup ravileri sikadır. el-Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, Kahire1414/1994, 5/197 (Beşir Eryarsoy Hocamızın tahrici ile)
8 Bakara, 195.
9 Beyhaki, Şu’abu’l-İman IV,334.
10 Buhari, ilim, 2.
11 Kehf, 30.
12 Müslim, Sahih, “sayd”, 57.
13 Buhari, Müslim, “İman”, 37.
14 Müslim, Îmân 164, Fiten, 16.
15 Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, II, 8.

KAYNAKLAR

http://www.tobb.org.tr/AvrupaBirligiDairesi/Dokumanlar/RaporlarYayinlar/IKO_ UlkeleriArasindaTicariIliskiler_EkonomikDurum.pdf

• EKONOMİK FORUM l Mayıs 2011.

• İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı)

• Mayıs 2011 k EKONOMİK FORUM 53
http://www.tubitak.gov.tr/tubitak_content_files/BTYPD/istatistikler/BTY_Stat.pdf

https://ekonomi.isbank.com.tr/UserFiles/pdf/ar_07_2013.pdf

• Kaynak: Thomson’s ISI Web of Science (TÜBİTAKULAKBİM)

• Adams, J.,Pendlebury D., Stembridge B., Thomson Reuters Global Research Report, “Building BRICKS”, Şubat 2013.

• MÜSİAD, “Küresel Rekabet İçin Ar-Ge ve İnovasyon” Mart 2012.

• TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Daire Başkanlığı, Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi, 2011-2016, Ankara, Aralık 2010.

• TÜBİTAK, 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri.

• cumhuriyet.com.tr; Yayınlanma tarihi: 03 Ağustos 2013 Cumartesi, 06:01

http://www.natureasia.com/en/publishing-index/pdf/NPI2012_Global.pdf#page=4

http://tr.urapcenter.org/2016/20.12.2015_URAP_2015_2016_Dünya_Sıralaması_Basın_Açıklaması.pdf

http://amfiweb.net/turkiye-ar-ge-liginin-neresinde/

http://www.dunya.com/is-dunyasi/turkiye-ar-geyeyonelik-cabalarina-ragmen-oecdnin tabanindanhaberi-286370

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız