GENÇLERİN İŞ HAYATI
Medeniyet Yöneticisi · 28.10.2019 · 7 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Olgunlaşma döneminin sonunda, gençler bağımsız bir hayata atılmaya, sosyal açıdan aktif, meslek sahibi olmaya ve aile kurmaya hazır olmalıdır. Dolayısıyla, çocuklarımız için, her ne kadar kârlı da olsa sadece para kazanma hesabı yapmadan, onları ruhsal olarak tatmin edecek bir meslek seçmelerini sağlayacak bir toplum oluşturmalıyız. Kişi yaptığı mesleği sevmelidir. Bir tamirci, mühendis veya kaynakçı, ne meslek olursa olsun, çalışma saatleri onun için güzel bir zaman dilimi olması gerekir.
Bunu başarmanın sırrı, insanı diğer insanlara bağlayan meslek seçiminde yatar. Eğer kişi topluma katkı sağladığını ve insanlığa yardım ettiğini hissederse, bunun sonucunda işinden aldığı tatmin eşsiz olacaktır. Bu memnuniyet, mesleğin türüne bağlı değildir, gençlere eğitimleri sırasında öğretmemiz gereken, psikolojik bir tavırdır. Daha net söyleyecek olursak, gençleri dar bir alana sıkıştırmayıp, birçok mesleği deneyimlemelerine izin verilmelidir. Okul çalışmalarının bir parçası olarak gençler daha yüksek eğitim birimleriyle kaynaşmalılar. Böylece değişik alanları “tanıma” olanağı bulurlar. Değişik konulardaki seminerlere, -tiyatro, coğrafya, sanat, edebiyat, şiir, spor- katılmaya teşvik edilmeliler. Böylece hayatları için bir meslek seçme konusunda tüm araçlara sahip olurlar. Pratikte, tüm yüksek eğitim kurumlarının ilk yıllarında yapılması gereken budur. Kişiyi koşulları denetlenen dar alanlara sokmak yerine, ona değişik alanları tanıma fırsatı verilmelidir.¹
Gençler özellikle öğrencilik yıllarından çıkıp hayata aktif olarak katılarak iş hayatlarının ilk yıllarında çalışma şartlarını kabullenemiyorlar. Çalıştıkları ortama uyum sağlamakta zorlandıkları için işi bırakabiliyorlar. Bunu önlemenin yolları aranmalı; özellikle mesleğin ilk yıllarında sevdiği bir işe sevdiği insanların yanında başlaması sağlanmalıdır.
Hayatın her alnında kurallar olduğuna göre iş hayatının da kendine has kuralları gereği olarak davranılması gerekmektedir. Kendi yakın çevremiz veya akrabamız da olsa bu kuralların devamı sağlanmalıdır. İş şartları gereği kurallara uygun davranan insanlar, kötü insan, kötü patron olarak görülmemelidir. İş hayatına geçiş yapacak kişilere iş ortamı, iş arkadaşları ile ilişkiler, sosyal hayattan kopmama, parayı kullanma, görev ve sorumluluklar hakkında eğitimler verilmelidir.
Gençlerimiz fanus içinde yetiştirilmemeli, uygun yaş aralığına bedenine, zihnine uygun işlerde çalıştırılmalıdır.
1. Gençler İş Hayatından Ne Bekliyor?
Her yıl uluslararası işveren markası olan Universum Global tarafından yürütülen dünya çapında yaklaşık 295.000 gencin katılımıyla gerçekleştirilen global işveren markası raporu bu yıl da yayınlandı. Rapora göre bazı ülkelerde genç nüfus iş hayatı adına çeşitli kaygılar taşırken;
Çoğu iyi para kazanmak,
Adil bir iş/yaşam dengesine sahip olmak,
Profesyonel eğitim ve gelişim olanaklarına erişmek istiyor.
En iyi yetenek toplayabilmek için yarışan büyük şirketlerin gelecekte işveren markası stratejilerini değiştirmeleri ve gençlere yönelik projelerini hızlandırmaları gerekecek gibi görünüyor. Rapora göre gençlerin iş hayatından beklentisi 3 madde üzerinde ağırlık gösteriyor.



