• BİRLİKTE İŞ YAPMA AHLÂKI

      İnsanın yaratılışı, yapısı, fıtratı, tek başına, hiçbir şeye muhtaç olmadan yaşaması mümkün ve elverişli değildir. Sosyal bir varlık olan insan, hayatını devam ettirme ve çevre edinme için zemin hazırlar. Yemesi, içmesi, giyinmesi, barınması,...

DUYURULAR

İHANET PLANLARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ

15 temmuz bildirisi

Bir yıl önce bugün, 15 Temmuz günü, ülkemiz küresel güçlerin piyonu FETÖ’nün hain darbe girişimine sahne olmuştur. Bu darbe girişiminin temelinde Türkiye’nin kendi değerlerine dönme hamleleri, halkı ve bölge halkları ile yakın ilişki kurma çabaları, bağımsız dış politika girişimleri yer almıştır.

Türkiye bu süreci tamamlamasa da böyle bir istikameti seçmiş olması dahi küresel güçlerin rahatsızlık duyması için yeterli olmuştur.

İslam ümmetinin adeta son nefes alma noktası olan Türkiye'nin teslim alınması, bu başarılamıyorsa bile en azından kaosa sürüklenmesi amacıyla küresel güçler, içerdeki uzantısı FETÖ ile bu adi darbe girişimini tertip etmiştir.

Bu ihanet ve işgal girişimine kayıtsız kalmayarak millet olarak ilk andan itibaren akl-ı selimle direndik. Nice fedakarlıklara ve cesur yüreklere şahit olduk. Yurt dışındaki Müslümanların bizler için duasını ve bu duanın bizi birbirimize yakın kıldığını hissettik. Direnişimiz sadece Türkiye’nin direnişi olmanın ötesine geçerek kader birliği etmiş ümmetin top yekün direnişi haline gelmiştir. Gelinen nokta itibarıyla “ülke-millet-ümmet” eşitlenmiş, İstanbul’un, Halep’in, Şam’ın, Bağdat’ın, Kudüs’ün, Kahire’nin, Bosna’nın, Semerkand’ın kaderi hepimizin ortak kaderi olmuştur.

Milletimizin fedakarca direnişine şahit olduğumuz gibi, bu kanlı darbe girişimine “tiyatro” diyerek darbe girişiminin başarısızlığından dolayı üzüntüsünden kahrolanlara şahit olduk. FETÖ darbe girişimini tüm cemaatlere mal ederek milletimizin ruh mayası cemaatlerin nasıl tasfiye edilmek istendiğine şahit olduk. Meseleyi laiklik, demokrasi, kemalizm gibi sıradan, derinliksiz sloganlarla anlayıp yorumlama gayretinde olanların, halkın önüne sunduğu sahte reçetelere şahit olduk.

Tüm bu şahitliklerimiz bize, milletimizle olan irtibatı arttırmayı, Batı’nın işgal ve sömürü kokan istek ve planlarına karşı milletimizdeki İslami anlayışı derinleştirmenin gerektiğini göstermiştir. Mücadelemizin daha asil, daha güçlü, daha kalıcı olması ve daha sağlam temellere oturması için hepimizin İslam’ın diriltici ve özgürleştirici atmosferinde bir daha nefeslenmemiz gerekmektedir.

15 Temmuz hadisesini oldu-bitti şeklinde anlamamak ve tehlike atlatıldı diyerek unutmamak gerekir. Gelecekte benzeri bir tehlike ile karşılaşmamak için darbe girişimi bütün bileşenleri ve dinamikleri ortaya çıkarılmalı, bu kanlı darbe girişimine kalkışanların ve katkı sunanların gereken cezayı alması sağlanmalıdır. Haksız itham ve suçlamalarla mağduriyet yaşayanların mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli çalışmalar tez elden yapılmalı, toplumun adalet duygusu onarılmalıdır.

15 Temmuz’un sene-i devriyesi dolayısıyla bizleri o gecenin zifiri karanlığından aydınlığa ulaştıran Rabbimize hamd ediyor, canını İslam’ın mukaddes değerleri uğruna feda eden kardeşlerimizi şehitlerden kabul etmesini niyaz ediyorum. Bu vesile ile ihanet, işgal ve kaos planlarına boyun eğmediğimizi ve asla eğmeyeceğimizi ilan ediyorum.

Ahmet Ali Yüksel

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız