Tarafgirlik

Tarafgirlik: Taraf + gir + lik’ten oluşur.

Taraf; yan, yön, doğrultu, cihet, canib, bölge, yer, memleket, kısım, bölüm, kat, huzur, ind, nezd, karşı olmak, soyundan gelmek… manalarına gelir. Mesela tarafeyn iki taraf. Tarafımdan; bana göre. Taraf taraf; her tarafta her yerde.

-gir; Farsça giriften kökünden gelir. Tutan, yakalayan, alan, fetheden, ele geçiren, döğüş, kavga, savaş anlamına genelde failiyet eki olarak kullanılır.

 

-lik; isimden isim yapma ekidir. Hem geçici hem de kalıcılık vasfını taşır. Yere, alete, topluluğa ek olarak gelebilir. Sıfatlardan da isim yapma eki olarak da kullanılabilir. Sonuna geldiği mücerret isimleri müşahhaslaştırabilir… (Bkz. Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi Minnetoğlu Yayınları)

Kavramımız; tarafgir olursa; taraf tutan, o doğrultuda hareket eden, o canipte olan, oraya, herhangi bir kişiye bağlı olan, o bölüme, kısma ait olan…

Tarafgirlik; fail olmaktan çıkar bir isim olur. Taraf tutma, taraf tutmak, taraf tutmaklık manalarına gelir. Kavramın içeriğinde bir daralma /daraltma, yön tayin etme, her hangi bir doğrultuda istikamet tutma anlamı vardır. Orta yerde durma, hareketsiz kalma, dışarıdan bakma yoktur. Artık işin içinde olmaklık söz konusudur ve bir yere doğru, bir tercihte bulunma ortaya çıkmıştır. Hareketlilik aynı zamanda ihate azlığını içerir. Bir yöne doğru giderseniz başka bir yöne doğru gitme şansınızı kaybedersiniz demektir.

Tarafgirliği inad ve hased besler; kin ve düşmanlığa sebebiyet verir. Tarafgirlik insanın ufkunu köreltir, adalet duygusunu zedeler.

Bu hususta Said Nursî şöyle der: “ Mü'minlerde nifak ve şikak, kin ve adâvete sebebiyet veren tarafgirlik ve inad ve hased; hakikatça ve hikmetçe ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyetçe ve hayat-ı şahsiyece ve hayat-ı içtimaiyece ve hayat-ı maneviyece çirkin ve merduddur, muzır ve zulümdür ve hayat-ı beşeriye için zehirdir.”

Tarafgirlik hakkı haykırmak zalime karşı gelmeyi engelleyici olarak anlaşılmamalıdır. Zalim ile mazlumu aynı kefeye koymak, haklının yanında olmamak anlamı çıkarılmamalıdır.

Tabii ki haklının taraftarı olacağız, burada ölçü; Allah ve Rasulü’nün razı olmayacağı taasubane tarafgirlik yerilmektedir.

Tarafgirlik sadece düşmanlıkta tezahür etmez, muhabbette de yanlış olarak ortaya çıkabilir. Aşırı sevgi tarafgirliği aşırı düşmanlık tarafgirliği kadar tehlikelidir. O zaman kişi veya grup yanlışlarını göremez sırat-ı müstakimden sapar. Kendine ait olanın yanlışlarını meziyet diye piyasaya sürebilir. Böyle yaparken nasıl bir açmaza girdiğini fark bile edemez.

Hakkaniyeti örter, zalimi cesaretlendirir. Adaletsizliğe kapı aralar.

Ferdin gelişmesine ket vurur, toplum, devlet ve ümmet birliğine darbe indirir, düşmanı sevindirir.

Manevi gelişmeyi kemirir, insana kibir ve tefahhuru ilka eyler.

