BU KURBAN BAYRAMINDA...
Medeniyet Yöneticisi · 08.09.2016 · 4 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Yüce Rabbimiz Hac Sûresi'nin 37. ayetinde şöyle buyurur: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı, Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed) güzel davrananları müjdele."
En am Sûresi nin 162-163. ayetinde de şöyle buyurur.
“De ki: Şüphesiz benim namazım ibadetlerim (kurbanım) hayatım ve ölümün hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu. Ve ben Müslümanların ilkiyim."
Rasulullah (s.a.v.ı Efendimiz de bir hadis-i şerifte şöyle buyurur:
"Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti neyse eline geçecek olan da odur."
Yukarıdaki ayet ve hadislerden anladığımız şudur: Yapılan her eylemin Allah katında değerli olabilmesi için sadece O’nun rızası için yapılmış olması gerekir. Allah'ın rızası düşünülmeden yapılan bir işin Allah katında bir değeri yoktur. İşte bu sebeple kurban kesmek bir ibadettir ve ancak bu ibadet diğer ibadetler gibi Allah için yapılırsa değerli olur. Yine bu ibadet diğer ibadetler gibi bizi Rabbimize yakınlaştıran bir ibadettir. Zira ‘kurban’ kelimesinin manası yakın olmak, yaklaşmak, yakınlaşmaktır. Istılahî manası da, “nisap miktarı mala sahip olan Müslüman'ın Allah Teâlâ'ya yakınlaşmak maksadı ile belirli bir zamanda (Kurban Bayram günlerinde) belirli hayvanları (deve, sığır, koyun, keçi) usûlüne uygun şekilde kesmektir.” Ayrıca kesilen hayvana da ‘kurban’ denilir.
Kurban ibadeti bütün peygamberlerin şeriatlarında var olan bir ibadettir. Yüce Rabbimiz bu konuda Hac Sûresi’nin 34. ayetinde şöyle buyurur:
“Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O'na teslim olun. Alçakgönüllüleri müjdele."
Her ibadetin kişiye, ailelere, toplumlara dönük faydası vardır. Kurban ibadetinin de hem kişiye (kesene), hem ailelere hem de topluma dönük birçok faydaları vardır. Yukarıda ‘kurban’ kelimesinin manasını söylerken ‘yaklaşmak, yakınlaşmak’ demiştik. Demek ki bu ibadet bizi Allah’a yakınlaştırıyor. Burada en baştaki ayet-i kerimeyi bir kere daha hatırlayalım:
“Onların ne etleri ne de kanlan Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.”
Anlaşıldığına göre Rabbimize ulaşan takvamızdır. Şöyle de diyebiliriz zannediyorum: Biz bu kurbanı keserken neler düşünüyoruz? Aklımıza neler geliyor? O hayvan orada can verirken bizim aklımızdan neler geçiyor? Ödediğimiz paranın az mı çok mu olduğunu mu düşünüyoruz? Biraz sonra etlen pişirip yemeyi mi, kimlere ne kadar dağıtacağımızı mı? Kesim işini bir an önce bitirip bayram ziyaretlerine gitmeyi mi? Ya da “Hiç kesim işiyle uğraşmasaydım da, bayramdan evvel bir hayır kurumuna bağışlayıp telâşeden kurtulsaydım " diye mi?
Bunlar elbette aklımıza gelecektir. Ama asıl düşünmemiz gerekenin ne olduğunu ya da bunlar olmadığını herhalde hepimiz biliyoruz. Mademki kurbanı Rabbimize biraz daha yakınlaşmak maksadıyla kesiyoruz; öyleyse “Beni Rabbimden uzak tutan O’na yakınlaşmama engel olan şey nedir?” diye düşünmek ve onu kurban etmek, kurban edebilmek asıl gayedir İşte bu noktada henüz bayrama kısa bir süre varken başlığa koyduğumuz sorumuzu tekrar hatırlayalım:



