• BİRLİKTE İŞ YAPMA AHLÂKI

      İnsanın yaratılışı, yapısı, fıtratı, tek başına, hiçbir şeye muhtaç olmadan yaşaması mümkün ve elverişli değildir. Sosyal bir varlık olan insan, hayatını devam ettirme ve çevre edinme için zemin hazırlar. Yemesi, içmesi, giyinmesi, barınması,...

DUYURULAR

İSRAİL KÜSTAHLIĞININ SEBEPLERİ

israil kustahliğinin sebepleri

Batı emperyalizmin ileri karakolu, işgalci Siyonist yapılanma her sene yaptığı gibi bu sene gene Ramazan-ı Şerif ayının son günlerinde Mescid-i Aksa’ya saldırdı. Bununla yetinmedi Gazze’ye de hava saldırılarında bulundu. Devam etmekte olduğu yeni yerleşim planını uygulamayada hız verdi.

Yıllardır aynı oyunları oynuyor, aynı saldırıları yapıyor. Tepkilere, kınamalara, tehditlere aldırış etmiyor. Çizdiği yolda belirlediği istikamette yürüyor.

Bu pervasız davranışlarını sergilemeden önce; dünyada siyasi, askeri, ticari, kültürel ortamı hazırlıyor, kendisine engel olabilecek ne varsa hepsini bertaraf ediyor. Sezdiği tehlikeleri ortadan kaldırıyor. Bunun için hiçbir ahlaki, insani değer tanımıyor.

Yakın tehlike olarak gördüğü ülkelere karşı, beynelmilel güçler eliyle onları kendileriyle uğraştırıyor. İç işlerine karışıyor, içerideki farklılıkları düşmanlık vesilesi haline getiriyor. Yakın komşularıyla işe başladı. İsrail için en tehlike olabilecek Mısır’ı o hale getirdi ki, Mısır İsrail Siyonist işgal devletine ses çıkaramaz halde. Ürdün İngilizlerden bağımsız hareket edemez durumda. Suriye yıllardır Siyonist işgale direnebilecek kim ve hangi anlayış varsa ülkeden kovuyor. En son geldiği yer ise içler acısı. İslam’ın ana merkezi olması lazım gelen Suudi Arabistan’da İsrail’e karşı gelmek artık hayati tehlike arz ediyor. Daha önce İsrail işgalci yapılanmaya karşı çıkan hanedan içindekiler bir bir tasfiye ediliyor. Irak zaten fiilen işgal altında. İran başını beladan kaldıramıyor, zaten mezhebi duruşu ile İslam ümmeti içinde farklı bir siyaset güdüyor, kendi varlığı için yapamayacağı bir şey yok. Türkiye, direnmeye çalışıyor son yıllarda başına gelmedik bela bırakılmadı. ABD’nin, AB’nin, halkı Müslüman ülkelerin bir kısmının ülkeye yaptıklarına şahit oluyoruz. Bu da yetmiyor içeride uğraştırılıyor. Türkiye iç muhalefeti, ABD’nin çizdiği doğrultuda iktidarı sıkıştırıyor. İktidar acziyet içinde. Buna vesile olanların bir kısmı maalesef İslamî kimlikli insanlar ve yapılanmalar. Türkiye’nin toparlanmasına, ümmet coğrafyasını müdafaa etmesine müsaade etmiyorlar, bunu da suret-i haktan görünerek yapıyorlar. Müthiş bir kin birikimi var iktidara karşı. Bari bu konuda, Mescid-i Aksa konusunda yıpratmayı bırakın, destekleyin. Ama ne gezer, eğer Türkiye burada iyi bir başarı elde ederse, Filistinliler bir nebzecik nefes alabilirse, AKP’ye buradan bir puan düşebilir diye endişeleniyorlar.

TBMM yapılan kınama belli ölçüde iktidarın elini güçlendirse de bunun geçici ve oy toplamaya yönelik olduğu da unutulmamalıdır. Gene de olumlu bir adım. Halkın tepkisi ile partilerin tepkisi farklı.