Şimdi, AKP ile Fethullah arasındaki çekişme ve sürtüşmede, taraf tutmadan insafla değerlendirmek istediğimde; tek tek her bir ferde nasıl bir tesiri olur. Ferdin İslâmî kişiliğine nasıl etki eder, her iki tarafı da bu hususta tartıyorum. Türkiye toplumunu genel olarak nasıl yönlendirir iki taraftan birinin galip gelmesiyle ülke ne kazanır ne kaybeder. Bu ülkede yaşayan Müslümanlara neler kaybettirir veya kazandırır. Dünya Müslümanlarına ne kazandırır veya kaybettirir. Tüm insanlık camiasına neler kazandırır veya kaybettirir. Kainatın bozulmasına nasıl katkı sağlar, fıtratı muhafazada hangi taraf ne yapabilir. Belki amma büyüttün diyeceksiniz, alakası yok denilecektir. Bu saydıklarımın ve sayamadıklarımın bunlarla çok yakından ilişkisi vardır.

Dünyada kamplar ve taraflar vardır onların yaptıkları vardır. Dış dünyadan içe doğru gelirsek; kainatı bozan merkezler vardır onlara karşı olanlar vardır. Mesela tabiattaki dengeleri kimler bozuyor, hangi firmalar ve bu firmalar hangi devletin firmalarıdır.

Dünya ülkelerini hangi devletler sömürüyor ve onlara zulüm ediyor. İslâm dünyasını hangi devletler eziyor, halkı Müslüman olan ülkelerde hangi iktidar ve çevreler halka zulüm ediyor… bunları destekleyenlerle bunların önünü kesenler arasında bir kıyas yapıyorum.

O zaman karşıma şöyle bir manzara çıkıyor; Fethullah Gülen hareketi, kainatı bozan çokuluslu şirketlerle iş tutuyor. AKP kenarda tutuluyor, fakat zaman zaman ülkede tabiatı bozan işler de yapıyor. Bu husustaki kıyasta ikisi de temiz değildir. Fakat çokuluslu şirketlerin tabiatı tahrif etmeleri katbekat fazladır.

İnsanlığa yapılan zulümlere bakılınca, tüm dünyayı sömüren ve ezen sapkın batı uygarlığın sapık kolları Fethullah’a daha yakın duruyorlar.

Ülkeleri işgal eden ABD, dolaylı olarak AB’nin yanında durmayı Gülen bir meziyet sayıyor. Lakin hükümet de pirüpak değildir. Bu hususta Fethullah % 60 ise AKP % 40 dır.

İslâm coğrafyasının kalbine saplanan İsrail’e karşı tutumda AKP haklı Fethullah haksızdır, bunda kıyas yapılamaz.

Mısır’da İhvan’ı destekleme hususunda Fethullah yanlış taraftadır. Mursi’ye karşıdır, hükümet Mursi’nin yanındadır. Suriye konusunda Fethullah sessizliği tercih etse de dolaylı olarak Esed’e çalışmaktadır. Hükümetin tavrı nettir ve mustazaf, mazlum Suriye halkının yanındadır.

Genel manada Ümmet birlikteliği hususunda Fethullahçılar yere çakılmış vaziyettedir, hükümet ümmet birliği için kapı açmaya gayret etmektedir.

Türkiye’nin geleceği için; maddi ve manevi olarak hükümetin çabası ile Fethullahçıların çabası kıyaslanınca biri “cemaatine” hizmet etmektedir diğeri tüm Türkiye insanına….

Bu karşılaştırmayı çoğaltabiliriz.

Sonunda şunu söylemek zorundayım ki AKP’nin -en azından Tayyip Erdoğan ve onun gibi düşünen arkadaşlarının- yukarıda sayılan hususlarda Fethullahçılara göre daha düzgün durduğunu söyleyebiliriz.

İnsanlık adına, Müslümanlar adına ve ülkenin geleceği adına, Fethullahçıların ilişkileri muğlak ve müphemdir, bu muğlaklık ve müphemlik endişe vericidir.

Bu hususta AKP’ye hak vermek, her yaptığını desteklemek olarak anlaşılmamalıdır. AKP’den ziyade adı geçen yapılanmanın zararları insanları böyle davranmaya sevk ediyor.

Fethullahçıların hocalarına olan muhabbeti gerçekleri görmelerine perde olmuş hakikati göremez olmuşlar.

Gerçeğin yanında olmak adalet gereğidir, tarafgirlik için değildir. AKP’nin hiçbir yanlışına kılıf bulma gayretinde olamayız.

İnşallah bir daha bu konuda yazı yazmak zorunda kalmam.

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız