I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Birey, kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık; fert, toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradi nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biridir. Birey, toplum yapısının bir çekirdeğidir. Birey, umumi ilişkilerin kurucusudur. Lider/yönetici, bir örgütün/kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimsedir.
Yönetimde yetke -yeterliğine herkesi inandırarak bir kimsenin kendisine sağladığı itaat ve güven- ve etkisi olan kimseye öndere denir.
Zaman, olayların geçmişten bugüne gelip, geleceğe doğru birbirini takip ettiği, bireyin kontrolü dışında kesintisiz devam eden bir süreçtir.
Zaman, önüne geçilemez bir şekilde, sabit bir hızla akıp giden ve tüm bireylerin eşit biçimde sahip olduğu önemli bir değerdir.
Farklı ortamlara ve farklı varlıklara göre zamanın anlamı değişmektedir.
Zaman:
Objektif zaman, saatle ölçülebilen zamandır.
Sübjektif zaman, hissedilebilen ya da algılanabilen zamandır.
Yönetsel zaman ise liderlerin/yöneticilerin yönetim çalışmaları için ayırdıkları zaman olarak tanımlanabilir.
Birey, saatin neyi gösterdiğine bakmaksızın olayda geçen süreyi kısa ya da uzun olarak hissetmekte ve buna göre kısa ya da uzun süre olarak algılamaktadır.
Saatin gösterdiği zaman olarak da ifade edilen objektif zaman, çok kesin birimlerle ölçülürken sübjektif zamanın anlaşılması güçtür. Ancak kimse daha fazla zamanı ne kiralayabilmekte ne de kiraya verebilmektedir. Dolayısıyla etkin liderler/yöneticiler zamanın sınırlayıcı bir faktör olduğunun bilincindedirler ve görevlerinden değil zamanlarından yola çıkarlar. Çünkü akreple yelkovanın hareketi bireyin denetimi dışındadır. Bunlar durmaksızın hareket eder ve birey ne yaparsa yapsın, zaman önceden kararlaştırılmış bir hızla akıp gider. Sorun saati yönetmek değil, bireyin kendini zaman içinde yönetebilmesidir.
Zaman yönetimi:
- İhtiyaçları belirlemek,
- Belirlenen ihtiyaçları karşılayabilmek için gerekli olan hedefleri oluşturmak,
- Öncelikli işleri belirlemek ve zamanı önceliklerle planlama, programlama ve listeleme yoluyla uyumlaştırmaktır.
Zaman yönetiminin amacı, bireylerin ve özellikle liderlerin/yöneticilerin zamanlarını verimli ve etkin bir şekilde kullanmalarını sağlayabilmektir.
Liderlere/yöneticilere zaman kaybettiren zaman tuzaklarının belirlenmesi etkin zaman yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Belli başlı zaman tuzakları şöyle sıralanabilir:
• Plansızlık: Liderlerin/yöneticilerin zaman kayıplarının en önemli nedenlerinden birisi plansızlıktır. Yöneticilerin büyük çoğunluğu, özgürlüklerini kısıtladığı düşüncesiyle planlamaya sıcak bakmamaktadırlar. Oysa “Plan yapmamak, başarısızlık planı yapmaktır.” Ayrıca pasif ya da yetersiz planlamanın bireyin kendi yarattığı bir zaman hırsızı olduğu açıktır.
• Yetki Vermemek: Yetki devri, en basit ifadeyle bir işin sorumluluğunun bir bireyden diğerine geçmesidir. Pek çok birey, bütün iş yükünü tek başına taşımaya çalışmaktadır. Yetki devri daha çabuk harekete geçmeye, daha iyi ve hızlı kararların alınmasına yöneliktir. Yetki devredilmezse en basit konularda bile üste havale, üstlerin gereksiz yere meşgul edilmeleriyle sonuçlanacaktır.
• Ertelemek: Erteleme alışkanlığı en önemli zaman yönetimi tuzaklarından biridir. Öncelikli bir etkinliğin, daha az önceliği olan bir diğeri ile değiştirilmesine olumsuz erteleme denir. Bireyler isteyerek veya farkında olmayarak bazı işleri tamamlamayı sürekli ertelerler. Liderler/yöneticiler, çok güç olduğunu düşünerek istemedikleri işlerden kaçınmak için yahut bu işlere zaman ve enerji sarf etmeyi göze alamadıkları için onları ertelerler. Nedeni her ne olursa olsun, erteleme ölümcül bir zaman hırsızıdır.
• Öncelikleri Belirleyip Sıralayamamak: Yapılacak işler öncelik ve önem sırasına göre gerçekleştirilmelidir. İşleri yaparken öncelik ve önem sırasına dikkat etmemek, acil işlerle önemli işleri birbirine karıştırmak plansızlığın bir sonucudur. Eğer öncelikleri belirlemeyi bilmiyorlarsa, olabilecekleri kadar verimli olamazlar.
• Ziyaretçiler ve Hayır Diyememek/Açık Kapı Politikası: Neler olup bittiğini öğrenme isteği, bütün ziyaretçilere kapıları ardına kadar açmaktadır. Ayrıca açık kapı politikası bazı yöneticiler için övünç kaynağı olmaktadır. Her zaman görüşülebilir biri olmak randevusuz ziyaretçilere cesaret vererek yöneticinin önemli işlerinden zaman çalınmasına neden olabilir. Etkin zaman yönetimi konusunda en etkili yöntemlerden birisi hayır diyebilmektir.
• Verimsiz Toplantılar: Konuyla ilgisi olmayan konuşma yapanlar, amaç dışı tartışmalara girenler, hazırlıksız katılımcılar, kontrolü sağlayamayan toplantı başkanı, gereklilikten ziyade toplanmış olmak için düzenlenen toplantılar… Bütün bunlar yöneticilerin ve toplantıya katılanların zamanına el koyan olgulardır. Gündemsiz ve gündeme uygun olmayan toplantı akışı yalnızca zaman tüketicidir. Bunlarla birlikte:
− Yapı içerisindeki kişiler arasında, işbirliğinin zayıflığı, çeşitli gruplaşmalar ve çatışmaların varlığını çıkarmakla birlikte,
− Yapı içerisindeki bireylerin aynı anda birden fazla işle ilgilenmeleri ve işte yoğunlaşmayı sağlayamamalarının yanı sıra,
− Liderlerin/Yöneticilerin geç karar almaları ya da kararsız davranmaları,
− Yapı içerisindeki bireyler arasında, etkin bir iletişim sisteminin oluşturulamaması ve iyi haberleşme yöntemlerinin uygulanamaması, diğer önemli zaman tuzakları olmaktadır.
Zamanı iyi değerlendiren insanlar hep kazanmış, zamanı iyi değerlendiren ülkeler dünyada söz sahibi olmuşlardır.
İslâm, yapmakla mükellef olduğumuz ibadetlerin gün, ay ve yıl dilimleri içinde yapılmasını emrederek bir nevi hayatımızın içinde zamanı, zamanın içinde de hayatımızı düzenlemiştir.
İslâm’ın temel kaynakları olan Kur’an’da ve Sünnet’te/ hadislerde çok sayıdaki naslar; yıllık, aylık, haftalık ve hatta günlük hayatın düzenlenmesini hedeflediği gibi, aynı kaynaklarda ifade edilen tembih ve uyarılar ve hatta bir kısım fiili tedbirler Müslümanlarda zaman şuurunun uyandırılmasını ve canlı tutulmasını amaç edinir.
Rabbimizin bizlerden istediği zaman şuuruna sahip olma ve zamanı rabbimizin istediği şekilde bir hayat yaşayarak geçirme duası ile…