• RAMAZAN BAYRAMI MESAJI 2021

      Miladi 2021/Hicri 1442 yılının bayramını idrak ediyoruz. Kovid-19 gölgesinde geçen Ramazan'dan sonra bayrama ulaşmak, bayram sevincini paylaşmak, ailelerin birbirleriyle buluşmasının hazzını tadamasak da Müslümanlar olarak bu bayramı telefonla,...

DUYURULAR

GENÇLERE ROL MODEL OLABİLMEK

gençlere rol model olabilmek   idris gökalp

Ne olacak bu gençliğin hali! Çok eski bir serzeniştir aslıda... M.Ö dördüncü asırda yaşayan Sokrates gibi bir düşünür bile “Bu günün gençleri lüks ve gösteriş düşkünü, saygısız, başkaldıran, geveze ve obur yaratıklardır” demekten alamamış kendini.

Sümerlerden kalan çivi yazılarında, “Şu gençliğin hali ne olacak?” anlamına gelen yakınma sözleri bulunduğunu biliyoruz… İsa aleyhiselamdan 8 yüzyıl önce yaşayan bir düşünür olan Hesiad, “Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ilerde ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağırbaşlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler, kuralları hiçe sayıyorlar, çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar...” demiş.

Aradan kaç yıl geçti bilmiyorum ama bizler yine aynı mevzuları, kuşaklar arası iletişim çatışmasını aile içi iletişim problemlerini konuşuyor, tartışıyoruz… Konuşmaya tartışmaya ve çözüm önerileri üretmeye devam edeceğiz. Yani mevzu bugünün meselesi değil… Aradan geçen binlerce yıl sonrasında bile bu mevzuu var.

Hakikat şu ki gençleri anlamak için onların dilinden konuşmak gerektiği aşikâr. Zira dünyanın hemen her yerinde gençler toplumda yaşanan değişimlere, gelişmelere ve yeniliklere en hızlı şekilde adapte olan yaşları/ çağı temsil ediyor ve her zaman bir önceki kuşağa göre dünyayı farklı algılayıp anlamlandırıyorlar. Kuşak çatışması dediğimiz sorun da işte tam bu noktada ortaya çıkıyor diyebiliriz.

Esas itibariyle günümüzde aşikâr olan problemler, salt gençliğe mahsus değildir. Ancak gençlik, bu problemlerin daha bir etkisi/riski altındadır. Bugün birinci derecede önem teşkil eden problemler ve özellikle gençlik için tedirgin olduğum durum, popüler kültür ve bunun da içinde yer aldığı dünyevileşme tehdididir.

Bir defa gençliği potansiyel problem görmekten vazgeçmeliyiz. Kuşkusuz gençliğin sorunları olabilir ama gençliği başlı başına bir sorun olarak görmek yanlıştır… Hikmetle hareket edebilirsek gençlik bir hazine, bir müjde ve bir umuttur… Gençler bilgiden önce ilgi bekliyorlar… Öğütlerimizden önce örnekliğimizi arzuluyorlar… Aşksız abilerle yol alabileceklerini düşünmüyorlar, rol model arayışındalar…

Sıcak, samimi kardeşlik ortamlarına susamış gençler bunu bulamayınca çabuk sıkılıyor, tez usanıyor… Yalnızlığa sığınıyor. Birebir tebliğimizle genç yüreklere dokunmadan, sımsıcak dostluk iklimini sunmadan insan kazanamayız… Mesele gençlere sadece burs ve yurt temin etmek değildir. Güven vermek, gönüllere taht kurmak gerekiyor… İçe kapanan gençleri içtenliğimizle kuşatabiliriz; o zaman içini rahat bir şekilde bize dökebilir, sırlarını bize açabilir…

Gençlerimizin İslami değerlerle yetiştirilmesi, yarınlara güvenle bakmamızı sağlayacaktır. Bu hususta başta anne babalar olmak üzere biz eğitimcilere, din görevlilerine, medya organlarına, dernek-cemaat-vakıflara büyük görevler ve sorumluluklar düşmektedir.

Yaşadığımız dünya insana sorgulatmayan, sadece zevk almasını, tüketmesini salık veren bir kültürel yapıyı içeriyor. Bir gencin “gününü gün etmesini” sağlayıcı sayısız ortam var. Uyarıcılar erdemli bir insan olmasını değil hedonist, sadece zevk için sinyal gönderiyor.

Bu açıdan bakıldığında hakikaten gençlerin imtihanı ağırdır. Çünkü onları kuşatmaya çalışan çok sayıda done var. “Gençlik bir kere yaşanır; özgürce yaşa!” sloganı eşliğinde oluşturulmak istenen bir gençlik profili var… Her istediği yere gitmek, istediği kişiyle dilediği yerde oturabilmek, dersine dilerse çalışıp dilerse çalışmamak, ailesine, akrabasına, topluma, doğaya karşı sorumluluk hissetmemek, ihtiyacı olsun ya da olmasın alışveriş yapabilmek vs özgürlük alanları olarak takdim edilmekte.

