KENDİ GÖK KUBBEMİZDEN - 4
Medeniyet Yöneticisi · 14.03.2018 · 3 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Soğuk bir tamirci dükkânı. Ortada bir kanal, yan tarafta, ancak üç kişinin sığabileceği büyüklükte, küçük penceresi tamirhanenin içine açılan bir odacık. Masanın arkasındaki duvarda bir kitabe gibi duran serlevhada, “Acizler için imkânsız, korkaklar için müthiş görünen şey, kahramanlar için idealdir.” yazısı. Bu odacık Kilis kültürü ve edebiyatının nadide insanlarının buluşma mekânı.
Bu mekânda en sıcak edebi sohbetler, en hararetli tartışmalar, en hoş yarenlikler yapılır hep.
Mekânın müdavimleri Avni Keçik, Nihat Ferah, Mahir Köybeyli, Mahmut Muhaciroğlu, Muhlis Salihoğlu ve daha niceleri. Her biri ayrı fikirde ayrı görüşte, ayrı renkte, “akademi” ye gelirler; her gelen ortama bir güzellik, bir çeşitlilik, bir renk katar.
Mekânın sahibi Hasan Şahmaranoğlu; araştırmacı, yazar, şair ve fazıl kişidir. Yaptığı çalışmalar ve araştırmalarını inceleyen akademisyen Celil Güngör, “Üniversitede onlarca akademisyenden oluşan bir kurul, bir şehrin edebi ve kültürel yapısını ancak bu şekilde araştırabilirdi.” demiştir. Hasan Şahmaranoğlu, 1935 yılında Kilis'in Şıh Abdullah Mahallesi Hasenek Sokak'taki 13 no'lu evde gözlerini dünyaya açmış, Kemaliye İlk Mektebini bitirdikten sonra okulu orta ikiden terk etmiş, oto tamircisi Abdullah Özsaygılı ustanın yanına şeyirt (çırak) durmuş, mesleğin ustası olduktan sonra Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğinde motor makinisti olarak çalışmıştır. İstanbul Maltepe'de 1959'da başlayıp iki yıl süren askerlikten sonra Türkiye Petrolleri Batman Tesislerinde makine ustabaşısı olarak iş hayatına döner. Kendisine her konuda yardımcı ve destek olan Güler Hanım ile evlenir. 4 çocukları gelir dünyaya. Güler Hanım'ın büyük teşvikiyle başlar Kilis kültürünün unutulmaya ve yok olmaya yüz tutmuş eserlerini gün ışığına çıkarmaya.
1982 yılında emekli olduktan sonra İstanbul'a yerleşen Hasan Usta, bir süre Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi'ndeki liman kenti Dammamam şehrinde bir Fransız şirketine motor atölyesi kurarak burada bir yıl “ustabaşı” olarak çalışır. Vatan hasreti dayanılmaz bir hal aldığında, doğduğu şehre dönerek genelde rot balans ayarı yapan bir tamir atölyesi kurar. Okuma ve araştırma onda vazgeçilmez bir tutku hâlindedir. Bir define avcısı gibi Kilis'le ilgili ne varsa araştırır, soruşturur, tercüme ettirir ve kitaplaştırır. Kubatoğlu Süleyman ve Necip Asım Yazıksız hakkındaki araştırma eserlerinin yanında “Cumhuriyet Devri Kilis Şairleri Antolojisi”, “Notalı Kilis Türküleri” adlı eserleri, yıllarca araştırma gerektiren ve bir kuyumcu titizliği isteyen nadide eserlerdendir. Şairdir. Şiirlerini Korku Duası adlı kitabında toplamıştır. Bir hiciv ustasıdır. Taşlamalarında “Bekir-i Vahidi Zaman” ve “Kutlu” mahlasını kullanır. Hicivde atıştığı can dostları “Çomakizade” mahlası ile yazan Avni Keçik ve “Zihn-i Devran” mahlası ile yazan Nihat Ferah'tır.
Arkadaşları gibi kendisinin de bir yanı çocuktur. İçindeki çocuğu hiç büyütmeyenlerdendir. Bir gün Hasan Şahmaranoğlu kanalda bir arabanın altında tamirle uğraşırken sessizce yaklaşan Avni Keçik, çocukların bayramlarda eğlendikleri küçük çaplı ses bombasının fitilini sigarasının ateşi ile tutuşturup kanala bırakır. Büyük bir gürültü ile patlama olurken beti benzi uçmuş Hasan Usta, soluğu karşı kaldırımda almıştır rahmetli Avni Keçik kahkahalara boğulurken.



