• KİRLENMEK - KİRLETMEK

      Kir, kirlenmek, kirletmek kavramları ilk bakışta çok açık ve sarih bir kelime veya kavram. Buna biraz daha yakından ve farklı bir yerden bakma gereğine kaniyim. Kir; vücudun veya nesnelerin üzerinde oluşan pislik. Utanılacak hal. Pis- pislik ise;...

DUYURULAR

AÇILIM - ATILIM

açılım atılım kazım sağlam

Sıkışan ve daralan her kişi, her müessese, her devlet, her anlayış ve düşünüş, her medeniyet; atılım ve açılım yapmak ister. Bu sanıldığı kadar kolay ve hemeninde olabilecek bir durum değildir.  Bu işin sancısını çekenler, -ister kişi olsun ister bir müesseseyi idare eden olsun, ister bir fikrin kurucusu veya yürütücüsü olsun, ister bir devlet idarecisi olsun, ister medeniyet varisi ve savunucusu olsun- açılımdan önce açmazı, kilitlenmeyi, tıkanıklığı... tespit etmek zorunda.

Bu zorunluluk acı ve sinir bozucudur.

Acıdır çünkü mevcut açmaza, tıkanıklığa kendisi de katkı sağlamıştır, belki şikâyet edenin kendisi bu tıkanıklığın müsebbibidir. Eğer öyle ise yani açmaza kendisi de katkı sağlamış ise bunu önce itiraf edecek. Kitlenme denilen şey belki dün bir çıkış yolu, bir atılım idi. Bugün açmaza vesile haline gelmiş olabilir. Atılımcı bundan sadece nedamet duyarak sıyrılamaz. Tıkadığı alanları açmak için de gayret göstermek ve çaba harcamakla görevlidir. Bu görev hatayı telafi etme sayılır bir nevi.

Atılım biraz yıpranmayı da barındırır. Genellemelerle başkasının yaptıklarını değerlendirerek onların yanlış ve aşırılıklarını törpülemekle açılım ve atılım olmaz. Başkalarının yapıp ettiklerini değerlendirmek atılım ve açılımcıların işi-kârı değil. O danışmanların işidir. Danışmanlar; danışmanı olduklarının söylediklerini ve yaptıklarını değerlendirmekle vazifelidirler.

Lakin bazıları, kenarda durur, hâkimane tavırlarla atılımcı ve açılımcıları yönlendirir, kendilerini sağlama alırlar, atılım ve açılımda daima daha yüce ve ideal olanları usul ve üsluplarına göre gündemleştirirler. Böylece hem atılımı desteklemiş hem de daha yüce ve ideal olanı söylemiş olur. Böyleleri her zaman çok temkinli konuşurlar, asla riskli alanlara yaklaşmazlar. Her riskli alanda hem birebir içinde gibi görüntü verirler hem de kendilerini o riskli alandan uzak tutmasını bilirler.

Açılımın birinci şartı demek ki açmazı doğru ve yerinde tespit etmek.

İkinci şartı yıpranmayı ve bir yerde kirlenmeyi göze almaktır. Kirlenen yıkanarak temizlenir, hiç kirlenmeyen yıkanma ihtiyacını da duymayabilir. Kirlenip yıkanmak bizi diri kılar. Açılım ve atılım için yıpranmayı ve de hata yapmayı göze almak zorunludur. Hiç iş yapmayan asla yanlış yapmaz, yeni bir açılım önermeyen bulunduğu ortamda asla yıpranmaz ve daima yüce bir mevkie sahip olur. Uyanıklar atılımcı ve açılımcıları arkadan iterler ve önde onların her yaptığının daha yücesini beyan buyururlar.

Derdi olanlar; açılım ve atılım için harekete geçmenin vakti gelmiştir. Kendine güvenen yola koyulsun ve ne önerecekse önersin. Çünkü açılım ve atılım vaktidir. Müesseselerimiz, düşüncemiz, devletimiz (İslam dünyasının tümünü kast ederek söylüyorum, sadece Türkiye'yi kast etmiyorum. Bazıları devletimiz kavramını kullanmaya alerji duyuyor.) medeniyetimizin yeni açılım ve atılım vakti gelmiştir. Tıkanma açılmanın ön şartıdır, halinden memnun olan yeni açılım ve atılım ihtiyacını duymaz. Tarih bize açılım ve atılımdan korkanların devre dışı kaldığını gösteriyor.

Açılım ve atılım için bir başka şart; kendi ahvalimizi ve dışımızdakilerin ahvalini iyice bilmek ve değerlendirebilme kabiliyetini kesbetmekle mümkündür. Bu büyük, yaygın ve acil işe herkes kendi mesuliyet alanıyla başlar ve açılımını düzgün yapabilirse medeniyetimiz de kendiliğinden atılımını gerçekleştirmiş olur.

Hayali ve ayakları yere basmayan yüce ve değerli fikirler, yüzyıl sonra işe yarayabilir.

Bugünü yaşayanlar kendi zamanına ve mekanına göre açılım ve atılımlarını gündemlerine alsınlar ve o meyanda açılım ve atılım yapmaya gayret göstersinler...

Kâzım Sağlam

tefsir dersi 2020

whatsapp takip edin

Yazanlarımız