SURİYE İÇİN DUA
Medeniyet Yöneticisi · 26.01.2016 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
El-hamdu lillahi rabbi’il-âlemîn, ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-murselîn, ve lâ udvâne illâ ale’z-zâlimîn….
Ya Rabbelâlemîn;
Kitab-ı Kerim’inde; “Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim”; “Kullarım sana beni sorduklarında, gerçek şu ki ben çok yakınım; dua edenin duasını kabul ederim.” buyurdun;
Emrine uyarak, va’dine inanarak; dualarımızı ancak senin kabul edeceğine iman ederek sana ellerimizi açıyoruz;
Rahmetinle, lütuf ve kereminle ellerimizi boş çevirme ya Rabbelâlemîn;
Yüce Rasûlün “mazlumların dualarının senin Arş’ına bir kıvılcım hızıyla eriştiğini” buyurdu.
Mazlumlar olarak, her türlü zulme maruz kalan bütün kardeşlerimiz adına sana yalvarıyoruz:
Ey dertlilerin dermanı, çaresizlerin çaresi, mustaz’afların kudreti ve rahmeti sonsuz Rabbimiz;
Ey göklerin ve yerin ordularının sahibi;
Sahibi bulunduğun ordularını yeryüzünde senin dinini yüceltmek, ümmetin üzerindeki zulümleri dağıtmak için mücadele eden, mustaz’af ve mazlum kullarının yardımına lutfedip acilen gönder ya Rabbelâlemîn!
Firavunları, Nemrutları, Karunları, Hâmânları, Ebu Cehilleri, Ebu Lehebleri, Âd, Semud ve Lut kavimlerini ve daha nicelerini mutlak kudretinle, izzet ve intikamınla sen helâk ettin.
Asrımızda da Nâsır’ından Sedat’ına, Ali Zeynalabidin’inden Kaddafi’ye Hüsnü Mübarek’e varıncaya kadar nice tağutları ve zalimleri bir bir helâk ettin.
Müminleri bu lütuf ve inayetinle sevindirdin.
Binlerce hamd ve senalar olsun; zalimleri helak ettiğin, mümin ve mustaz’af kullarının yüreklerini bir parça soğuttuğun için…
Ey âlemlerin Rabbi, ey mustaz’afların yardımcısı!
Zaafımız ve çaresizliğimiz de senin malumun;
Ümmetin üzerine bir kâbus gibi çökmüş tağutların anlatılması güç, bütün teferruatıyla ancak senin malumun olan her türlü zulmü reva gören azgın tağutlardan sana şekvâ etmekteyiz.
Mazlumuz… Adaletinle, ihsanınla yanımızda ol; yardımınla bizi destekle.
Rabbim; zalimler, kan içiciler zulümlerine doymak bilmiyorlar… Ama sen bunların hepsini biliyorsun; Hepsini gücün ve kudretinle kuşatan sensin.
Bugün dünyanın her türlü şer mihrakı, bu ümmetin sonunu getirmek için elbirliği ile her türlü yolu denemektedir. Filistin’den, Afganistan’a, Suriye’ye, Mali’ye, Arakan’a, Keşmir’e, Hindistan’a varıncaya kadar, bu mazlum ümmetin hangi zulümlere maruz kaldığını en iyi bilen sensin;
Senden başka sığınağımız yok…
Rabbimiz;
Çaresizlerin çaresi, mustaz’afların ve âlemlerin her şeye kadir Rabbi;
Ey her şeyin mutlak sahibi, her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Rabbimiz; Özellikle yarım asra varan bir zamandan beri Suriye’deki kardeşlerimizin babadan oğula geçen kesintisiz bir zulme, anlatılmaz vahşet ve gaddarlıklara maruz kaldıklarını dünyada bilmeyen yok. Bilhassa iki yılı aşkın bir zamandır; zalim Esed’in ve kan içici gaddar rejiminin hiçbir sınır tanımayan, her türlü tavsifin üstünde zülüm üstüne zulüm, vahşet üstüne vahşet işlediklerini duymayan kalmadı.



