ARAKAN ÜZERİNE RÖPORTAJ
Medeniyet Yöneticisi · 02.11.2015 · 9 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Kendinizi kısaca tanıtarak, İstanbul’da bulunma sebebinizi açıklayabilir misiniz?
Ben kardeşiniz Tahir Muhammed Sirac el-Erkani. Arakan da doğdum. 22 yaşına kadar Arakan’da bulundum ve ilk defa Arakan dışına 22 yaşında çıktım.
Suudi Arabistan’ a geldim ve elhamdulillah Arapça öğrendim. Lise birinci sınıftan başlayarak İslam Fıkhı’da doktoraya kadar burada okudum ve şuan Ummul Kura Üniversitesi’nde eğitim görevlisiyim. Aynı zamanda İnsan Haklarını Koruma Örgütü’nde çalışıyorum. Özellikle Myanmar, Arakan ve Rohingyalı Müslümanlara uygulanan ihlallere karşı mücadele yürütüyorum. Bizler Rohingya Arakan Birliği (kısaca ARU) bünyesinde çalışıyoruz. Bu birlik ana merkezi Cidde’de bulunan “İslam İşbirliği Teşkilatı” tarafından Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Genel sekreterliği zamanında kuruldu. Rohingya için dünya genelinde çalışma yapan 61 bölgede bulunan birlikler arasında koordinasyon sağlandı ve bu birlik Rohingya- Arakan Birliği olarak isimlendirildi. 2013 yılında bu kuruma Uluslararası Rohingya- Arakan Birliği kongre başkanı olarak seçildim.
Kısaca Rohingya, Burma ve Arakan bölgelerinin İslam ile tanışmasından bahseder misiniz?
Çok güzel bir soru, çünkü daha önce hep Arakan’ın İslam ile tanışması sorulurdu, siz Rohingya’nın İslam’a girişini sordunuz… Rohingya’nın İslam’a girmesi Arakan’dan çok daha eskidir. Rohingya cahiliye döneminde iken ticaret için Çin’e giden Arap kervanları yol azıklarını almak için Rohingya’da konaklardı. İslam ile tanışmaları 1. Yy’a Me’mun Reşid’in hilafeti zamanına denk gelir, daha sonrasında Rohingya’da İslam yayılır ve Myanmar, Arakan bölgeleri de Müslümanlık yayılır. İslam’ın yayılması Hicaz ve Yemen bölgelerinden gelen bazı tüccarların eli ile gerçekleşmiştir.
Budistlerin, oradaki Müslümanlara baskı ve zulüm etmelerinin sebebi nedir?
Öncelikle asıl sebep değerli kardeşim, İslam ve Müslümanlıktan nefret ettirme çalışması ve ırk ayrımından kaynaklanıyor. Bu asıl sebeptir, bir de çok önemli bir siyasi sebep vardır. Arakan eskiden bağımsız bir devletti. Burma’dan ayrılmasının sebebi olan dağlar bu iki bölgeyi tamamen ayırıyor idi. Burma hükümetinin bu bölgeye hüküm etmesinin tek yolu aralarına ırkçılık ve gruplaşma fitnesini sokmaktı. Bu acı ırkçılık ve gruplaşma ile Burmalıların bölünmesi gibi Budistler de ikiye ayrılmış ve bağımsız bir Budist devleti olmak istiyorlardı. Müslümanlara karşı besledikleri kin, önce Müslümanları ülkeden çıkarma fikrini ön plana taşımıştı. Bunun için bağımsız bir ordu, askeriye kurdular. Bu hedef onların ırkçılık ve İslamiyet’ten soğutma çalışmaları ve gruplaşma üzerine programlanmalarını sağladı. Bağımsızlaştıkları 1948’ten günümüze kadar geçen süreçte Rohingya halkı üzerine yirminin üzerinde güvenlik darbesi yaptılar ve şuana kadar da bu darbeler devam etmektedir. Ben sizlere bu darbelerden sadece üç tanesinden bahsedeceğim. İlki bağımsızlıktan bir sene sonra başladı ve bu darbe 1951 yılına kadar yani iki sene devam etti. Bu darbe başkent Rakine yönetimi tarafından Müslümanlar üzerine gönderilen, siyasi liderler, fikir adamları ve politikacılara karşı uygulanan bir darbe idi. Bu darbede dört yüze yakın fikir adamı, hakim ve kültürlü insan katledildi, buna rağmen bu haber medya da hiçbir şekilde yayınlanmadı. Çünkü bu bölgelerden haber alınamamasının sebebi ne insan ne de insan ile alakası olan her şeyin buraya giriş çıkışının yasaklanması idi. Bu bölge tam bir muhasaraya alınmıştı, hatta dışarı çıkmak isteyen birisi kaçak yol ile Bangladeş’e gider oradan pasaport alır ve yurt dışına çıkardı, fakat Burma pasaportu ile dışarı çıkmak imkansız gibi bir şeydir. Bundan dolayı 1.5 milyon Rohingyalı’nın Bangladeş ya da Pakistan pasaportu taşıdığını görürüz. Arakan’dan pasaport alabilenlerin sayısı çok nadirdir.



