MEDENİYET BÜLTENİ 32. SAYISI ÇIKTI
Medeniyet Yöneticisi · 17.07.2014 · 3 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Kıymetli Medeniyet Okurları,
Rahmet, bereket ve mağfiretiyle bütün âlemi kuşatan mübarek Ramazan-ı Şerif’in manevî ikliminde, seher yelinin tatlı, serin esintilerinde karıncalanmış ellerle Rabb-i Zülcelâle yalvarıyoruz dua makamında, içinde “bin aydan daha hayırlı olan gece” nin bulunduğu günlere bizleri yeniden kavuşturduğu için. Binlerce hamd, binlerce senâ, binlerce selâm…
Geçtiğimiz mayıs ayında, uzun yıllardır eksikliğini hissettiğimiz bir etkinliğin tertip edilmesine şahit olduk. Türkiye genelinde 17-18 Mayıs 2014 tarihlerinde Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde “Aile Sempozyumu” düzenleyen Medeniyet Vakfı, alanında uzman pek çok değerli ilim adamı, yazar ve akademisyeni bir araya getirdi. Yoğun bir ilginin yaşandığı sempozyumda birbirinden değerli tebliğler sunuldu.
Allah (cc)’ın kendisine halife olarak seçtiği insanın, imtihan alanı olan yeryüzüne attığı ilk adım aile ocağıdır. Kendi kimliğini bulduğu, yeteneklerini geliştirdiği ve toplumu ile ilişkiye geçtiği ilk mecra olan aile, aynı zamanda yeryüzünde insan eliyle kurulan her türlü düzenin ilk nüvelerinin atıldığı ve yetiştirildiği bir kurumdur. Öyle ki, bu kurum geçmişten gelen değerlerin geleceğe aktarıldığı ilk köprü, geleceğin şekillendirildiği ilk duraktır.
İslâm dünyasının üzerine bir kâbus gibi çöken modernitenin yıkıcı tahribatı, sadece Müslümanların topraklarının işgal edildiği askerî ve siyasî ataklarla sınırlı kalmamıştır. Modernitenin asıl yıkıcı etkisi zihinlerde olmuş, Müslümanca düşünme, idrâk etme ve tavır koyma hasleti, Müslümanların zihinlerinden ve gönüllerinden giderek silinmiştir. Böyle bir manzara karşısında geleceğin şekillendirildiği ilk kurum olan aile, İslâm sancağını taşıyacak nesillerin yetiştirilmesinde hayatî bir önem kazanmaktadır.
Vakfımızın bu alandaki boşluğu doldurmak gayesi ile düzenlediği bu sempozyumu, bizler de bültenimize kapak konusu yapmayı uygun gördük.
Ahmet Ali Yüksel , sempozyumda sunulan tebliğleri ana hatlarıyla özetleyerek siz sevgili okurlarımızın istifadelerine sundu. Yazarımıza bu değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda İslâm dünyasını ilgilendiren gelişmeler arasında kıymetli ilim, fikir ve mücadele adamı Muhammed Kutub’un vefatını da dile getirmemiz gerekir. Telif, tercüme eserleriyle, konferans ve sempozyumlarıyla ve yaklaşık bir asrı bulan hayat mücadelesiyle çağımızın önde gelen dava adamlarından olan Muhammed Kutub’un vefatının bültenimizde yankı bulmaması düşünülemezdi. Merhumun çok sayıda eserini Türkçeye kazandıran kıymetli hocamız Mehmet Beşir Eryarsoy ’un, “Muhammed Kutub’un Hayatı ve Eserleri” makalesi ile Muhammed Salih İzgöer ’in “Muhammed Kutub’un Sanat ve Estetik Düşüncesi” yazısı bu yankının bir tezahürü olarak değerlendirilebilir.
“Ey Ramazan! Susadık Sana...” diyen Mehmet Şerif Niziplioğlu ile “Ramazan-ı Şerif, Arınma, Eğitim
ve Muhasebe Ayıdır” diyen Mehmet Rüştü İzgöer hocalarımızın kaleme aldıkları çok nefis bu iki yazıyıbüyük bir beğeniyle okuyacağınıza inanıyoruz.
Hemen her sayı yayımlamaya gayret ettiğimiz İslâm ülkelerine dair raporlar siz okuyucularımız tarafından büyük beğeniyle karşılandı. İlgi ve beğenilerinizden de güç alarak bu sayıda da ümmetin çok uzak coğrafyalarında, Çin zulmü altında sessiz sedasız katledilen kimsesiz kardeşlerimizin, Doğu