İsrail tek başına hareket etmiyor, ABD, AB, Rusya vb. ülkeler kendi ülkelerindeki Yahudileri Filistin topraklarına sürerek kurtuldular, bunun bedeli olarak işgalci devleti bizim topraklarımızda kalmaya ve iyice yerleşerek topraklarını genişletmeye katkı sağlıyorlar. İşgalci İsrail, batı-doğu emperyalistler adına İslam coğrafyasının merkezine yerleştirilmiş emperyalizmin ileri karakoludur. İşgalci güçle İslam coğrafyasını dizayn ediyorlar, İslam ve insanlık düşmanları. Arada bir çıkan aykırı seslerin de pek değeri yoktur. Genel olarak emperyalistler Siyonist işgalci zulüm aygıtının arkasındadırlar.

Filistin – Mescid-i Aksa meselesi,problemi sadece Filistinlilerin, sadece Arapların problemi meselesi değildir, olmamalıdır. Emperyalist güçler nasıl topyekûn işgalci aygıtın arkasında duruyorsa ehl-i İslam da öylece topyekûn Filistin - Mescid-i Aksa’nın arkasında durmalıdır. Bu arkada duruş, sahipleniş demeçlerle değil fiili olmalıdır. Tıpkı ABD’nin İngiltere’nin vs. yaptığı gibi. İktisadi, askeri, siyasi, diplomatik alanda bu gösterilmelidir. Müslüman halkın desteği tek başına yetmez, kendilerine İslam devletleri(!) denilen halkı Müslüman ülkelerin devletleri, hükümetleri bunu dava edinmelidirler.

İlk önce beş ülkenin birinci derecede etkin bir şekilde Filistin meselesi başta olmak üzere İslam coğrafyasını emperyalistlere karşı ortak hareket ederek işe başlamalıdırlar. Bu beş ülke; Türkiye- İran- Mısır- Suudi Arabistan ve Pakistan. Bu beş ülkenin insan potansiyeli, devlet tecrübesi, coğrafi konumları, teknik imkanları hesaba katılırsa büyük bir potansiyeldir ve diğer Müslüman ülkelerini de etkilerler.

Aralarındaki çekişmeleri, rekabetleri, liderlik yarışlarını bırakmalıdırlar. Eğer bunu beceremezlerse her bir devlet ayrı ayrı hareket ederek varlık göstermeye çalışmaya devam ederse teker teker İsrail’e, ABD’ye, AB’ye, Rusya’ya veya Çin’e boyun eğmek zorunda kalırlar. Devletleri de onurları da izzetleri de çok önemsedikleri ulus- devletleri de tehlikeden kurtulamaz.

İsrail’in sadece Filistin topraklarını işgal etmekle yetineceğini sananlar yanılıyorlar. Kendilerine Tanrı tarafında vaadedildiğini iddia ettikleri toprakların hepsini ele geçirmek için işgaline ve zulmüne devam edecektir. Eğer ümmet topyekûn hareket etmezse topyekûn uçuruma yuvarlanmış olacaktır.

Güçleri birleştirmenin zamanı gelmedi mi ey inananlar?

Herkese, her kesime, izan ve vicdan sahibi bütün insanlara sesleniyorum!

Küçük hesapların, ayak oyunlarını bırakmanın vakti gelmedi mi?

Birbirimizin önünü kesmeyi, ayaklarına çelme takmayı bırakmanın vakti gelmedi mi?

İnancımıza, vicdanımıza kulak vermenin vakti gelmedi mi?

Vicdanı, ahlakı, insan onurunu ve haysiyetini korumak için harekete geçmenin vakti gelmedi mi?

Zulmün sınırı, devleti, taraftarı olmaz, zulüm zulümdür, her türlüsüne karşı koymak gerekir, İsrail’in bu açık zulmü aklımızı başımıza getirmiyor mu daha nasıl bir haksızlık olacak da o zaman vicdanımıza kulak vereceğiz. Bütün bu olanlar yetmiyor mu?

Tarihte nice azgın zorbalar yok oldu bu İsrail zulmü de yok olacak, buna Allah’ın gücü yeter. Ya senin vicdanın ve ödevin ne olacak bunu düşünmenin vakti gelmedi mi?

Haksızlık karşısında susan şeytan olmaktan korkmuyor musun?

Ey Müslüman sana sesleniyorum, yeryüzünde fitne yok oluncaya kadar savaşmakta emrolundun emire itaat et! Allah’ı razı et! ahiretini kurtar. Yoksa dünyan da gider ahiretin de!

Kâzım Sağlam

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız