İNSAN VE TOPLUM SORUNLARININ ANALİZİ

İnsan ve Toplum Sorunlarının Analizi ve Kök Sorun Tespiti

İnsan, eylem olarak iyi ve kötüyü ortaya koyabilen bir varlıktır. Yaptığı kötü işlerin, sebep olduğu problemlerin, ortaya çıkardığı sorunların tümünün bir sebebi, arka planı ve gerekçesi bulunmaktadır. İşte ortaya çıkan bu sorunların serbestçe ve geriye doğru düşünülerek belirlenmesine, tespit edilmesine ve listelenmesine

“sorun analizi” denilir. Burada sorunların derecelendirilmesi veya sıralanması önemli değildir. Önemli olan insan ve toplum açısından sorun olan tüm durumların fark edilmesi ve listelenmesidir.

Tabi ki insan için sorunları ortaya çıkaran sebeplerin önem ve etki durumları aynı değildir. Her sorunun bir veya birkaç sebebi olabileceği gibi ilgili sorunun ya kendisi başka bir sorundan dolayı ortaya çıkmış ya da kendisi başka sorunları ortaya çıkarmıştır. İşte sorunlar arasındaki bu etkileşim yani sebep-sonuç ilişkisinin ağaç dalları gibi basitten başlayarak asıl olana yani yüzeysel olandan kök olana doğru inilerek tespit edilmesine “kök sorun tespiti” denir. Kök sorunu tespitte asıl olan problemin ya da sorunun kaynağını belirlemek ve gelecekte tekrarlanmasını önlemek üzere alınması gereken önlemleri belirlemektir amaç. Yani yaşanan sorunların ve problemlerin görünen ve bilinen nedenlerini ortadan kaldırmak yerine, kalıcı bir şekilde çözüm üretmeye odaklanan bir süreç uygulamasıdır.

Kur’an, insanın belli safhaları olan bir süreçte yaratılan bir varlık olduğunu,1 maddi bir yönünün2 yanında manevi bir yönü3 bulunduğunu bildirmektedir. Ayrıca insanın fıtratında ve yaratılış özünde iyilik ve kötülüğün yerleştirildiğini,4 müspet yani olumlu yönlerinin5 yanında menfi yani olumsuz yönlerinin6 bulunduğunu da bildirmektedir. Bir hadiste “İnsanlardan öylesi var ki, hayrın anahtarı, şerrin kilididir. Öylesi de var ki, şerrin anahtarı, hayrın kilididir. Eline Allah tarafından hayır anahtarları verilene müjdeler olsun! Eline şer anahtarları verilene de yazıklar olsun!”7 diye buyuran Efendimiz (s.a.v.), insandaki hayır ve şer işleme ve tercih etme cihetine dikkat çekmiştir.

İnsanlardan bazıları yeryüzünde adaleti ikame ederken8 bazıları da zulme ve zalimliğe rağbet etmektedirler.9 Kimi topluluk yeryüzünde ıslah ve imar faaliyeti icra ederken10 kimi ise yeryüzünde fesat ve bozgunculuğu yaymaktadır.11 Kimi iffet ve hayâyı esas alırken12 kimi zina, fuhuş ve hayâsızlığı yaşam biçimi olarak öngörmektedir.13 Günümüz insanına odaklandığımızda zihin, kalp, ruh ve beden açısından insanımızın birçok problemi bulunduğu görülecektir. Günümüz insanının zihnindeki bilgi ve bulgular; varlık mahiyetini irdeleyen, gerçekler üzerinde zihinsel egzersiz yapmaya sevk eden, geçmiş, şimdi ve geleceğe dair fikir ve düşüncelerden yoksun, olayları ve durumları doğru pencereden görmeyen, dünyası için basit bilgi ve malayaniyattan başka bir işe yaramayanlarla dolu bir yapıdadır.

Kalbi ise dinin ölçü aldığı sevgi, merhamet, vicdan, hüzün, korku, endişe, hissetme, iyilik, hayır, gayret, azim, cesaret gibi duygusal özelliklerden mahrum bir haldedir. Ruhu ise ihtiyaç duyduğu ibadet, sıla-i rahim, iffet, zikir, tefekkür, tezekkür, marifet gibi hasletlerden uzaklarda yaşamaktadır.

