RAHMET AYI RAMAZAN VE DEPREM
Medeniyet Yöneticisi · 16.03.2024 · 6 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026Değerli Kardeşlerim, pek mübarek bir ayın içindeyiz. Bizleri bu mübarek Ramazan ayına kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Ramazan ayı, içinde sayamayacağımız nice hayırların bulunduğu çok mübarek bir aydır. En başta takvaya erişmemize vesile olan oruç ibadeti farz olarak bu aydadır. Allah Teâlâ, Bakara suresinin 183. ayetinde oruç ibadetini bizlere farz kıldığını beyan ederek şöyle buyurmuştur:
“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Tâ ki takva sahibi olasınız.”
Malum olduğu üzere takva; Yüce Mevlamıza çok derin, O’na yakışır şekilde saygı göstererek ibadetleri huşu içinde yapmak; O’na karşı gelmekten sakınmak, emir ve nehiylerine riayet ederek yaşamaktır. İşte oruç bizim bu şekilde takvaya ulaşmamıza vesile olan bir ibadettir. Zira kişi bu ibadeti yerine getirirken sadece yemesini, içmesini ve cinsi arzusunu terk etmez. Bunlarla beraber ağzından içeriye orucu bozacak bir şey koymadığı gibi ağzından orucu zedeleyecek bir şeyin çıkmamasına da dikkat eder. Böylece bütün vücuduyla orucunu tutmaya çalışır. Kişinin böyle oruç tuttuğunu bir Allah bilir, bir de kişinin kendi bilir. Bu sebeple oruç ibadetine riya karışmaz. Belki de riyanın karışma imkânı bulamadığı tek ibadet oruçtur. Bu sebepledir ki Cenâb-ı Hak bir hadîs-i kudsîde şöyle buyurmuştur:
Ebu Hureyre (ra)’den Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve Celil olan Allah Teâlâ buyurdu ki: Adem oğlunun her ameli kendisinindir. Yalnız oruç müstesna. O benim içindir. Onun mükafatını ben vereceğim. Oruç ateşe karşı siperdir. Sizden biriniz oruçlu bulunduğu günde fena lakırdı söylemesin, kavga etmesin. Şayet birisi ona kötü söz söylerse veya ona sataşıp çekişirse “Ben oruçluyum” desin. Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Allah’a kasem ederim ki muhakkak oruçlunun ağız kokusu, Allah nezdinde misk kokusundan daha hoştur. Oruç tutanın ferahlanacağı iki sevinçten birisi iftar ettiği zaman diğeri de orucunun sevabıyla Allah’a kavuştuğu andır.” Bu metin Buhari’nin rivayetidir.
Buhari’nin diğer rivayetinde de: “Oruçlu yemesini içmesini ve nefsanî arzularını sırf benim için terk ediyor. Onun mükafatını bizzat ben vereceğim. Bir haseneye on misli ecir vardır.” buyurmuştur.
Müslim’in rivayeti ise şöyledir:
“Ademoğlunun her ameli kat kat verilir. Bir hasene on mislinden yedi yüze kadar mükâfatlandırılır. Yalnız oruç müstesna. Onun mükafatını ben veririm. Zira yemesini ve nefsâni arzularını sırf benim için terk ediyor.”
Değerli kardeşlerim,
Nasıl bir ayın içinde olduğumuzu bu hadîs-i kudsî pek güzel ifade ediyor. Şimdi lütfen bu hadîs-i kudsîyi ağır ağır, ezberlercesine geri dönüp bir kere daha okuyun.
Dikkat edin. Rabbimizin “mükafatını bizzat ben vereceğim” dediği bir muhteşem ibadeti ifa ediyoruz. Rabbimizden bize bu lütfunu ikram etmesini niyaz ederiz.
Bu mübarek ayda daha başka ne gibi hayırlar olduğunu Efendimiz (as) bakın bizlere nasıl izah ediyor. Ebu Hureyre (ra)’den Rasulullah (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Bir kimse Ramazan’ın faziletine inanarak ve mükafatını Allah’tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Riyâzü’s-Sâlihîn, hadis no: 1224)



