İSLAMİ EĞİTİM DÜŞÜNCESİNDE EĞİTİM
Medeniyet Yöneticisi · 19.04.2017 · 9 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
‘Eğitim’in ne olduğunu temel olarak alıp, eğitimin imkânını, doğasını, amaç ve yöntemlerini inceleyen felsefe dalı ‘Eğitim Felsefesi’ olarak isimlendirilir 1 . Diğer bir deyişle felsefenin yöntemlerinin eğitim problemine uygulanması ile yapılan bir felsefe alanıdır. Eğitim meselesi düşünce tarihinde bilinen en eski yapıtlardan günümüze kadar hemen her filozof ve düşünürün
ilgi alanına girmiş olsa da, başlı başına bir felsefe dalı olarak sistemleşmesi daha geç tarihlere rastlar. Sanayi Devrimi sonrası modernleşme sürecinde eğitimin, hem Batı toplumunda hem de modernliğin etki sahasındaki ülkelerde evrensel bir karakter kazanması ile birlikte ‘Eğitim Felsefesi’nin de bir disiplin olarak ortaya çıktığı kabul edilir. 2 20. yüzyıla gelindiğinde eğitim fakültelerinin üniversite kapsamı içinde belirmeye başladığı sıralarda ‘Eğitim Felsefesi’ müstakil bir felsefe disiplini haline gelmiş. 3
Eğitim felsefesi eğitime dair pek çok meseleyi gündem etmektedir. “Eğitimde bir öğretmene ihtiyaç var mıdır?”, “Eğitimin bir inanç ya da ideolojiden bağımsız yapılabilir mi?”, “Eğitim ile amaçlanan salt bilgi aktarılması mı yoksa bilgilenme yeteneği kazandırılması mıdır?”, “Bilgiyi amaçlayan eğitim ile eyleme dönük eğitimin farklılıkları nelerdir?” ve benzeri sorular bu disiplin altında araştırma konusu yapılmaktadır. 4
Yapılan araştırmalar içerisinde eğitime dair ele alınabilecek belli başlı birkaç boyut belirmektedir:
1- Öğretmen, öğrenci ve bu ikisi arasındaki ilişkinin incelenmesi. (Ontolojik boyut)
2- Eğitim esnasında öğrenciye kazandırılan alışkanlıkların incelenmesi. (Epistemelojik boyut)
3- Eğitimin haklılandırılması ve öğretmen etiği gibi hususların incelenmesi. (Aksiyolojik boyut)
4- Eğimin toplumun siyasi yapısı ile ilişkisinin incelenmesi. (Politik boyut) 5
İnsanı dönüştürmeyi, ona dünya ve ahirete dair sağlam bir bilinç kazandırmayı ve bu bilinç ile tutum ve tavır değişikliğini sağlamayı hedefleyen bir dinin eğitim konusunda ciddi prensiplere sahip olmadığı elbette düşünülemez. Bu yazı dizimizde ana hatları itibari ile İslam Dininin eğitime dair ilkeleri ile eğitim felsefesinin yukarıda sıralamaya çalıştığımız boyutlarını birlikte ele almaya çalışacağız.
Öğretmen:
Eğitim ontolojisi içerisinde “eğitici”, herhangi bir eğitimi bilfiil uygulayan ve eğitimi varlık sahnesine çıkartan kişi olması bakımından, eğitimin ontolojik halkalarının ilki olarak zikredilebilir. Genel olarak “eğitimsel eylemleri hayata geçiren fail öğretmen ya da eğitimci kişi” 6 olarak tanımlanan eğitici’nin tam olarak uzmanlık alanının ne olması gerektiği hususunda görüş ayrılıkları vardır. Kimi eğitim felsefecileri eğitici’nin ‘kendi alan ve konusu’ üzerinde uzman olması gerektiğini iddia ederlerken, kimileri de ‘öğretim yöntemleri’ üzerinde uzman olması gerektiğini iddia ederler. 7
İslam eğitimi açısından ‘eğitici’ kişiye bakıldığında, Kur’an-ı Kerim’in eğitici kişinin eğitimini vereceği konuda nasıl bir tavır takınması gerektiği hususuna belli bir ağırlık verdiği görülür. Bu hususta Celal Kırca “Kur’an’a Göre Din Eğitiminin Genel Prensipleri” adlı makalesinde İslam eğitimi açısından eğitici kişide bulunması gereken altı esası tespit eder.



