GENÇLİK ÜZERİNE
Medeniyet Yöneticisi · 27.08.2018 · 9 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Gençlik hayatın en önemli merhalesidir. Çocuklukta kurulan altyapının üzerinden, hayatı istikbale doğru inşa etme süreci gençlik yıllarında sürer. Bu dönemde insanoğlu hayatın gerçeklerini daha iyi kavrar ve olgunlaşmaya doğru yol alır. Gençlik çağı önemli bir dönüm noktasıdır. Soyut düşüncenin gelişip zirveye doğru ilerlediği ve şuurun olgunlaşmaya doğru adım adım yol aldığı bir dönemdir, gençlik çağı. Genç, insanlık serüveninin taze ve dinç bir üyesidir. Hayatın henüz başlangıcındadır, daha çok adım atacağı uzun bir yolun başlangıcındadır. Öncelikle hedef belirlemelidir her genç. Çünkü rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım etmez.
Gençlik çağı her şeyin üst perdelerde, ‘en’lerde yaşandığı bir zaman dilimidir. Hayattaki en güçlü, en dinç, en cesaretli, en gözü pek, en aceleci, en sosyal, en dünyevi, en bencil, acımasız eleştiri ve karşı koyuşun yaşandığı dönemdir. Aklın, zihnin ve hafızanın en zinde olduğu, sevgi ve dostluğun en yoğun ve duyguların en coşkun şekilde yaşandığı bir çağdır. Gençlik döneminde, yeryüzünün öznesi olan insan, kişilik ve kimlik arayışı içindedir. Gençliğin ilk yılları çalkantılı ve fırtınalı bir dönem olsa da hayat serüveninin en verimli çağlarıdır. Genç bu dönemde okur, öğrenir, tecrübe eder. Maddi ve manevi gelişim için birikimini, büyük ölçüde bu dönemde sağlar.
Genç kelimesinin anlamını ve kapsamını daha iyi anlamak için Kur’ân ve Sünnet'e başvurduğumuzda önümüze geniş bir kapı açılır ve ufkumuz genişler. Kur’ân ı Kerim'de, Hz. Yusuf (Yusuf, 30), Hz. Musa (Kehf, 62), Hz. İbrahim (Enbiya, 60) ve Ashab ı Kehf'ten (Kehf,10) feta/genç olarak bahsedilir. Arapçada bu kelimenin (şaab/feta) karşılığı; “yetişip yiğit olmak, ateşi tutuşturmak, bir şey yükselmek, büyümek, at ön ayaklarını coşarak kaldırmak, bir şeyin güzelliğini ve parlaklığını artırmak, delikanlı ve yiğit olmak, mert olmak, kerem ve cömertlikte üstün gelmek” demektir. Bu da bize gençlik ruh yapısı hakkında ipuçları verir.
Hayat rehberimiz olan Kur’ân, bize önder ve örnek şahsiyetler sunar. Biz bunlardan birini bir kez daha idraklere sunacağız. Bir Kur’ân kahramanı, bir genç, bir Peygamber olan Hz. Yusuf'ta (a.s.), gençler için somut örnekler vardır. Allah (c.c.) onun yanlışa, hatalara, çirkinliklere, hayâsızlıklara karşı nasıl bir davranış sergilediğini bize bildiriyor. Onun ahlâkındaki idrak ve irade keskinliğini bize öğretiyor. Onun başından geçenler sıradan şeyler değildi. Kardeşlerinin ihanetine uğraması ve dolayısıyla kuyuya atılması, köle olarak satılması, Aziz'in hanımının teklifi ve iftirası. Sonrasında zindan hayatı... Bunların hepsi çok zor imtihanlardı. İradesi ve idrakiyle güçlüklerin ve sıkıntıların üstesinden geldi, Allah'ın izniyle. İşte bu güç ile Yusuf (a.s.) zindanı, mektebe çevirmeyi başarmıştır. “Derken, ergenlik çağını aştığı zaman (eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek) kesin bir muhakeme gücü ve (derin) bir kavrayış yeteneği bahşettik ona. İyilik yapanları biz işte böyle ödüllendiririz.” (Yusuf, 22).
Asr ı Saadet'in mimarı olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ashabına en güzel şekilde model olmuştur. Bizim için de tek önder ve tek örnek olan Efendimiz, gençliği en güzel şekilde yetiştirmiştir. O üstün ahlâk sahibi güzide gençler, bugünün gençlerine örnektir. Peygamber Efendimiz: “Ashabım, yıldızlar gibidir. Onlardan hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz.” diye buyuruyor. Peygamber Efendimizin talim ve terbiyesinde yetişen nesil, tüm zamanlar ve mekânlar için eşsiz örneklerdir.