Bedeni ise yememesi, içmemesi, teneffüs etmemesi, dolaşmaması, bakmaması, duymaması, dokunmaması, yaklaşmaması gereken birçok durum ve şartların içinde çırpınmaktadır.

Günümüz insanı ve toplumu, varlık ve yaratılış mahiyetinden uzaklaşmış ve yanlış bir yöne sapmıştır. Global gücün ve tesirin etkisi altında, çıkarcı propagandanın kumandasında, yanlış mekanizmaların dişlileri altında, sömürü zihniyetlerinin odağında, siyasi emellerin elinde, şeytan tipli insanların tezgâhında ve nefis gibi azgın bir gücün pençesinde ezilmektedir. Tüm bunlara rağmen yaratılış gayesine uygun bir yaşam ortaya koymak için mücadele etmektedir.

Günümüz düzenleri, kendi tezgâhını kurmuş ve istediği ortamı oluşturmuş bir vaziyette insanı kuşatmıştır. Bunun yanında insanın isteklerini, taşkınlıklarını, aşırılıklarını engelleme ve önleme maharetiyle kanun ve yasayla da insanı kıstıran ve ikileme sokarak bir gelgitin içerisine hapsetmiştir

İnsanın talim ve terbiyesi, yaratıcının usul ve şartlarının dışında bir sistemle çıkmaza sokulmuş ve insan cevheri heba edilmiştir.

Tüm bu olumsuzluklarla beraber günümüz Müslüman sivil toplum cemiyetleri, karşılaştıkları tüm olumsuzluklara ve sistemlerindeki problemlere rağmen hâlâ yaptıkları işi baştan savma, klasik usul, rastgele girişim, plansız iş, programsız işleyiş, gereksiz endişe, dengesiz inşa, uygunsuz yönelim, dar kapsam, ölçüsüz yaklaşım, gereksiz ayrılık, basit hata, rehbersiz yol, aşırı taassup, ifrat bağlılık, yersiz bağnazlık, dışlanma korkusu ve benzeri sebeplerle insanı, toplumu, imkânları, zamanı ve elindekileri israf etmektedirler.

Müslüman fert ve cemiyetler, şimdi ve geleceği birlikte ele alarak güçlü sistemler, kurumsal yapılar, şeffaf müesseseler, liyakatli tercihler, ilmi öncelikler, doğru seçimler, ulusal ve küresel hareketler, etkin yöntemler, insan odaklı mekanizmalar, toptan kalite anlayışında yapılar, kuşatıcı vizyon, dini ve dünyevi ilimler, güçlü birliktelikler, temiz kaynaklar, planlı ve programlı işleyişlerle kendilerini yeniden inşa etmelidirler.

Hülâsa, sil baştan sorunlarımızı iyi tespit edip kök sorun olan sorunu doğru tespit etmekle işe başlamak gerekir. Bu yazıda, fert ve toplum sorunlarını listeleyip kök sorunu ortaya koymak değildir gayem. Belki toplumsal hizmetin ve ilahi nizamın inşa ve tesisinde bulunan kişilerin ve cemiyetlerin; acele etmeden, işin ehli ve sorunlara duyarlı kişilerden teşekkül edecek komisyonlarla yapacakları toplantılar, görüşmeler ve değerlendirmeler bizi doğru olana götüreceği kanaatindeyim. Belki en başa döneceğiz ama yanlış başlanmış ve üzerinden uzun zaman geçmiş bir sistemle mücadele etmektense, yeni başlamış doğruyla işe koyulmak daha doğru olacaktır.

Abdullah Servet Yılmaz


1 Hicr Suresi, 15/29; Mü’minûn Suresi, 40/12-14.
2 Tîn Suresi, 95/4.
3 Hicr, 15/29; Kıyâmet Suresi, 75/ 37, 38.
4 Şems Suresi, 91/8.
5 Şems Suresi, 91/9.
6 Şems Suresi, 91/10.
7 İbn Mâce, Mukaddime 237.
8 En’âm Suresi, 7/181.
9 İbrahim Suresi, 14/34.
10 Âl-i İmrân Suresi, 3/114.
11 Mâide Suresi, 5/64.
12 Ahzâb Suresi, 33/35; Mü’münûn Suresi, 23/5.
13 A’raf Suresi, 7/80.

 

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız