• TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI

      I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

DUYURULAR

BİSMİLLAH

Medeniyet Vakfı bismillah diyerek faaliyetine başladı. Şöyle bir hayal kurun;Bir deniz kenarındasınız, gecenin en kasvetli karanlığı çökmüş, kainat sanki boğulmak üzere, önce göğün derinliklerine doğru bir aydınlık doğuyor seviniyorsunuz, ardından zifiri karanlık bastırıyor ve siz bedbinliğe düşüyorsunuz.

Bir sarsılma ve hüzün sizi bürüyor, derken ufuk çizgisinde ip gibi bir beyazlık yavaş yavaş belirliyor ve gittikçe çoğalıyor, işte o zaman fecr-i sadıkın doğduğunu anlıyorsunuz.

 

Hemen aklınıza; “Geri döndüğü (zifiri karanlığa büründüğü) zaman geceye, nefes aldığı zaman sabaha…” (Tekvir 81/17-18) sanki geceyi bir sıkıntı basıyor ve ardında şafağın sökmesiyle kainat rahat nefes alıyor. Siz de kainatla birlikte nefes alıyor rahatlıyorsunuz. Bu size bir umut aşılıyor sevince gark oluyorsunuz. O anda çok uzaklardan gür ve bülent bir seda göğe doğru yükseliyor;

Allahu Ekber Allahu Ekber

Tüm kainat birden pürdikkat bu sese odaklanıyor. Allah En Büyüktür, Allah En Büyüktür. Yerden göğe doğru yükselen bu ses, gökyüzünü kaplıyor. Sanki dağ-taş, börtü-böcek, kurt-kuş, denizin dibindeki balıklar, ağaçlar… tüm mahlukat bu büyüklüğü duyuyor. Ardından ses biraz daha yumuşak ve daha uzun ikinci defa;

Allahu Ekber Allahu Ekber nidası yayılıyor. Allah’ın büyüklüğü ve yüceliği bu sefer semadan yeryüzüne sağanak sağanak dökülüyor. Bu yayılış ve dökülüş, her yere siniyor, tüm kainat sese icabet ediyor, gafil beniademler hariç.

Eşhedüenlailaheillallah, eşhedüenlailaheillallah

Bu sefer yüce Allah’ın ululuğuna şahitliği haykırmamız isteniyor. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur. Ulu Allah’ın tek, benzersiz, karanlığın, aydınlığın, zamanın, geçmişin ve geleceğin sahibi olduğuna tanıklık etmiş oluyoruz.

Eşhedü enne Muhammederresulullah, Eşhedü enne Muhammederresulullah

Allah, varlığın, yokluğun, zamanın, yaratıcısı olduğu, kainatın sahibi olduğu, ikrardan ve tasdikten sonra, bu şehadeti bildirmekle vazifeli Hz. Muhammed (s.a.v.) olduğuna şahitlik etmemiz bizden isteniyor. Peygamberin Allah’ın Rasulü olduğu gerçeği yalın ve sade bir bildirimle bildiriliyor.

Müezzin eşhedü enne Muhammederresulullah derken, Bilal-i Habeşi’nin mescidin yüksekçe yerinde veya Kabe’nin üzerinde ezan okurken eşhedü enne Muhammederresulullah dediği an, Ebu Bekir’in, Ömer’in, Osman’ın, Ali’nin, Ebu Zerr’in... Peygambere nasıl baktığını düşünüyorum. Acaba göz ucuyla kaçamak bir şekilde mi bakıyorlardı, yoksa tam karşısına geçip doya doya gözlerinin içine mi bakıyorlardı. O an ne hissediyorlardı. Öyle ya Allah’ın ism-i celili ile seçilmiş Mustafa’nın isimleri peşpeşe okunuyor, hem de Allah’a ibadete çağrıda.

Hayyalessalah, Hayyalesselah

Allah’a inandınız, O’nun elçisinin görevlendirilmesine şahitlik ettiniz, getirdiklerine şeksiz gümansız inandınız o halde haydi kulluğa namaza… bana sanki tüm insanlar birbirlerini sürükleyerek ve hızlıca camiye koşuştuklarını hissettiriyor. Küçüklüğümde 1960’ların ilk yıllarında Diyarbakır’ın Hani ilçesinde böyle bir duyguyu yaşadım. Namaz vakitlerinde insanlar, ezan okununca seferberlik ilan edilmiş gibi dükkanların darabaları indirilir, darabaları olmayanlar, dükkanın önüne bir sandalye koyar akın akın camiye koşarlardı. Hayyalasselah bugün de böyle etki etmesini arzuluyorum.

Peki namaz ne anlama gelir;

Hayyalelfellah Hayalelfelah, haydin kurtuluşa, cennete. Namaz cennete açılan kapı.
Allahu Ekber Allahu Ekber, Allah’a boyun eğilmiş kulluğa amade hale gelmiş mümin cemaat, kararını vermiş tüm dünyevî düşüncelerden arınmış bir halde başı önünde tefekküre dalmış, ağır adımlarla secde yerine doğru yol alıyor.

Lailahe illallah.

Bu sesleniş bir bakıma ezanın bitimini gösteriyor, fakat baştaki “lailahe illah”a bir dönüşü de ifade ediyor. Bu da amel işlemeyenin inkıtaaya uğramayacağına bir işaret olabilir. Sürekli kendini yenileme ve salih amelleri tekrarlayarak bir meleke kesbetmeyi sağlama.

Medeniyet Vakfı’nın çağrısı, namaza çağrı olan “Ezan-ı Muhammedî”nin çağrısı gibidir.
On yıllardır beraber hareket eden, birlikte İslâmî çalışmalar yürüten dava arkadaşları, tek isim ve tek çatı altında yürüme kararını aldılar.

İnsanlığın kendi özünden koptuğu ve kopma sonucu akın akın kötülüğün her türlüsüne koştuğu bir dünyada Medeniyet Vakfı mensupları, kollarını açarak ve el ele tutuşarak bu selin önüne çıkıp;

“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:”

Diye haykırmak istiyor.

Bu bir çağrıdır, kötülüğe engel olmaya gayretli ve niyetli tüm insanlara, insanımıza. Bu çağrıya kulak verenlerin mutlaka Medeniyet çatısı altında toplanma şartı da yok, biz sadece adreslerden bir adresiz. Bu çağrıya kulak kesilenler mutlaka gerçeğe davet edecekler ve fıtratı bozulmamış insanlara şemsiye olmaya gayret edecekler.

Bu çağrı namaza davet eden ezan çağrısı gibi addedilmelidir. Ezana icabet eden herhangi bir camiye/mescide koşup namazını eda edebileceği gibi tek başına da namazını kılabilir.

Tabii cemaat sevabından mahrum kaldığını bilerek.

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız