• HANİ KAMPLAŞMA OLMAYACAKTI!

      Bilim-din ilişkisi her zaman farklı yorumlanmıştır. Bilimin alanı ile dinin alanı nerede başlar nerede biter veya din ile bilim yekdiğerine zıt mıdır? Deneysel ve teknik bilimlerde, ölçülemeyen şeylere çok itibar edilmez. Doğa bilimciler,...

DUYURULAR

BU KURBAN BAYRAMINDA...

Yüce Rabbimiz Hac Sûresi'nin 37. ayetinde şöyle buyurur: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı, Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed) güzel davrananları müjdele."

 En am Sûresi nin 162-163. ayetinde de şöyle buyurur.

“De ki: Şüphesiz benim namazım ibadetlerim (kurbanım) hayatım ve ölümün hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu. Ve ben Müslümanların ilkiyim."

Rasulullah (s.a.v.ı Efendimiz de bir hadis-i şerifte şöyle buyurur:

"Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti neyse eline geçecek olan da odur."

Yukarıdaki ayet ve hadislerden anladığımız şudur: Yapılan her eylemin Allah katında değerli olabilmesi için sadece O’nun rızası için yapılmış olması gerekir. Allah'ın rızası düşünülmeden yapılan bir işin Allah katında bir değeri yoktur. İşte bu sebeple kurban kesmek bir ibadettir ve ancak bu ibadet diğer ibadetler gibi Allah için yapılırsa değerli olur. Yine bu ibadet diğer ibadetler gibi bizi Rabbimize yakınlaştıran bir ibadettir. Zira ‘kurban’ kelimesinin manası yakın olmak, yaklaşmak, yakınlaşmaktır. Istılahî manası da, “nisap miktarı mala sahip olan Müslüman'ın Allah Teâlâ'ya yakınlaşmak maksadı ile belirli bir zamanda (Kurban Bayram günlerinde) belirli hayvanları (deve, sığır, koyun, keçi) usûlüne uygun şekilde kesmektir.” Ayrıca kesilen hayvana da ‘kurban’ denilir.

Kurban ibadeti bütün peygamberlerin şeriatlarında var olan bir ibadettir. Yüce Rabbimiz bu konuda Hac Sûresi’nin 34. ayetinde şöyle buyurur:

“Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O'na teslim olun. Alçakgönüllüleri müjdele."

Her ibadetin kişiye, ailelere, toplumlara dönük faydası vardır. Kurban ibadetinin de hem kişiye (kesene), hem ailelere hem de topluma dönük birçok faydaları vardır. Yukarıda ‘kurban’ kelimesinin manasını söylerken ‘yaklaşmak, yakınlaşmak’ demiştik. Demek ki bu ibadet bizi Allah’a yakınlaştırıyor. Burada en baştaki ayet-i kerimeyi bir kere daha hatırlayalım:

“Onların ne etleri ne de kanlan Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.”

Anlaşıldığına göre Rabbimize ulaşan takvamızdır. Şöyle de diyebiliriz zannediyorum: Biz bu kurbanı keserken neler düşünüyoruz? Aklımıza neler geliyor? O hayvan orada can verirken bizim aklımızdan neler geçiyor? Ödediğimiz paranın az mı çok mu olduğunu mu düşünüyoruz? Biraz sonra etlen pişirip yemeyi mi, kimlere ne kadar dağıtacağımızı mı? Kesim işini bir an önce bitirip bayram ziyaretlerine gitmeyi mi? Ya da “Hiç kesim işiyle uğraşmasaydım da, bayramdan evvel bir hayır kurumuna bağışlayıp telâşeden kurtulsaydım " diye mi?

Bunlar elbette aklımıza gelecektir. Ama asıl düşünmemiz gerekenin ne olduğunu ya da bunlar olmadığını herhalde hepimiz biliyoruz. Mademki kurbanı Rabbimize biraz daha yakınlaşmak maksadıyla kesiyoruz; öyleyse “Beni Rabbimden uzak tutan O’na yakınlaşmama engel olan şey nedir?” diye düşünmek ve onu kurban etmek, kurban edebilmek asıl gayedir İşte bu noktada henüz bayrama kısa bir süre varken başlığa koyduğumuz sorumuzu tekrar hatırlayalım:

“Ben bu kurban bayramında beni Rabbime yakınlaşmaktan alıkoyan neyimi kurban edeceğim?”

Mesela kestiğim kurban can verirken, ben de cimriliğimi kurban edemez miyim? İslâmî faaliyetlere kanıma maddî-manevî anlamda destek olma noktasındaki tembelliğimi kurban edemez miyim? Ders halkalarına katılma konusundaki ihmalkârlığımı kurban edemez miyim? Namazlarımı daha güzel kılmak, daha uzun kıraatta bulunmak adabına, erkânına güzelce uymak için vaktimi kurban edemez miyim? Mesela üç dakikada kıldığım öğle namazının farzını alt dakikada kılarak kurban edemez miyim?

İslâmî faaliyetler için ayırdığım aidatımı biraz daha artırarak malımı kurban edemez miyim? Mesela ayda yirmi lira aidat veriyorsam, bunu yirmi beş liraya veya otuz liraya çıkararak beş veya on liramı kurban edemez miyim? Ayda bir kitap okuyorsam iki kitap okumak için, her gün iki sahife Kur’ân okuyorsam dört sahife okumak için haftada bir teheccüde kalkıyorsam iki gün kalkmak için uykumun bir kısmını kurban edemez miyim? Ticaretimde doğru dürüst, verdiği sözde duran bir isem bunu daha fazla geliştirmek ahlâkımı daha güzelleştirmek için kötü huylarımı kurban edemez miyim? Daha sade bir hayat yaşamak için evimdeki lüks eşyalarımı kurban edemez miyim? Evimdeki eşyalarımı değiştirip güzelleştirmek, arabamın modelini yükseltmek daha uzun yaz tatili yapabilmek için düşündüğüm anlardaki zihinsel konforumu kurban edemez miyim? Bir bayan isem, çok şık elbiselerimi, ayakkabılarımı, iyice küçültüp minnacık hale getirdiğim başörtümü daha büyüğünü alarak kurban edemez miyim?

Şimdi bunlardan veya bunlara benzeyen işlerden hiç olmazsa birisini ya da ikisini bu mübarek Kurban Bayramı’nda kurban edemez miyim?

Dünyanın birçok yerinde aç ve açıkta bulunan, biçare durumda olan, acı ve işkence altına yaşamaya çalışan, sıcak savaşın içinde o an kardeşlerime daha çok yardımda bulunmak, daha çok dua etmek için vaktimi, malımı ve uykumu kurban edemez miyim? Bunlardan neleri kurban edebilirim?

Evet, ben kurban etmem gereken şeyleri biliyorum, ama doğusu kurban edebilir miyim, edebilecek miyim bilemiyorum? Meğer Kurban Bayram ne yaman bayrammış! Allah’a dua edelim ve besmele çekerek bir adım atalım.

Rabbimiz bu mübarek Kurban Bayramı’nda kurban edeceğimiz şeyleri kolayca kurban edebilmeyi bizlere nasip eylesin. Âmin...

Rüştü İzgöer

tefsir dersleri

ilka kayit 2020 sinav

Yazanlarımız