MEHMET AKİF ERSOY YÂD EDİLDİ
Medeniyet Yöneticisi · 01.01.2014 · 6 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Medeniyet Vakfı Genel Merkezi seminer salonunda tertip edilen “Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı” 28 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirildi. Ümmetçi şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anma programı adeta bir ümmet vurgusu niteliğindeydi. Beninli Ahmet Yunus kardeşimiz Duha Suresi’ni farklı kıraatlerde okuyarak programın açılışını gerçekleştirmiş oldu.
2,5 yıldır Türkiye’de bulunan hâfız Mustafa N’Daye, Mehmet Akif Ersoy’un
“Dolaşsın, sonra, İslâm'ın haremgâhında nâmahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem !”
dediği “Bülbül” şiirini okudu.
Bülbül şiirinin ardından, bir başka şiir ile Burkina Faso’dan Hamid kardeşimiz konuklarımıza hitap etti. Aşağıdaki dizeleri de içeren “Zülmü Alkışlayamam” şiirinde Mehmet Akif’in dilinden Hamid kardeşimiz bizlere şöyle sesleniyordu:
“Adam aldırma da geç git! diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!”
Açış konuşması için sözü alan Medeniyet Vakfı Başkanı M. Beşir Eryarsoy, Mehmet Akif Ersoy’un özellikle ümmetçi ve münevver bir insan olduğuna vurgu yaptı ve konuşmasını aşağıdaki cümlelerle sürdürdü:
“Akif’in iki önemli özelliği üzerinde durmak istiyorum. İlk olarak, onu yakından tanımak, İslâm’ın insandaki modelini görmektir. Ümmetin, İslâm’ı yüceltecek şahsiyetlerinden biri olmuştur. Dört dörtlük bir Müslümana örnek olacak şahsiyetlerden biridir. Müslümandır, yaşadığı çağı tanımış bir insandır. Dini, davası ve akidesi için yaşamıştır. İslâm’ın, beşeriyete örnekler sunabilme gücüne sahip olduğunun göstergesidir. İkincisi, bir dava adamı olmasıdır. Dini için yaşamış, ümmetin sıkıntılarına çözüm aramış bir şahsiyettir. Ümmetin tembel, uyuşuk ve miskin oluşuna şu dizeleri ile karşı çıkmıştır:
‘Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!’
Akif’in, davası ve şiiri Kur’an olan bir şair olduğunu belirten Eryarsoy, gençlere Safahat’ı birden fazla kez okumalarını tavsiye ederek sözlerine şu şekilde devam etti:
“Mehmet Akif Ersoy, Şark’ı tanımladığı bir şiirinde şöyle diyor:
‘Musallat, hiç göz açtırmaz da Garb’ın kanlı kâbusu,
Asırlar var ki, İslâm’ın muattal, beyni, bâzusu,
“Ne gördün, Şark’ı çok gezdin? ” diyorlar. Gördüğüm yer yer
Harap iller, serilmiş hânümanlar, başsız ümmetler,
Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar,
Bükülmüş beller, incelmiş boyunlar, kaynamaz kanlar,
Düşünmez başlar, aldırmaz yürekler, paslı vicdanlar;
Tegallüpler, esaretler, tahakkümler, mezelletler;
Riyâlar, türlü iğrenç iptilâlar, türlü illetler;
Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar; yanmış ormanlar;
Ekinsiz tarlalar, ot basmış evler, küflü harmanlar;






