• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

MEDENİYET BÜLTENİ'NİN 57. SAYISI ÇIKTI

medeniyet bulteni 57.sayı

Kıymetli Okuyucular,

ABD ve AB şahsında bütün emperyalist devletler Afganistan’da sürdürdükleri kirli savaşı onursuzca kaybettiler ve ülkeden rezil olup gittiler. Dünya kamuoyu ekranlarda bu küresel mütegallibelerin apar topar kaçışına şahit oldu. Doğrusu ibretlik bir tabloydu o sahneler.

Zihinlerden uzun yıllar silinmeyeceğe benziyor havaalanındaki tahliye uçağının perişan vaziyetteki binlerce insanın arasından kalkarak gözlerden kayboluşu. Eğitilmiş, beslenip büyütülmüş adamlarını, işbirlikçilerini ve akıllı köpeklerini dahi yüzüstü bırakıp gitti Amerika. Karakteri hep buydu zaten: Kaçmak, satmak ve arkadan vurmak. Önce menfaat merkezli dostluklar ihdas eder, sonra onları bir süre kullanır, işi bitince de tereddüt etmeksizin herkesi satıp gider. Giderken de geride binlerce ölü, yaralı ve sakat; önü alınamaz kaoslar, durdurulamaz kanlar ve gözyaşları bırakır. Zulümle kurulmuş ve tarihleri kirli devletlerin siyasetleri de gelecekleri de kirlidir, hiçbir hayırları dokunmaz insanlığa. Bu tespit ve neticeler, sadece ABD’nin değil bütün Batılı emperyalistlerin özetidir.

Afganistan topraklarında süren yirmi yıllık işgal, zulüm ve istila siyaseti böylece yerini halkın da destek ve teveccühüyle Taliban hareketine bıraktı. Bu durum bütün mazlum coğrafyalar tarafından sevinçle karşılandı dünyada. Nasıl karşılanmasın? Kendisini dünyanın yegâne sahibi, adeta ilahı kabul eden şeytanlaşmış bir devlet varsa ve her türlü terörü istediği gibi ve profesyonelce icra ediyorsa onun yenilmesi, yara alması tabii ki dünya mazlumlarını sevince boğacaktır.

Bütün eksiklik ve yanlışlığına rağmen Taliban bir Afganistan gerçeğidir. Onu yok saymak, onsuz bir Afganistan tahayyülünde bulunmak şu konjonktürde pek mümkün değildir. Uzun yıllardır yürüttüğü onurlu direnişle ve hatta esaslı bir kurtuluş savaşıyla ABD’yi dize getirmiş ve yönetimi ele geçirmiş siyasi/askerî bir yapıyı görmezden gelmek, onu Batı mantalitesi ile mahkûm etmeye çalışmak hasmane bir ideolojidir, renk körlüğüdür ve öngörüsüzlüktür. Taliban, kökü dışarıda ve egemen güçler tarafından kurdurulmuş karanlık bir hareket değildir, değerlerine ve halkına savaş açmış bir maşa-terör yapılanması da değildir. Taliban, kendi topraklarını küresel emperyalist terör devletlerine karşı mütevazı imkânlarla korumaya çalışmış ve bunda şu an için başarılı olmuştur. Olup biten bundan ibarettir. Bunun kınanacak nesi vardır? Hazımsızlık duyulacak ne olmuştur? Taliban elbette her yönüyle masum değildir, elbette adilane kritik edilmelidir, insaf ve merhamet ölçülerinde hataları sevapları birer birer elbette ortaya konulmalıdır -ki tarihî süreçte hataları vardır ve çoktur- ama bu onların emperyalizme karşı yürüttüğü haklı mücadelenin meşruiyetini gölgelememelidir. Bugün asla yenilmez diye lanse edilen büyülü dünya devi Amerika küçümsediği, terörist saydığı mütevazı bir hareket karşısında onuru kırılırcasına mağlup olup kaçtıysa işbu Taliban gerçeğine, Afganistan’a ve yaşanan olağanüstü hadiselere sırt dönmek siyaseten de ahlaken ve dinen de doğru değildir. Olanları çok iyi tahlil etmek boynumuzun borcudur. Sırf modern/çağdaş diye yüceltilen, rol model diye takdim edilen yenidünyaya aykırı giyim kuşamlarından yahut İslam anlayışlarından dolayı onları yaftalamak, boğmak, sevimsiz göstermek, ötekileştirmek vicdana ve hakkaniyete sığmaz. Hadiselere Batı gözüyle ve seküler ahlakla değil kendi medeniyet değerlerimizle bakmak zorundayız. Yanlışa yanlış, doğruya doğru demek inancımızın bir gereğidir.

Kıymetli Okuyucular,

Bu sıcak gelişmeler sebebiyle Medeniyet ailesi olarak bizler de dosya konumuzu Afganistan ve Taliban olarak belirledik. Dosyada Kâzım Sağlam, Yasin Aktay, Ali Ergun Çınar, Vahdettin Kaygan, Bülent Tokgöz, Ahmet Ali Yüksel, İsmail Demirbaş, Hasan Yıldız ve Kasım Buluş isimleri yer alıyor.

M. Beşir Eryarsoy, Mustafa Alıcı, A. Zeki İzgöer, Asım Öz, Şakir Diclehan, Bekir Sağlam, İdris Gökalp, Murat Yılmaz, Yahya Zekeriya, Salih İzgöer, Ali Taşçı, Serdar Gürbey, A. İbrahim Savaş da çeşitli yazılarıyla katkı sunan diğer yazarlarımız. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Bir sonraki sayıda görüşmek ümidiyle…

Medeniyet Düşünce ve Kültür Bülteni'nin 57. sayısını indirmek için tıklayınız.

medeniyet bulteni 57.sayı 2

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız