BİTCOİN
Medeniyet Yöneticisi · 14.03.2018 · 4 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Geçtiğimiz sayılarda teknoloji dünyamızda kavramlarını duyduğumuz yeniliklerin hayatımıza olan etkilerinden bahsetmiş ve bu teknolojik kavramları açıklamaya çalışmıştım. “Teknoloji dünyamız” dememin nedeni ise ne iş yapıyorsanız yapın, gelişen teknolojinin sizi de bugün farkında olsanız da olmasanız da içine almış olduğu gerçeğidir. Buna destek olacak birçok örneği dergimizin geçmiş sayılarında yer alan yazılarımda bulabilirsiniz.
Bu sayıda ise finans-teknoloji harmanı bir konuya değinmek istiyorum. Şu sıralar gazete sayfalarında, mecmualarda, televizyon programlarında ve hatta Diyanet İşleri Başkanlığının gündeminde(!) olan bir konudan bahsediyorum: BITCOIN. BITCOIN bu aralar gündemimize hızla girmiş durumdadır. Mutlaka sizlerin de kulağına çalınmıştır.
Çevremden yoğun çalışma temposu içerisindeyken şu sorular geliyor: “Ağabey, bu BITCOIN'e ne diyorsunuz, alalım mı?” ya da “Bu BITCOIN tam olarak nedir?” diyenlere de toplu bir cevap verme gayreti olarak bu yazıyı kaleme almayı düşündüm.
Öncelikle BITCOIN konusu açıldığında hep duyduğum birkaç rivayete değinmek istiyorum. Bunlardan birkaçı şöyle: “Ben ilk duyduğumda 2002'de falan çok ucuzdu, almadım.” ve “Biri varmış 100$'lık almış şimdi milyonermiş.” son olarak “Birisi almış ama eski bilgisayarında kalmış, sonra onu çatı arasından çıkartıp bir bakmış, milyoner!”. Nasıl da heyecan verici hikâyeler değil mi? Peki, şimdi işin aslından bahsedelim. BITCOIN ilk kez 2008 yılında ortaya çıkıyor. Mazisi eski olsa da çıkışı yani kullanılabilir olması öyle çok eski yıllara dayanmıyor.
BITCOIN kısaca BTC olarak anılıyor. Bu bilgiyi de atlamadan vermek istedim. BTC'nin faal hâle gelmesinin öncesinde yapılan çalışmalarda, veriyi zaman damgası ile damgalayıp değişmezliğini sağlama, dijital damgalama ve public keylerin crypte edilmesi BITCON'in temellerini oluşturan aşamalar olmuş. Bu nedenle “mazisi eski fakat kullanıma girişi çok eski olmayan” türü bir açıklama doğru kabul edilebilir. BTC aslında bir para birimi adı, bunu da belirtmekte fayda var. Bu tarz para birimlerinin esasen genel adı BLOCK CHAIN. BLOCK CHAIN ise takibi mümkün olan dağıtık bir veri tabanına deniyor. Çalışma mantığında oluşan veriler bloklar hâlinde şifrelenmiş ve birbirine bağlı olarak kaydedilen dolayısıyla da bir merkeze ihtiyaç duymadan işlem yapılabilen sistematik bir çalışmaya sahip. Çalışma bahsini genel bir bilgi olması niyetiyle çok uzatmadan kapatıyorum. Tekrar meşhur olan ve bu yazının yazıldığı an itibari ile en çok kazandıran BLOCK CHAN para birimi olan BTC'ye geri dönelim. 2008 yılında Satoshi Nakamato mahlası ile duyurulan para birimi 2010 yılına kadar bildiğimiz para birimleri bakımından hiçbir değer ifade etmiyor/kazanamıyor. Sonrasında zamanla değerlenmeye başlayan para an itibari ile 44.000₺'lik bir karşılığa ulaşmış durumda. Daha açık ifade ile 1 BTC =44.000₺'lik değere tekabül ediyor. Bu yazıyı yazmamdan bir ay önce kadar ise 27.000₺'lik bir değere tekabül ediyordu. Yazı, biraz finans içerikli yazılara dönmüş olabilir ancak bağlamdan kopmadan konunun heyecan verici kısımlarını anlatmak gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca para/teknolojiden bahsederken bu kısımlara değinmeden geçmek de olmaz diye düşündüm.



