HALEP BİZİM NEYİMİZ OLUR?

halep bizim neyimiz olur

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kültürel ve tarihsel birikimiyle gözleri dolduran kadim şehir; Halep. 1.Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı hakimiyeti altında barış ve sükun içinde varlığını sürdüren Halep şehri, bu dönemde bölgenin en önemli ticaret ve kültür merkezi haline geldi.

1.Dünya Savaşı'ndan sonra İslam yurdunun dört bir yandan işgal edilmesine bağlı olarak Halep, emperyalist ve kan dökücü sözde medeniyet sahibi Fransızlar tarafından işgale uğradı. Emperyalizmin çehre değiştirdiği yıllarda, Halep’in de içinde bulunduğu Suriye coğrafyası azınlık durumundaki Nusayrilerin yönetiminde bağımsızlığına(?) kavuştu. Ancak büyük bir nüfusa sahip Sünni çoğunluk, azınlık diktası Nusayri yönetiminin yıllarca süren baskılarına maruz kaldı. Suriye yönetimince ülke adeta korkunun, tedirginliğin hakim kılındığı bir ülkeye dönüştürüldü, hukuksuz yargılamalar, işkenceler ve baskılar yoluyla Suriye halkı büyük bir zulme maruz bırakıldı. Sadece insani hak ve taleplerle meydanlara çıkan, yönetimden ıslahat isteyen masum, silahsız halk; devletin talimatıyla keskin nişancılar tarafından şehit edildi. İşte Suriye’de kıyam; yıllarca süren, işgalin, baskının, yaşatılan zulmün bir neticesi olarak ortaya çıktı ve Halep şehri bu kıyamın, bu özgürlük mücadelesinin, insanlık onuru ve gururu için verilen direnişin en önemli merkezi haline geldi. 

Bazı Sami dillerine göre "süt veren" anlamına gelen Halep şehri günümüzde "süt veren" kelimesinde değil, 'kan dökülen' kelimesinde kendisine anlam buluyor. Her gün yüzlerce masum Müslüman’ın kanının döküldüğü ve hiçbir kimsenin umursamadığı şehrin adı olmuştur artık Halep. Dünyanın şu ana kadar gördüğü en acımasız ve vahşice katliamların yapıldığı şehrin adıdır Halep. Tüm bunlara rağmen hala gereken tepkinin verilmediği, yok olmaya mahkûm edilmiş bir şehirdir Halep. Kan ve gözyaşıyla yıkanan ve yıkılan şehirdir Halep.

Halep’e sahip çıkmak, “Müminler ancak kardeştirler...” ilahi sözü anlamaktır. Yetimlere, öksüzlere, mağdurlara ve mazlumlara el uzatmak, onların gözyaşlarını silmek, yaralarına merhem olmak bu ilahi çağrısıya verilebilecek en güzel cevaptır.

“Mü’minlerin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” , “ Müminler bir vücudun azaları gibidir, vücudun bir azası rahatsızlansa bütün vücut bunu hisseder.” hadislerinin ete kemiğe bürünmesidir Halep’e yardıma koşmak, bir yetimin başını okşamak, bir garibe güzel söz söylemek..

Halep bizim gönül coğrafyamız, Halep bizim hafızamız, Halep bizim kardeşlik imtihanımız.. Zulme, baskıya, işgale rağmen kardeşliğimizi yaşatacağız.. 

Ey Halep! Yaksalar da yıksalar da seni gönlümüzde taşıdığımız iman ile, ruhumuzda taşıdığımız kardeşlik ile her türden çaba, azim ve gayret ile seni tekrar ayağa kaldıracağız. Senin ayağa kalkman ile Şam ayağa kalkacak, Bağdat ayağa kalkacak, kutsal belde Kudüs ayağa kalkacak.. 

Abdulkadir Özel

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız