Tarafgirlik
Kâzım Sağlam · 11.02.2014 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026Tarafgirlik: Taraf + gir + lik’ten oluşur.
Taraf; yan, yön, doğrultu, cihet, canib, bölge, yer, memleket, kısım, bölüm, kat, huzur, ind, nezd, karşı olmak, soyundan gelmek… manalarına gelir. Mesela tarafeyn iki taraf. Tarafımdan; bana göre. Taraf taraf; her tarafta her yerde.
-gir; Farsça giriften kökünden gelir. Tutan, yakalayan, alan, fetheden, ele geçiren, döğüş, kavga, savaş anlamına genelde failiyet eki olarak kullanılır.
-lik; isimden isim yapma ekidir. Hem geçici hem de kalıcılık vasfını taşır. Yere, alete, topluluğa ek olarak gelebilir. Sıfatlardan da isim yapma eki olarak da kullanılabilir. Sonuna geldiği mücerret isimleri müşahhaslaştırabilir… (Bkz. Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi Minnetoğlu Yayınları)
Kavramımız; tarafgir olursa; taraf tutan, o doğrultuda hareket eden, o canipte olan, oraya, herhangi bir kişiye bağlı olan, o bölüme, kısma ait olan…
Tarafgirlik; fail olmaktan çıkar bir isim olur. Taraf tutma, taraf tutmak, taraf tutmaklık manalarına gelir. Kavramın içeriğinde bir daralma /daraltma, yön tayin etme, her hangi bir doğrultuda istikamet tutma anlamı vardır. Orta yerde durma, hareketsiz kalma, dışarıdan bakma yoktur. Artık işin içinde olmaklık söz konusudur ve bir yere doğru, bir tercihte bulunma ortaya çıkmıştır. Hareketlilik aynı zamanda ihate azlığını içerir. Bir yöne doğru giderseniz başka bir yöne doğru gitme şansınızı kaybedersiniz demektir.
Tarafgirliği inad ve hased besler; kin ve düşmanlığa sebebiyet verir. Tarafgirlik insanın ufkunu köreltir, adalet duygusunu zedeler.
Bu hususta Said Nursî şöyle der: “ Mü'minlerde nifak ve şikak, kin ve adâvete sebebiyet veren tarafgirlik ve inad ve hased; hakikatça ve hikmetçe ve insaniyet-i kübra olan İslâmiyetçe ve hayat-ı şahsiyece ve hayat-ı içtimaiyece ve hayat-ı maneviyece çirkin ve merduddur, muzır ve zulümdür ve hayat-ı beşeriye için zehirdir.”
Tarafgirlik hakkı haykırmak zalime karşı gelmeyi engelleyici olarak anlaşılmamalıdır. Zalim ile mazlumu aynı kefeye koymak, haklının yanında olmamak anlamı çıkarılmamalıdır.
Tabii ki haklının taraftarı olacağız, burada ölçü; Allah ve Rasulü’nün razı olmayacağı taasubane tarafgirlik yerilmektedir.
Tarafgirlik sadece düşmanlıkta tezahür etmez, muhabbette de yanlış olarak ortaya çıkabilir. Aşırı sevgi tarafgirliği aşırı düşmanlık tarafgirliği kadar tehlikelidir. O zaman kişi veya grup yanlışlarını göremez sırat-ı müstakimden sapar. Kendine ait olanın yanlışlarını meziyet diye piyasaya sürebilir. Böyle yaparken nasıl bir açmaza girdiğini fark bile edemez.
Hakkaniyeti örter, zalimi cesaretlendirir. Adaletsizliğe kapı aralar.
Ferdin gelişmesine ket vurur, toplum, devlet ve ümmet birliğine darbe indirir, düşmanı sevindirir.
Manevi gelişmeyi kemirir, insana kibir ve tefahhuru ilka eyler.
Şimdi, AKP ile Fethullah arasındaki çekişme ve sürtüşmede, taraf tutmadan insafla değerlendirmek istediğimde; tek tek her bir ferde nasıl bir tesiri olur. Ferdin İslâmî kişiliğine nasıl etki eder, her iki tarafı da bu hususta tartıyorum. Türkiye toplumunu genel olarak nasıl yönlendirir iki taraftan birinin galip gelmesiyle ülke ne kazanır ne kaybeder. Bu ülkede yaşayan Müslümanlara neler kaybettirir veya kazandırır. Dünya Müslümanlarına ne kazandırır veya kaybettirir. Tüm insanlık camiasına neler kazandırır veya kaybettirir. Kainatın bozulmasına nasıl katkı sağlar, fıtratı muhafazada hangi taraf ne yapabilir. Belki amma büyüttün diyeceksiniz, alakası yok denilecektir. Bu saydıklarımın ve sayamadıklarımın bunlarla çok yakından ilişkisi vardır.



