• HANİ KAMPLAŞMA OLMAYACAKTI!

      Bilim-din ilişkisi her zaman farklı yorumlanmıştır. Bilimin alanı ile dinin alanı nerede başlar nerede biter veya din ile bilim yekdiğerine zıt mıdır? Deneysel ve teknik bilimlerde, ölçülemeyen şeylere çok itibar edilmez. Doğa bilimciler,...

DUYURULAR

MEDENİYET BÜLTENİ'NİN 53. SAYISI ÇIKTI

medeniyet bulteni 53.sayı

Kıymetli Okuyucular,

Yeni bir sayıyla daha huzurlarınızdayız. Dosya konumuz, “Ayasofya”. Yegâne vazifesi İslâm medeniyetini ihya ve inşa etmek olan Medeniyet, seksen altı yıllık yakıcı ve yıkıcı hasretin sona erişine elbette ki sessiz ve kayıtsız kalamazdı. Medeniyet; fethin nişanesi, Fatih'in emaneti Ayasofya'nın çağları, nesilleri aşan kutlu nidasına kulak vermeyi ve emaneti sahibine teslim etmeyi İslâmi bir sorumluluk addettiği kadar, insani ve tarihî bir vecibe de kabul etmektedir.

“Zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı.” Her şeyin aslına rücu etmesi gibi bu büyük mabet de aslına rücu etti. Bugüne kadar hiçbir güç bu ilahi adalete karşı koyamadı. Su aktı; yolunu, yatağını buldu; yıllar sonra da olsa bu hakikat hiç değişmedi. Ayasofya da uzun bir fetret döneminin ardından yeniden “Allah'ın evi” olma vasfına kavuştu. Bu vuslat sıradan, basit ve önemsiz bir hadise değil; belki çağları etkileyecek, belki domino taşı etkisi yaratacak, belki çeşitli kırılma ve kıpırdanmalara vesile olacak ve hatta belki de Kudüs'e, Endülüs'e, Haremeyn'e uzanacak büyük bir inkılap yahut bu inkılabın bereketli, muştulu ve yüksek sesli habercisidir. Vesile olanları kutlamak gerekir. Esasında Ayasofya'yı aslına döndürmek de bir nasip işidir; fethetmek de ve hatta onun açılışına sevinmek de. Öyleyse şu vecizeyi bir kez daha hatırla(t)makta fayda vardır: “Herkes nasibi kadardır.”

Bugün tarihî bir dönemeçten geçtiğimiz şüphe götürmez bir gerçektir. Bunu sadece Ayasofya özelinde söylüyor değiliz; Türkiye'de, dünyada ve İslâm coğrafyasında olup biten sosyal, siyasi ve iktisadi hadiseler için de söylüyoruz. Acizane kanaatimiz odur ki bu çağ var oluş, yok oluş çağıdır. Bizler de buna tanıklık eden bahtsız yahut bahtiyar nesilleriz.

Beyrut Limanı patlaması, Libya meselesi, Türkiye'nin küresel güç olma yolunda farklı cephe ve alanlarda verdiği olağanüstü mücadele, Batı'nın yeni bir Haçlı ittifakı yapmışçasına uluslararası platformlarda İslâm dünyasına ve özellikle de medeniyetiyle barışmak, onunla tarihî bağlarını kuvvetlendirmek isteyen Türkiye'ye yeknesak koro hâlinde tepki göstermesi, Avrupa'nın ileri karakolu Yunanistan'ın sürekli şişirilmesi ve ciddi bir şekilde silahlandırılması, kurgu gereği Yunanistan-Mısır yakınlaş(tırıl)ması, İngiltere ve İsrail'in ürpertici sinsi sessizliği, Türkiye iç muhalefetiyle küresel dış muhalefetin hemen hemen aynı ritim ve ahenkle senkronize oluşu, Rusya ve Çin'in zulüm çemberini genişlettikçe genişletmesi, küresel emperyalist devletlerin üç tampon ülkesi olan Yunanistan, İsrail ve Ermenistan'ın farklı zaman, mekân ve olaylarda daha “kullanışlı” hâle getirilmesi, Amerikan kamuoyundaki kaos ve siyasetteki kafa karışıklığı ve buna bağlı olarak Cumhuriyetçilerle Demokratların Arap ülkelerine karşı yürüttüğü hegemonik politikalar, evet bütün bunlar ve daha fazlası yukarıda sözünü ettiğimiz varlık-yokluk mücadelesinin farklı şekillerde kâh seyreltilmiş kâh yoğunlaştırılmış kâh stabil tezahüründen başka bir şey değildir. Bu saydıklarımız şu global çağda hiçbir zaman birbirinden kopuk, ilgisiz ve bağımsız da değerlendirilemez.

Kıymetli Okuyucular,

Hemen her sayıda olduğu gibi bu sayıda da zengin bir konu ve yazar yelpazemiz var. Şükürler olsun ki bu, bizim için gurur duyulacak bir tablodur. Tabii ki büyük iddialarda bulunacak değiliz, zaten böyle bir anlayış ve karakterimiz de yoktur, lakin şu kadarını da söylememizde bir beis olmasa gerektir; her sayıda sizlere farklı ve nitelikli eserler arz etmeye gayret gösterdik. Mütevazı ve kararlı çalışmalarımız ve bir o kadar da hassas işçiliklerimiz umarız ilgi ve takdirlerinizi celp eder. En büyük takdiri ise yüce Mevla'mızdan temenni ediyoruz.

Bu vesileyle M. Beşir Eryarsoy, Dr. Şakir Diclehan, Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan, Dr. Ahmet Zeki İzgöer, Araştırmacı-Yazar Ramazan Tuğ, Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı, Av. Kasım Buluş, Doç. Dr. Ümmet Erkan, Dr. Hasan Yıldız, Eğitimci-Yazar Mehmet Üzmez, Yazar Murat Acar, Şair-Yazar Bestami Yazgan, Şair-Yazar ve Bestekâr Ayhan Yavuz Açıkgöz, Prof. Dr. Turan Karataş, Prof. Dr. Hanifi Vural, Prof. Dr. A. İbrahim Savaş, Şair-Yazar Sadettin Yıldız, Gazeteci-Yazar Dursun Ali Taşçı, Şair-Yazar Hayrettin Orhanoğlu, Kemal Özdal, Yazar Murat Yılmaz, Psk. Uzmanı Eminegül Yıldırımlı, Maarif Müfettişi Hacı Fidan, Eğitimci Mustafa Gülali, İsmail Ekrem ve A. Ali Yüksel'e değerli katkılarından ötürü şükranlarımızı sunuyoruz.

Yeni sayılarda görüşmek dileğiyle…

53. sayıyı indirmek için tıklayın.

medeniyet bulteni 53. sayı 2

 

 
tefsir dersi 2020

ilka kayit 2020 sinav

Yazanlarımız