• ÇOCUK EĞİTİMİNDE İSLAMİ AİLE MODELİ

      Modern(!) zamanlardayız. İnatla vahye ve ilâhî değerlere sırt çeviren modern zamanlar. Seküler ve laik değerlerin(!) fütursuzca körpecik dimağlara empoze edildiği, ahlâk ve insanlıktan uzak, çıkarcı, egoist ve postmodern zalimler üreten bir çağda...

DUYURULAR

GENÇLİK VE BAĞIMLILIK

genclik bagimlilik 1

Günümüzde bağımlılıkların hayatımızda yer alması, belki de hiç farkında olmadan, bize sormadan çat kapı girmesi durumuyla karşı karşıyayız. Maalesef daha baştan “Ben bağımlı olmam, bir kereden bir şey olmaz, istediğim zaman bırakırım” gibi klişe sözler söylesek de bir de bakmışız ki hayatımızın içinde buluruz kendisini.

İlerleyen süreçlerde hayatın sanki doğal akışıymış gibi normal gelir bize.

Gençlerimiz merak, özenti, arkadaş etkisi, gruba katılma endişesi, yalnız kalma duygusu gibi saiklerle bağımlılığın pençesine düşmektedir.

Bu tuzağa düşmemizin bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik vs. birçok sebebi olabilir. Hiçbirimizin bu tuzaklara düşmemek gibi bir garantisi yok. Her an her şey olabilir, hepimiz her an bağımlı olabiliriz. Kimse bu konuda kendinden emin olmamalıdır. Kendine fazla güvenmemelidir. Her an bu tuzaklara karşı hazırlıklı ve donanımlı olmanın bilinciyle hareket etmeliyiz. Bilgilerimizi bilinç düzeyine çıkartarak eylemlerimizde de bunu göstermeliyiz. Aksi takdirde çok geç kalabilir, tezgâha geldiğimizin farkında bile olmayabiliriz.

Tüketim kültürünün kontrolsüz bir şekilde teşvik edildiği, reklamların kışkırtıcı ve tahrik edici olduğu bir çağda neyin ihtiyaç olup olmadığına kara vermenin kararsızlığını yaşayan gençlerimiz bu sürecin etkisinden nasıl kurtulacaklarını bilememektedirler.

Bireyselliğin, hazcılığın ve egonun alabildiğine ölçüsüzce tatmin edilmeye çalışıldığı ve bunun sınırlarının tespit edilememesi bağımlılığın en başta gelen sebepleri olarak gösterilebilir.

Bu anlamda bağımlılık kavramını iyi bilmek ve ona göre çözümler üretmek zorundayız. Yoksa atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra yapılacak olanlar, yitip giden zamanları ve hayatları geri getirememektedir.

Bağımlılık Nedir?

Bağımlılık insan beyninin hasta olması durumudur. Bu hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir. Hayatımızda bağımlılık iki şekilde tezahür etmektedir: Birincisi dışarıdan alınan bir maddenin vücudumuza yaptığı bir etkiyle oluşan fiziksel bağımlılık, buna madde bağımlılığı adı verilir. Örnek: sigara, alkol vs. gibi. İkincisi ise hiçbir madde almadan hareketlerimizi yönlendiren ve kontrol altına alan davranış bağımlılığıdır. Buna örnek ise kumar, alışveriş, oyun ve teknoloji bağımlılığıdır.

Davranış bağımlılığını anlamak ve fark etmek fiziksel bağımlılığa göre daha zordur. Çünkü burada dışarıdan alınan herhangi bir madde olmadığı için kimse kendisini davranış bağımlısı olarak kabul etmez.

Davranış bağımlılığının en etkili araçlarından birisi ise hiç şüphesiz günümüzde gençlerimizi etkisi altına alan teknoloji bağımlılığıdır. Evet, teknolojiyi kullanacağız. Onu hayatımızdan atamayız. Fakat doğru kullanmak zorundayız. Hayatımızda teknoloji olacak ama hayatımız sadece teknolojiden ibaret olmayacak. Biz onu kullanacağız, o bizi kullanmayacak. Emir ve komuta bizde olacak, onda değil.

O hâlde bağımlılık nedir? Bize zarar verdiğini bildiğimiz ve anladığımız hâlde bir maddeyi kullanmaya veya bir davranışı sürdürmeye bağımlılık denir. Burada ölçü bize zarar vermesidir.

Bir bilgisayar başında işimizi gördükten sonra onunla saatlerce meşgul olmamız, hayatımızın diğer alanlarını yok sayarak bütünüyle ona odaklanmamız, özgürlüğümüzü teslim etmemizin de bir bağımlılık olduğunu bilmeliyiz. Bu da bir şekilde modern çağın köleliğini oluşturmaktadır.

Günümüzde artık internet gençliği diye bir gençlik tipolojisi türemiştir. Teknolojiyi kullanmada ölçü kaçırılmış ve madde bağımlılığıyla eşdeğer hâle gelmiştir.

Eskiden insanlar icat ettiği makineler üzerinde hâkim vaziyette iken endüstri toplumunda kişinin ürettikleri üzerinde kontrolü giderek azalmaktadır. Aynı zamanda kendi bedeni üzerinde de kontrolünü kaybetmek üzeredir. Artık makineler insanları kontrol eder hâle gelmiştir.

Makine merkezli odaklanma insan merkezli odaklanmaya göre daha kolay olduğu için insanlar giderek makineleşmektedir. Toplumsal bağlar zayıflıyor, yeni bir toplum oluşuyor.

Her şey sanal hâle geldi, gerçek ilişkilerimiz zayıfladı. Hızlı yaşam toplumları ve kültürleri de hızla dönüştürmeye devam etmektedir.

Çözüm daha çok sosyal çevre, daha çok arkadaş, hayatı daha çok zenginleştirmek ve yüz yüze iletişim. Teknolojinin bizi ele geçirmesine izin vermemek, ona esir olmamak.

Teknoloji üzerinden bize dayatılan hayat tarzı ve kimlik geliştirilmeye çalışılıyor. Amacımız teknolojiye karşı olmak değil. Teknoloji hayatımızın içinde olmalı, fakat gerektiği kadar yer tutmalı. Yaşam biçimimizi, dünya görüşümüzü ve bakış açımızı teknoloji üzerinden değil, insanlık üzerinden olmalıdır. Ona karşı durmak yerine yaşamın diğer sahalarını zenginleştirmeye çalışmalıyız. Nasıl yiyeceklerimizin organik olmasını istiyorsak hayatın içinde de organik insanlar olmalıyız. O zaman çevremizdeki insanlarla da organik ilişkiler geliştirebiliriz, sanal ilişkilerden kurtulabiliriz.

Kısacası bir atasözünde belirtildiği gibi “Para, iyi bir uşak, kötü bir efendidir.” Burada “para” yerine “teknoloji” sözcüğünü getirdiğimizde durumun vahametinin daha iyi anlaşılacağını görebiliriz. Her türlü teknolojinin efendimiz olmasına müsaade etmemeliyiz. Onun, insanlığın emrinde ve hizmetinde olduğunda bir anlamının olduğunu unutmamalıyız. Aksi durum modern kölelik ve özgürlüğümüzü kaybetmektir.

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in bir sözüyle yazımızı bitirelim: “Hayat inanan ve salih amel işleyenlerin dışındakilerin kaybettiği bir oyundur.”

Arif Çifci

 

tefsir dersleri

Yazanlarımız



muvafakat besir

ömer hoca ile röportajlar