• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

HAÇLI VE SİYONİST İTTİFAKI

Prof. Dr. Ömer Faruk Harman’ın sunumuyla “Haçlı ve Siyonist İttifakı” semineri Medeniyet Vakfı’nda gerçekleşti. Katılımın yoğun olduğu programda Harman; Haçlılık, Siyonizm kavramlarını tarihi perspektifi içerisinde ele alarak tarihte kanlı bıçaklı olan Haçlı ve Siyonistlerin Müslümanlara karşı ittifaklarının nedenlerini ele aldı.

Müslümanların Yahudilerle ilişkilerinin Medine döneminde başladığını söyleyen Harman, Mekke’de Yahudilerin bulunmadığını Ukkaz gibi panayırlara gelen Medine menşeili Yahudi kimi kahinler ve tüccarlarla kısa süreli temasın olduğunu ifade ederek şunları dile getirdi:

“Mekke halkı müşrikti ve Mekke’de bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar Hıristiyan vardı ve bunların bir kısmı da köleydi.

Batılılar İslam’ın kaynağını Hıristiyanlık olduğunu iddia ederek, İslam’a ve İslam’ın muazzez peygamberine bir hakaret etmişlerdir. Onlar, köle Addas’tan Peygamber Efendimiz (sav)’in dini hakikatleri öğrendiğini ve sonradan İslam dini diye yeni bir din kurduğu iftirasında ve isnadında bulunmuştur.”

“Hz. Peygamber, (as) Ehl-i Kitab’ı ne tasdik edin ne de tekzip edin, buyuruyor. Peki, yahudileri hiç tekzip etmeyecek miyiz? Peygamberimiz bunu söylediğinde henüz Kur’an vahyi tamamlanmış değildi. Günümüzde tasdik ve tekzip yapabilir miyiz? Tabii ki İslami hakikatlere uymuyorsa tekzip edeceğiz. Tahrif edilmiş Tevrat’ta öyle ifadeler var ki o ifadeleri tekzip etmemek ondaki fikirlere iştirak etmek olur ki bu Müslümanlıkla asla bağdaşmaz. Hz. Nuh’un sarhoş olup hiç kabahati olmadığı halde torununu lanetlemesi iftirası, Hz. Lut’un kızları ile ilişkide bulunduğu yalanı, Hz. Davud’un cephede savaşan komutanının hanımıyla zina etmesi ve Hz. Süleyman’ın putperest hanımlarına uyarak putlara taptığı iftirasını tekzip etmememiz mümkün değildir. Bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. Elimizde Kur’an-ı Hakimimiz var, çelişen yerlerde elbette ki tekzip edeceğiz, ama benzer şeyler varsa da bunları tasdik etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Mesala; Hz. Musa’nın Tuva vadisinde Allah ile konuşması, Tevrat’ta ve Kur’an’da da yer alır. Kur’an Tevrat’taki bu olayı doğruladığı için biz de tasdik ederiz.”

“Papa 2. Urban milattan sonra 1095’te Kudüs’ün Müslümanların elinden kurtulması için Hıristiyanları Haçlı Savaşı’na davet etti. Müslüman kanını dökmenin helal olduğu söyleyen Papa, bunlara kurtuluş belgesi adı verilen endülüjans denilen ak belge veriliyordu. Haçlı saldırılarının sayısı dokuzdur. Haçlılar Avrupa’dan kalkarak Anadolu’yu kat ederek Kudüs’e kadar vardılar, Kudüs’teki hem Müslümanları hem de Yahudileri çok büyük katliama maruz bıraktılar ve Kudüs’e hakim oldular. Kudüs’ün Haçlılar tarafından alınışından 80 yıl sonra 1187 yılında Selahaddin Eyyübi komutasındaki İslam orduları Kudüs’ü Haçlıların elinden aldı.”
“Hıristiyanlar Mekke’de bir peygamber çıktığını duyduğunda düşmanca tavır sergilemeye başladılar. Hıristiyanların Müslümanlara karşı düşmanca tavırlarının sebepleri vardır: Aslında Müslümanlar, Hz. İsa’nın peygamber olduğuna, Ona İncil diye bir kitabın verilmiş olduğuna iman etmenin Müslüman olmanın şartı olarak görüyordu. Hıristiyanlar, İslam’ın bu olumlu çağrısına yanıt vermediler. Bununla kalmayarak Hz. Peygamber’in Bahira isimli Hıristiyan’a öğrenci olarak ondan Hıristiyanlığı öğrendiğini ve daha sonra kendi dinini kurduğu iftirasında bulunan kimseler çıktı aralarından. Halbu ki Hz. Peygamber Rahip Bahira ile karşılaştığında çocuktu ve özel olarak ondan bir eğitim almadı.”

