İŞBU DARBENİN FETÖ İTİKADINCA DEĞERLENDİRİLMESİ
Kâzım Sağlam · 29.07.2016 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026“Darbe Teşebbüsü”nün ana mihveri, FETÖ terör çetesi olarak vitrine konuldu. Bu çete, devletin tüm kurum ve kuruluşlarına, kritik yerlerin en mühim noktalarına yerleştirilmiştir. Uzun bir zaman beklemiş/ bekletilmiş, zamanı geldiğinde de tüm hücreler harekete geçirilmiştir. O zamana kadar da hiç renk vermemişlerdir.
Aşağıda FETÖ’nün nasıl bu hale geldiğine ve bunları nasıl yapabildiğine değineceğim.
Bu yapılanma;
Fethullah Gülen’e sadakat üzere evlilikler yapar. Bay veya bayan evlenecekleri vakit eş olacak adayla sorgusuz sualsiz teslimiyet üzere nikâhlanırlar. Diyelim erkek, örgütten ise evleneceği kadına, kendisine mutlak itaat etmesini ister ve bu itaat kendisine değil Fethullah’adır. Eğer bunun dışına çıkarsa boşanırlar, kadın için de böyledir. Bunun birçok örnekleri vardır.
Çocuk yaşta birini alırlar -ilkokul öncesinden- eğitirler, eğitimlerin temeli Fethullah düşüncesi üzeredir. Okuyacağı kitaplar, oynayacağı oyunlar, gittiği tiyatro, katıldığı sosyal etkinlik vb. olup bitenler Fethullah’ın yüceliğini kabul ettirme, ona hizmetin Allah davasına hizmet olduğunu ilka ettirme ve zihinlere bu inancı yerleştirme, pekiştirme merkezlidir.
Ortaokul lise yıllarında bir küme oluştururlar ve o yaştaki gençleri birbirleriyle kaynaştırırlar. İhtiyaç duyulan bütün alanları kuşatırlar. Alacakları ve okuyacakları kitapları kendileri belirlerler. Nereden alacaklarına da kendileri karar verirler.
Her öğrencinin bir hayat koçu vardır ve bunun adı “Abi/Abla”dir. Abiler önlerini açarlar, girecekleri okulu “Abi”ler belirlerler. İleride nerede nasıl bir adama ihtiyaç duyarlarsa ona göre bir organize ederler. Bunu temin etmek de kolaydır; çünkü soruları çalar, kendilerine verirler. Şayet gözden bir şey kaçarsa veya kopya verememişlerse bu sefer merkezi bilgisayar işlemcileri devreye girer, o açığı da kapatırlar.
Bir iç ilişki ve işleyiş ağı kurarlar, kim kimden sorumlu bellidir. Herkesin ilgileneceği bir kesim ve yaş seviyesi vardır. Kendi alanının dışına çıkmaz ve kendisine verilenleri en iyi şekilde yapmaya odaklanırlar.
Şehrin göbeğinde ve dünyanın dört bir yanında gettolar oluştururlar. Kendilerine ait, mahalle bakkalı, market, alışveriş merkezleri, kasapları… vardır. Belirlenenlerin dışında alışveriş etmezler. Mesela bir kalem için iki üç km yürürler ve kalemi kendilerine ait o kırtasiyelerden alırlar.
Zenginler için özel stratejileri vardır, hizmet ve himmetleri meşhurdur. Ama bir şey daha vardır ki o da yurt dışındaki örgütlenmeleri, okulları, basın-yayın kuruluşları ve o ülkenin ileri gelen zenginleri vasıtasıyla o ülkeyle ticaret yapmak isteyenlere yardımcı olurlar ve yardımcı oldukları tüccarlardan da pay isterler. Kendilerinden olanların zaten kazandıklarının kaçta kaçını verecekleri bellidir, kendilerinden olmayanların da bellidir. Bu da kendilerine hem yeni alanlar açar hem de örgüte dışarıdan destek sağlar. Kendi vasıtalarıyla ticaret hacmi genişleyen birinin onları kollamaları ve kayırmaları da sağlanmış olur.
Okumak, kendini geliştirmek isteyen birine, ne gerekiyorsa onu temin ederler. Roman, hikâye, düşünce kitabı, bilimsel araştırma, tefsir, hadis, fıkıh, uzay, biyoloji, sosyoloji, psikoloji… bunların hepsi Fethullah’ın isteği ve emri ile yapılır. Hangi konuda hangi kitap okunur, o karar verir.



