DEĞER KATMADAN ÜMMETÇİ OLUNMAZ

kazım saglam ummet

Cuma günleri üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen "Medeniyet Vakfı Gençlik Buluşması"nda Halep başta olmak üzere Suriye’deki gelişmeler konuşuldu. İHH İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay’ın Mavi Marmara davasında gerçekleşen önemli bir gelişme dolayısıyla katılamadığı programda Medeniyet Vakfı Başkan Yardımcısı Kâzım Sağlam konuştu.

Son gelişmeler ışığında Halep ve Suriye’deki direniş hakkında bilgiler veren Kâzım Sağlam, aynı zamanda gençler için önemli uyarılarda bulundu.

Hocamızın konuşmasından bazı satırbaşları;

*Suriye’de ipler ne Esed’in ne muhaliflerin elindedir. Amerika, Rusya, Almanya, Fransa, Türkiye, İran dahil herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Cenevre görüşmeleri öncesinde herkes elini güçlendirmek istiyor. İran, Rusya ve rejim birkaç yer daha alarak daha güçlü bir şekilde masaya oturmanın peşinde. ABD ise bu kavgayı kargaşayı uzatarak bölgeyi bitap düşürmek ve sonra kurtarıcı rolü ile bölgeye daha güçlü müdahalede bulunmak istiyor. Bunun bir benzerini Bosna mücadelesinde gördük.

*Şuan Halep’te çatışan Esed komutanlarının hepsi İranlıdır. Rejime lojistik desteği de Rusya sağlamaktadır. ABD ve Rusya her ne kadar düşman görünseler de Suriye’deki zulümde ortaktırlar.

*Suriye ve Irak bölünmenin eşiğinde. Batı tarafında rejime, güney tarafında şiilere, kuzey kısmında PYD’ye, orta kısımda ise Sünni Araplara bir devlet düşünülmektedir.

*Halep’te şuan 30 kilometreye 200 binden fazla insan sıkıştırılmış durumdadır, Halep aç ve sefil haldedir.

*Azez ve Cerablustaki kampları gezdim, durum gerçekten içler acısı. Suriye’nin ve ümmetin geleceği karanlık, ama bu karanlığın ardından bir aydınlık mutlaka gelecektir. Ayet zorlukla beraber bir kolaylığın var olduğunu söylüyor. Her zorluk iki kolaylık arasındadır, her kolaylık da iki zorluk arasındadır. Biz imtihan oluyoruz, bu imtihandan sağ salim çıkmalıyız. Elbette ki imtihandan yara bere alırız ama Allah’a olan güvenimizi sarsmaz isek Allah önümüzü açacaktır.

*Suriye’de muhalifler inşallah bir araya gelirler. Bunu ümit diyor, bunu istiyoruz. Eğer biz Müslüman kardeşimize tahammül etmez isek kafirlerin zulmüne hep beraber tahammül etmek zorunda bırakılacağız. Onun için herkes kendini merkeze alarak, Müslüman grupları dışlayıcı bir tavır almaktan uzaklaşmalıdır.

*Suriye’de yaşananlara bigane kalamayız. Gündeme getirmek, bunu dış dünyaya duyurmak, elimizden geldiğince yardım toplayıp ulaştırmak bizim vazifemizdir. Siz öğrenci kardeşlerimiz de Halep için, Suriye için elinizden gelen yardımı Allah rızası için yapın.

*İHH Halep’te, Cerablus’ta büyük işler yapıyor. Bunu bir ölçüde biz Müslüman cemaat ve vakıfların desteği ile yapıyor. Devletin de bu konuda İHH’ya büyük desteği var. İHH’nın Azez’deki kamplarında 3 bin konteynır bulunmakta, bu kamplara elektrik ve su verilmektedir. İHH’nın gayretleri neticesinde Şam üniversitesi ile ortak 450 kişilik bir üniversite kurdular. Günde 8 bin kişiye yemek veriyorlar, sadece Cerablus’ta günde yirmi bin ekmek dağıtıyorlar. İHH bölgede AFAD ve Kızılay’la iç içe beraber faaliyet yürütüyor. Türkiye hem devlet olarak hem de halk olarak Suriye’ye en fazla yardım yapan ülkedir. Ümmete sahip çıkan bu tavırlarından dolayı Türkiye uluslar arası sistemin güç odakları tarafından cezalandırılmak isteniyor. Biz de uluslar arası sistemin elini güçlendirmeyecek, ülkemizi ayakta tutmak adına ne varsa yapmakla mükellefiz. Bu Ak Parti ile alakalı bir mesele değildir. Bu durum ülkenin ayakta kalıp kalmaması ile alakalıdır. Bu ülke bizim ülkemiz, AK Parti bugün var yarın yok. Bu ülkenin ayakta kalması lazım. Eğer Türkiye de çökerse bütün ümmetin umudu biter.

*Biz kendi zaaflarımızı, Türkiye’deki yanlışları biliyoruz ve onlara da razı değiliz. Bu noktada da elimizden gelen muhalefeti, karşı duruşu sergileyeceğiz. Ama bu ülke ümmetin bir parçasıdır ve belki de son ümididir. Bu ümidi de ayakta tutmak için elimizden geleni yapmamız lazım. Bu yapacaklarımız ümmet içindir, herhangi bir parti ya da grup için değildir. Bunun için arkadaşlar gelecekte uluslararası araneda lazım olan, değerli olan, karşılığı bulunan, işe yarayan işler yapmamız lazım.

*Her biriniz kendinize iyi bir alan seçin ve o alanda ilerleyin. Bu ümmete katkı sunun. Ümmetçilik bu ümmete ne kadar katkı sunduğunuz ile alakalıdır. Sadece laf ile konuşmak ile ümmetçi olunmaz. Ümmete ne kadar değer katarsanız gerçek manada o kadar ümmetçisinizdir. Ümmete katkı sunmak için ise verecek bir şeylerimizin olması lazım. Gençler olarak şimdi ümmete değer katacak birikimi yapma zamanındasınız. Bu zamanı boşa geçirmeyin. Sizin geleceğiniz ümmetin ve tüm insanlığın geleceğidir. Onun için kendinizi hafif görmeyin.

*Sıkıntılı bir konuyu anlattım. Sıkıntılı bir konuyu anlatmak da dinlemek de sıkıntılıdır. Ama kaçsak da kalsak da sıkıntı bizim sıkıntımızdır. Onun yerine kaçmayıp sıkıntımızı omuzlayıp sırtlayıp götüreceğiz. Suriye’ye elimizden gelen yardımı yapacak, kardeşlerimize dua edeceğiz.

kazım saglam ummet 1

kazım saglam ummet 2

tefsir dersleri

Yazanlarımız