Kötü alışkanlıklar bir yana dursun bütün hayatı internet, sosyal medya olan bir nesil türüyor. Sabah ilk kalktığında yüzünü dahi yıkamadan ilk iş olarak sosyal medya hesaplarını kontrol eden ve oradaki “like” (beğeni) sayılarıyla meşgul olan, gün boyu ellerinden akıllı telefonlarını düşürmeyen, gecesini geç saatlere kadar sanal, düzeysiz ve verimsiz sohbetlerle geçiren nice genç var. Laubali, argo, lümpen bir dil ve tarzın hâkim olduğu, hiçbir sınırın, hukukun olmadığı bu ortamlar gençliği dejenere ediyor, yozlaştırıyor, kimliksizleştiriyor. Vicdansız ve sorumsuz bir gençlik türüyor. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” modunda, çevresinde, dünyada olan bitenden habersiz bu tarz, vicdanı zayıflattığı gibi ufku ve hayal gücünü de daraltıyor, öldürüyor.

Genciniz yoksa siz de yoksunuz değerli kardeşlerim… Hz. Muhammed (sav)in İslam davasında en büyük yardımcıları gençler olmuştur. Tarihi verilere göre de Hz. Muhammed’in dava arkadaşlarının yaş ortalaması 22 civarında olması bu anlamda örneklendirmek mümkün.

Allah Rasulü, gençlere değer vermiş ve sorumluluklar yüklemiştir. Henüz ömürlerinin baharında olan birçok gencin bizzat Rasulullah’ın özendirmesi ve görevlendirmesiyle kritik sorumluluklar üstlendiklerine dair tarihî veriler elimizin altında bulunmaktadır

Siyerden öğrendiğimiz gerçek şudur ki Rasulullah’a (sav) altından kalkabilecekleri görevleri gençlere vermekten imtina etmemiş; birçok konuda onlara olan güvenini bu şekilde göstermiştir

Bu manada o 25 yaşında bir genç olan Mus’ab b. Umeyr’i Medine’ye öğretmen olarak göndermiş, Muaz b. Cebel’i henüz 21 yaşında iken Yemen’e kadı ve öğretmen olarak tayin etmiş, Rumlarla savaşması için hazırladığı ordunun başına 18 yaşında olan Üsame b. Zeyd’i getirmiştir.

Musa’nın (as) Firavun’a ve düzenine karşı verdiği mücadelede en büyük maddi dayanağı genç yardımcısıydı.

Ashab-ı Kehf bunun misalidir. Bir grup gencin tüm toplumu karşısına alarak inandığı değerleri savunması ve bunun uğrunda mücadele etmesi…

Kur’an-ı Kerim’de, herbiri birer genç şahsiyet modeli olan Hz. Yûsuf, Hz. Mûsâ, Hz. Şuayb’ın kızları ve Hz. Meryem iffet ve hayâ örnekleri sunmaktadır. Yusuf sûresi gençlik dönemindeki bir insan için, zor bir sınav niteliğindeki cinsel dürtüler karşısında bir gencin iffet ve sabır timsali oluşundan bahseden ayetlerle örülüdür.

Ahh nerde o gençlik diyerek gençleri fütursuzca eleştirebiliyoruz lakin ahh nerde o eski anne babalar sorusunu da sormamız lazım…. Sorumlu anne babalar sorunsuz gençlik düsturu parolası bizler için çok mühim…

İdeal Müslüman bir genç; ibadetlerini düzenli yapan, takva sahibi, Kur’an’ı ve diğer kitapları düzenli okuyup ufkunu geliştiren, Allah Rasulü’nü örnek alan, ahlaklı, derslerinde başarılı, aile ve toplum ilişkilerinde ölçülü, gerek dünyada gerekse ülkemizde Müslümanları ilgilendiren konularda duyarlı, adaleti elden bırakmayan, sorumluluk sahibi bir kişiliktir.

Gençler için olduğu gibi, hepimiz için, herkes için en iyi örnek olan (usvetun hasene) Rasulullah’ın siyerini iyi okumalı, sünnetini kavramalıyız. Onun ahlakını, mücadele örnekliğini, nasıl tebliğ ve davette bulunduğunu öğrenmeliyiz. Kur’an’ı yaşama aktarma konusunda Peygamberimizin örnekliğine muhtaç olduğumuzu unutmamalıyız.

İmam ettiklerinde çoğunun yaşı daha yirmiyi geçmeyen İslami çaba, tebliğ ve mücadelede önemli misyonlar ifa eden Genç sahabilerden Erkam bin Ebu’l-Erkamın, Zübeyir bin Avvam’ın, Talha bin Ubeydullah’ın, Ebu Ubeyde bin Cerrah’ın, Sa’d bin Ebi Vakkas’ın, Mus’ab bin Umeyr’in, gençlerimizin tanıması ve hayatlarını okuyarak günümüzle bağlantılar kurmalı ve onların çabasını/mücadelesini günümüze taşımaları gerekmektedir.

Allah’ın dini için çalışan öncülerin, adanmış şahsiyetlerin hayatlarını, mücadelelerini okumalı, onları tanımalı, dünyanın birçok bölgesinde Allah için çaba sarf eden İslami hareketlerin tecrübelerinden istifade etmeliyiz.

Mesela fikirleriyle, örnek mücadelesiyle, ilmiyle, hitabetiyle ve en önemlisi şiirleriyle Müslüman millete moral olmuş, bir nevi mücadelenin en ön safında yerini almış Mehmet Akif, son yüz yılın en büyük dava ve aksiyon adamlarından biri hiç şüphesiz Necip Fazıl, kendine özgü “Diriliş” diye bilinen bir akım kurmuş, bu akım gençliğe büyük bir önem vermiş Sezai Karakoç…Kuran Neslinin yeniden ihyası ve inşası adına canlarını aziz İslam davası uğruna feda ederek gençliğe rol model olan Hasan El-Benna, Seyyid Kutup gençliğe rol model olarak sunulmalı…

Zira Mehmet Akif Ersoy’da “Asım’ın Nesli” ne ise, Necip Fazıl’da “Büyük Doğu” ne ise, Sezai Karakoç’ta da “Diriliş Nesli” odur. Ve hepsinin öznesi GENÇLİKTİR…

Mücadeleleriyle destan yazan çağdaş dönem kahramanların, şehitlerin hikâyelerini gençler mutlaka okumalı, dinlemeli, onların örnekliğini çeşitli enstrümanlarla onlara duyurmalıyız…

Gençler 20. Yüzyılın bilge kralı Aliya İzzetbegoviç’i tanımalı, Malcolm X in şehadetle taçlanan özgürlük mücadelesini bilmeli,,, Tekerlekli sandalyede olmasına rağmen Siyonist işgalci rejimin kalbine korku salan Şeyh Ahmet Yasin’i örnek almalı… Ömer Muhtar’ı hakeza…

Tarihe yön veren bütün liderleri önderleri mesela Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi’yi çok iyi tanımalı…. Bu konuda değerli gençler sizlere kalemi güçlü Müslüman edebiyatçı Ali Emre hocamızın üçleme şeklinde çıkardığı ve ketebe yayınlarından çıkan tarihin akışını değiştiren Nureddin Zengi Şark’ın Kandili, Selahaddin Şarkın Kartalı ve Baybars Şark’ın Kalkanı adlı tarihi romanlarını şiddetle tavsiye ediyorum… yazarın veciz ifadesiyle hafıza inşası hafife alınmaması gereken bir cehd alanıdır.

Görüş mesafesi sosyal medya aracılığıyla sıfıra düşmeye başlamış yeni bir gençlik mottosu var karşımızda.

Şahsiyetimizi benliğimizi yüceltecek tevhidi anlayışı bir melekeye bilince dönüştürmek, ümmetle olan aidiyet bağlarını sımsıkı tutmak, gayr-i İslâmî ve gayr-i insanî ideolojilerin hastalığından beri olan bir gençlik yetiştirmeli aileler…

Özellikle yaşadığımız çağdaki küfür tepesini oluşturan popüler kültür içerisine sinsice yerleştirilen inkârcı düşünceleri ve onların savunucularını iyi bilmeniz gerekmektedir. Zira Hz Ömer’in dediği gibi yaşadığı çağın cahiliyesini bilmeyenler imanın değerini tam olarak anlayamayacaktır.

Gençler kendi davalarını çok iyi bilecekler bununla çağdaş fikir, akım ve ideolojiler ile diğer dinler hakkında da bilgi sahibi olmalı…

Bunu neden önemsiyoruz, çünkü vicdanı körelmiş bir medeniyet içinde tertemiz kalabilmenin donanımlı olmanın yolu bir yönüyle de kendini bilmekten hassasiyet sahibi bir genç olmaktan geçer.

Anne babaların yapacakları ise gençlik döneminde görülen sorunları abartmamak, geleceğimizin teminatı olan gençlere güvenmek ve onlara iyi örnek olabilmektir. Zira gençlik döneminde örnek alınan modellerin gencin hayatını şekillendireceği aşikârdır

Her türlü olumsuz şartlara rağmen firavunların karşısına Musa yürekli duruşlar sergileyen yiğit gençler çıkmaya devam etmektedir ve edecektir

Allah'ın izniyle… yeter ki biz üzerimize düşeni yapalım…

İdris Gökalp

tefsir dersi 2020

Yazanlarımız