“Hz. İsa’ya İncil’in verilişi ile bugün elde bulunan en eski İncil nüshası arasında 300 yıllık fasıla vardır. Hz. Musa’ya Tevrat’ın verilişi ile bugün elde bulunan en eski el yazması komple Tevrat nüshası arasında 2100 senelik bir süre var. Bugün elde en eski yazma Kur’an nüshaları Hz. Osman dönemine aittir ve arada sadece 15 yıl vardır. Batı’nın, dinin esasları hususunda, kitabımızın sağlamlığı konusunda akıllarının, hayallerinin erişemeyeceği bir durum söz konusudur.”

“Papa 16. Benedictüs 2007’de Almanya’da üniversitede yaptığı bir konuşmada “Bilmem Muhammed kılıçtan ve kandan başka ne getirmiştir” demiştir. Peki siz ne ile yayıldınız? Almanya’dan başlarında papazları ile beraber bir öğrenci heyeti gelmişti. Hz. İsa’nın İncil’e göre sevgiyi, barışı önceleyen sözlerini söylemişti. Ben de, İncil’de Hz. İsa ben kılıçla geldim, baba ile oğlun, ana ile kızın arasını ayırmaya geldim diyor, dedim ve bunun ne demek olduğunu sordum. Başlarındaki papazları izah edeceğim diye iki saat çırpındı durdu. Şunu anlatmak istiyorum; karşıyı itham etmek kurtuluş değildir.”

“Kenya başbakanı sözünü hepiniz bilirsiniz, şöyle diyordu: ‘Batılılar, bize geldiklerinde ellerinde İncilleri bizlerde topraklarımız vardı, bize gözlerimizi kapatmamızı söylediler, gözlerimizi açtığımızda bizim elimizde İncil onlarda ise bizim topraklarımız vardı.”

“Sion, Kudüs’te bir dağın ismidir. Siyonizm vadedilmiş topraklara, daha sonra dünyaya hâkim olmak amacıyla kurulmuş bir harekettir. Siyonizm Avusturyalı Thedor Herzl tarafından kurulmuştur. 19. yüzyılda Avrupa’da anti-semitizm vardı. Anti-semitizm Yahudi aleyhtarlığıdır. Hz. Nuh’un üç oğlu vardır: Ham, Sam ve Yafes. Aslında Araplarda sami kavimdir ancak nedense anti-semitizm denilince sadece Yahudi düşmanlığı anlaşılır. 19. yüzyılda Avrupa’da Yahudi aleyhtarlığını körükleyenler Siyonistlerdir çünkü Avrupa’da yaşayan Yahudileri rahatsız olsun da Filistin’e göç etsinler diye bu yapılmıştır. Nüfus bir bölgeye hakim olmada çok önemlidir. Sultan Abdulhamid’e Siyonistler tarafından karşılığında batıya karşı borçlarının ödenmesi ve para yardımı teklif ettiler; ancak Sultan Abdulhamid bunu kabul etmedi ve belki de bu yüzden “Kızıl Sultan” dediler ona.”

“Bugünkü Kudüs surları Kanuni Sultan Süleyman tarafından yapıldı, aynı zamanda ağlama duvarının üzerindeki küçük taş sıraları da Kanuni’nin eseridir. Yoksa ağlama duvarı ile Hz. Süleyman’ın alakası yok, daha sonra inşa edilmiştir burası.”

“Hz. Süleyman tarafından inşa edilen Beytül Makdis milattan sonra 70 yılında yıkıldı. Daha sonra putperest Roma Yahudileri o bölgeden kovdu. Sonra Roma Hıristiyan oldu ama Yahudilere düşmanlığı devam etti. Çünkü Yahudilerin Hz. İsa’yı çarmıha gerdiklerine inanıyorlardı. Siyonistlerin İslam düşmanlığı yeni ortaya çıkmış bir şey değil. Medine vesikasında yirmiye yakın Yahudi topluluğuna can, mal, inanç hürriyeti verildi onlarla anlaşma yapıldı ancak Müslümanlar Mekke müşrikleri ile savaşırken Müslümanları arkalarından vurdular, onlara ihanet ettiler. Halbuki, Osmanlı hakimiyetinde iken Kudüs’te Yahudiler güven içerisinde idi. İngilizler Filistin topraklarını işgal ettiğinde İngiliz komutan Selahhaddin Eyyubi’nin kabri başına gitti ve sandukasını tekmeleyerek “Ey Selahaddin kalk, biz geldik” dedi.”

“Evangelik Hıristiyanlar; fundemalist, radikal Hıristiyanlardır. Hıristiyanlık inancına göre dünyanın sonuna doğru kargaşa çıkacak ve özellikle Ortadoğu kaynayacaktır ve bu kargaşalardan sonra Hz. İsa yeryüzüne inecek ve Armegedon denilen savaş yaşanacaktır. Bu Evangelistler, İsa Mesih gelişini kolaylaştırmak için Ortadoğu’yu karıştırıyorlar. Yahudiler içinde de benzer bir anlayış vardır.”

Ömer Faruk Harman’ın sunumunun ardından vakıf başkanımız M. Beşir Eryarsoy tarafından kendilerine plaket takdim edildi.

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız