MEVCUT EĞİTİM SİSTEMİYLE YETİNMEK
Medeniyet Yöneticisi · 26.12.2013 · 4 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Okulların açılmasına sayılı günlerin kaldığı bir zaman diliminde eğitim üzerine bir şeyler dillendirmek en doğal şey olsa gerek. Yalnız, ülkemizdeki eğitim sisteminin kangren haline gelmiş sorunları karşısında ülkenin saat başı değişen gündemi baskın ve galip geliyor.
Hiç kimse körpecik nesillerin nasıl daha iyi bir eğitim sistemi altında yetiştirilmesine dair kafa konforunu bozmuyor.
Varsa yoksa suni gündemler ve sadra şifa olmayan pansuman tedbirler.
Eğitim ciddi bir iştir. Bizler ilk emri “Oku!” olan bir dinin ve “Ben muallim olarak gönderildim” diyen aziz bir peygamberin ümmetiyiz. Ulus devletlerin vahyin aydınlatıcı öğretilerinden azade ve besmelesiz eğitim anlayışlarında değerler eritimine tabi tutulan bir neslin hali pür melali ise ortada.
Biz Müslümanlar şu anda içinde bulunduğumuz eğitim anlayışlarını esaslı bir eleştiriye tabi tutmadan ve İslami anlamda alternatifler oluşturmadığımız zaman kaybolup giden nesillerimize daha çok yanar ve ağlarız.
Şu anki haliyle ne kadar revize edilmeye, düzeltilmeye çalışılırsa çalışılsın mevcut eğitim sisteminde yetişecek bir bireyin İslami hassasiyetlere sahip olması çok zor bir ihtimal. Yalnız kesin olan bir şey var ki o da bu eğitim sistemi zihni puthaneye dönüşme riski taşıyan, laik akideli, dünyevi çıkarlar ve hazlar peşinde koşan, bencil karakterli, kapitalist ruhlu ve sadece bu dünyaya yatırım yapan seküler bir nesil yetiştirmektedir.
Sadra şifa olmayan mevcut ve besmelesiz eğitim sistemleri fıtrata aykırı eritim sistemleridir aslında. Ulus devletlerde tek tip birey yetiştirmeye matuf militarist eğitim anlayışları nesillerimizin fıtratlarının tahrip olmasına, geleceklerinin ve en acısı ahiretlerinin heder olmasına neden olmaktadır. Allah’ın varlığını inkâra yönelik safsata teorilerin zihinleri ve inançları kirlettiği bir zamandan geçen neslimiz, gayri ahlaki bir eğitim anlayışının kurbanı oldu yıllarca bu topraklarda.
Bu nedenle Türkiye’deki İslami camiaların mevcut eğitim sistemiyle yetinen bir anlayıştan süratle sıyrılması ve İslami eğitim anlayışını çağa taşıyacak arayışlar ve gayretler içinde olmaları çok önemlidir.
Eğitim sistemlerinde müspet müfredat kadar inançlı ve gayretli öğretici kadrosunun olması da çok önemlidir. Şu anki bireysel çabalar belki lokal anlamda hayırlı nesiller yetiştirilmesine vesile olabilir. Ama biz genel tabloya bakarak bir değerlendirme yapmalıyız. Genel tablonun iç acıcı olduğunu söylemek hiçte mümkün değil.
Müslüman ebeveynler olarak sistem tarafından önümüze imam hatip gibi alternatiflerin sunulması hayırlı bir gelişme ve proje olarak addedilse bile bu projenin liyakat sahibi olmayan eğitici kadroların elinde akamete uğraması muhtemeldir.
Demem o ki, vahyi referanslardan beslenmeyen, İslam’ın evrensel eğitim anlayışından değil de batılı değerlerin(!) eğitim felsefelerinden beslenen bir anlayış nakıs ve güdük bir anlayıştır.
Her eğitim yılı başında kadrolaşma ve adam kayırma, öğretmen yetiştirme, tayin ve istihdam sorunu, eğitime ayrılan bütçenin azlığı ve öğretmen maaşlarındaki yetersizlikler, sınav sistemindeki çarpıklıklar, ezberci eğitim anlayışının devam etmesi, okullardaki fiziki yetersizlikler, eğitimde fırsat eşitsizliği, kalabalık sınıflar, taşımalı eğitim, mesleki eğitime önem verilmemesi vb. onlarca sorun asıl ve can alıcı meseleyi görmemizi engelliyor maalesef.





